Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3520 E. , 2023/4584 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3520
Karar No : 2023/4584
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) Tasfiye Halinde … Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2014 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle önceki yıldan devreden indirilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2014 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin davalı idareye gönderilmesi neticesinde hazırlanan 06/12/2019 tarihli görüş ve öneri raporunda, .sunulan belgeler içerisinde 2014 yılına ilişkin yasal defterlerin bulunmaması sebebiyle yalnızca belgelerle sağlıklı bir incelemenin yapılmasının mümkün olmadığı, … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer alan tespit ve eleştirilerin aksi yönünde bir değerlendirme yapılamayacağı belirtildiğinden tarhiyatın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu tarhiyatın önceki yıldan devreden indirilecek katma değer vergisinden kaynaklanan kısmının 2013 yılına ilişkin olduğu dikkate alındığında tarhiyatın tebliğ edildiği 07/01/2019 tarihinde zamanaşımına uğradığı, Aralık 2013 dönemine ait olup 2014 yılı içerisinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınmayacağı gerekçesiyle tarhiyatın 2014 yılına ait defter ve belgelerin edilmemesinden kısmı yönünden dava reddedilmiş, önceki yıldan devreden indirilecek katma değer vergisinden kaynaklanan kısmı ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, gerçek bir ticari faaliyet gerçekleştirildiği, defter ve belgelerinin tam olduğu, incelemek üzerine ibraz edilen faturalar üzerinde herhangi bir tespitin yapılmadığı, Ba bildirimlerinin dikkate alınmadığı, bilirkişi incelemesinin talep edildiği, verginin dönemsellik ilkesine aykırı olarak tebliğ olunan ve 2013 faaliyet dönemi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu göz önüne alınarak araştırma ve tespite başvurulmadan, usul ve esaslara aykırı düzenlenen ve usulsüz tebliğe dayalı vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının herhangi bir mücbir sebep göstermeksizin defter ve belgeleri on beş günlük süre içerisinde ibraz etmemesi sebebiyle tarh dosyasından yapılan inceleme sonucunda salınan cezalı vergide hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacı şirket adına, defter ve belgelerin inceleme için ibraz edilmediğinden bahisle yeniden düzenlenen katma değer vergisi beyannamelerine istinaden, 2013 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin düzeltilmesi sonucu re'sen tarh edilen 2014/1 ila 12. dönemine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada Vergi Dava Dairesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde "zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır." şeklinde tanımlandıktan sonra aynı Kanun'un 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Bu hüküm gereği vergi alacağının doğduğu dönem, verginin ödenmesi gerektiği dönemdir.
Öte yandan Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde, vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil edeceği, 126. maddesinde ise 114. madde de yazılı zamanaşımı süresine değinildikten sonra bu süre zarfında meydana çıkan vergi hatalarının düzeltileceği kurala bağlanmıştır.
Mezkur düzenlemelerden de görülüceği üzere, tarh ve düzeltme zamanaşımı vergi alacağının doğduğu yılı takip eden yılın başından başlayarak beş (5) yıldır. Ancak, vergi alacağının doğduğu yılda yer alan tüm unsurlarla birlikte, alacağın doğduğu yılın beyannamesinde yer alan ve vergi alacağının miktarını doğrudan etkileyen bir unsur olan "geçmiş yılda kayıtlara alınan belge" üzerinden hesaplanarak, indirildikten sonra ilgili (ihtilaflı) yıla devreden verginin de, devredildiği yılın zamanaşımı süresine tabi olması gerekmektedir.
İncelenen dosyada, dava konusu cezalı tarhiyatların 2013/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin azaltılmasına bağlı olarak ihtilaflı 2014 yılına devreden katma değer vergisi tutarı, ihtilaflı 2014 yılının ödenecek-indirilecek katma değer vergisini doğrudan etkilediği için, bu yıllara ilişkin zamanaşımı süresinin de, aynı yılı takip eden yılbaşından itibaren hesaplanması ve bu tutar ile ilgili olarak lehe ve aleyhe her türlü düzeltmenin de anılan sürede yapılabilmesi hukuka uygun olacaktır.
Bu durumda, ihtilaflı 2014 vergilendirme dönemi için davacı adına yapılan tarhiyatın zamanaşımı süresinin 31/12/2019 tarihinde dolduğu, dava konusu ihbarnamelerin ise 07/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği göz önünde bulundurulduğunda, önceki yıldan devreden katma değer vergisi tutarının azalmasından kaynaklanan dava konusu cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının, önceki dönemden devreden katma değer vergisinin azaltılmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!