WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/3458 E.  ,  2023/4455 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3458
Karar No : 2023/4455

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, serbest muhasebecilik hizmeti sunduğu … ile birlikte adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yaptığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisi ve aynı yılın Nisan-Haziran dönemi için re'sen salınan geçici vergi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, davacının serbest muhasebecilik hizmeti sunduğu anılan şahıs ile birlikte komisyon karşılığı sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, öte yandan 2013 yılına ait olup 2014 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslı ile vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının sahte belge düzenleme organizasyonu içerisinde yer aldığı hususu, hukuken itibar edilebilecek somut tespitlerle ortaya konulamadığından, ortada re'sen tarh sebebi bulunmadığı anlaşılmakla dava konusu tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası kaldırılmış, davalı idare istinaf başvurusu ise aynı gerekçeyle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olduğu kurala bağlanmış olup buna göre, VUK'da serbest delil sisteminin kabul edildiği, yemin ve vergiyi doğuran olayla ilgisi tabi ve açık olmayan tanık ifadesi dışında hukuken itibar edilebilecek her türlü delilin ispat vasıtası olarak kullanılabileceği görülmektedir.
213 sayılı Kanunun 30. maddesinde; re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin 6. bendinde "Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması" halleri re’sen takdir sebepleri arasında sayılmış, 134. maddesinde de, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiştir.
Buna göre, re'sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenilen amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun, gerçek veya gerçeğe en yakın haliyle saptanarak bu yolla vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi ve vergide adaletin sağlanmaya çalışılması olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için, davacı adına, serbest muhasebecilik hizmeti sunduğu ... ile birlikte adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yaptığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin irdelenmesi gerektiği, sözü edilen vergi tekniği raporunda; … yanında çalışan bir kişinin işlerin … tarafından yürütülmekte olduğu yolunda ifade verdiği, davacının muhasebecilik işlerini yürüttüğü 15 mükellef hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu tanzim edildiği, 10 mükellefin sahte belge düzenleme yönünden incelenmesinin devam ettiği, 8 mükellefin ise sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle özel esaslara alındığı, Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda bu mükellefin … ve ...'e yüksek tutarlı satışlarının bulunduğu, ...'ın ilgili dönemdeki katma değer vergisi matrahının 43.225.805,50 TL, ...'in ise 32.546.851,00 TL olduğu ve iki mükellefinde ödenecek katma değer vergisinin bulunmadığı, iki mükellefinde muhasebe işlerinin davacı tarafından yürütüldüğü, Burcun İnanç ile 08/12/2015 ila 31/12/2016 tarihleri arasında sözleşme yapıldığı, ... ile 22/12/2015 ila 31/12/2016 tarihleri için sözleşme imzalandığı, söz konusu tarihlerin birbiriyle oldukça yakın olduğu, ... ve ...'in mal sattığı mükelleflerin neredeyse tamamının aynı olduğu, davacının ifadesinde; ''iş yerinin açılışından kapanışına kadar mali müşavirlik hizmetinin kendisi tarafından yürütüldüğü, bu süre zarfında herhangi bir şüphe duymadığı, kendisini önceden tanımadığı, kendisinin tabelasını görerek geldiği, kendisiyle personellerinin ilgilendiği, mükellefin üretim faaliyetinin bulunmadığı, bildiği kadarıyla 8 çalışanın bulunduğu, cironun yüksekliğinden kaynaklı e-deftere geçeceği için kendisiyle çalışılmayacağını belirtmesi üzerine kendisinin de iş yerini kapatacağını söylediği ve 28/02/2018 tarihinde iş yerini kapattığı" yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Yukarıda aktarılan tespitlerin bir bütün hâlinde değerlendirilmesinden, ...'in işçisi olan şahsın işlerin davacı tarafından yürütüldüğünü beyan etmesi, davacının muhasebecilik hizmetini yürüttüğü mükelleflerin birçoğu hakkında sahte belge düzenleme tespitinin yapılması, ...'in üretim faaliyetinin bulunmadığı yönünde ifade verilmesine rağmen davacı tarafından milyonlarca lira katma değer vergisi matrahı beyan edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması ve söz konusu durumun ticari ve teknik icaplara uymaması vb. tespitler karşısında, davacının serbest muhasebecilik hizmeti sunduğu ... ile birlikte komisyon karşılığı sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğu sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı idare temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.