Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3348 E. , 2023/4791 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3348
Karar No : 2023/4791
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2016 yılına ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade alacağının nakden iadesi talebinin … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporuyla 21.772.995,64 TL'lik kısmının reddedilmesine yönelik işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının yüklenim listelerinde yer alan ... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... hakkındaki saptamaların düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığını gösterdiği, ...Tekstil Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ile ... hakkındaki tespitlerin ise düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını kanıtlayıcı mahiyette olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, ... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi, ... Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ... tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan bölümü yönünden dava reddedilmiş, ...Tekstil Limited Şirketi, ..., ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ile ... tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan bölümü iptal edilmiş ve iptal edilen kısma isabet eden katma değer vergisi iade alacağının, davacının mükellefi bulunduğu dönemlere göre davalı idare ile Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından iadenin yapılması gerektiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ocak ila Aralık dönemlerine ait bir kısım iade talebinin yerine getirilmediğinden bahisle idarelerine karşı dava açıldığı, davacının 18/10/2016 tarihi itibariyle dairelerinin mükellefi olup sadece Ekim ila Aralık 2016 dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini idarelerine verdiği ve iade taleplerinin dairelerine yöneltildiği, Ocak ila Eylül 2016 dönemine ait katma değer vergisi beyannamelerinin ve katma değer vergisi iade taleplerinin ise anılan dönemlerde mükelllefi olduğu Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğüne verildiği, daireleri ile Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü arasında yapılan yazışmada Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğünce dairelerine karşı açılan bir dava olmadığının bildirildiği, buna göre davanın tarafı olmayan Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından iade talebinin yerine getirilmesine dair hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemeye dayanak alınan ve davacı adına tanzim olunan … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 11/04/2013 ila 18/10/2016 tarihleri arasında Adıyaman Vergi Dairesi, anılan tarihten sonra ise Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğunun belirtildiği, hakkında yapılan inceleme sonucunda ise Ocak ila Aralık 2016 dönemlerinde 3065 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki nakden iade talebinin 21.772.995,64 TL'lik kısmının reddine yönelik işlemin iptali ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle dava açıldığı olayda, nakden iade talebinin reddedilen kısmının davacının Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğu dönemlere isabet eden bölümünün, iadenin ancak bu idarece yapılabileceği dikkate alındığında, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü husumeti ile görülme imkanı bulunmamakta olup davanın değinilen kısmının görüm ve çözüm yeri, Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün bulunduğu yerdeki Şanlıurfa Vergi Mahkemesidir.
Bu durumda, 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemlerinde bağlı olduğu vergi daireleri dikkate alarak ayrı ayrı dava açılmak üzere dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken Vergi Mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle verilen karara yöneltlen istinaf başvurularının reddi yolundaki karara yargılama usulüne uygunluk görülmediğinden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu işleme dayanak alınan ve davacı adına tanzim olunan … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 11/04/2013 ila 18/10/2016 tarihleri arasında Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü, anılan tarihten sonra ise Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olarak giyim eşyası imalatı işiyle iştigal ettiği, 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemlerinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun, "İhracat İstisnası" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında yaptığı ihracatlar nedeniyle Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden anılan dönemlere ait katma değer vergisinin nakden iadesi talebinde bulunduğu ancak yapılan incelemede, yüklenilen bir kısım katma değer vergilerinin sahte belgelere dayandığı, Ağustos 2016 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarı 11.460.881,27 TL beyan edilmesine karşın Eylül 2016 dönemi önceki dönemden devreden katma değer vergisi tutarının 13.805.487,77 TL olarak dikkate alındığı, davacı hakkında tanzim edilen 2015 yılına ait vergi inceleme raporunda, Aralık 2015 döneminden Ocak 2016 dönemine devreden katma değer vergisi tutarının 8.806.320,89 TL yerine 9.004.082,66 TL olarak belirlendiği yönünde tespitlere yer verilerek Ocak ila Aralık 2016 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyan tablosunun yeniden oluşturulduğu, sonrasında, davacının Ocak ila Aralık 2016 dönemlerine ait iade talebinin 5.501.679,55 TL'sinin uygun görüldüğü, 21.772.995,64 TL iade talebinin ise reddi ve raporun bir örneğinin Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerektiği yönünde tespitlere yer verildiği, davacı tarafından Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü hasım gösterilerek Ocak ila Aralık 2016 dönemine ait iade talebinin vergi inceleme raporuyla 21.772.995,64 TL'lik kısmının reddedilmesine yönelik işlemin iptali ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6. maddesinin (a) bendinde, Vergi Mahkemeleri'nin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, (b) bendinde, (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin davaları, (c) bendinde diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği belirtilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Vergi Uyuşmazlıklarında Yetki"yi düzenleyen 37. maddesinin (a) bendinde; uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen, (b) bendinde, Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, (c) bendinde; Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında ödeme emrini düzenleyen, (d) bendinde; diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan Dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesinin yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4. maddesinde, vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun, "İhracat İstisnası" başlıklı 11. Maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihracat teslimlerinin vergiden istisna olduğu "Vergi İndirimi" başlıklı 29. maddesinin 2. fıkrasında indirilecek verginin ne şekilde iade edilebileceği hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 32. maddesinde, Kanun'un 11, 13, 14 ve 15. maddeleri ile 17. maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı kural altına alınmıştır.
24/12/1994 tarihli ve 22151 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği'nin 8. maddesinde vergi dairelerinin yetki alanı belirlenmiş, Vergi Dairelerinin iştigal konularını düzenleyen 5. maddesinin 1. fıkrasında ise Vergi dairelerinin, vergi kanunları ve özel kanunlar ile bu kanunlara dayanılarak Maliye Bakanlığınca belli edilen kamu gelirleri ile ilgili mükellef tesbiti, tarh, tahakkuk, tecil, tahsil, terkin, ödeme, iade ve muhasebe işlemlerini yürüteceği, 08/02/2015 tarih 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Dairesi Başkanlıklarının Kuruluş ve Görev Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında ise bağlı vergi dairelerinin, vergi dairesi başkanlığı birimi haline dönüştürülünceye kadar, vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerdeki vergi dairelerinin ise 5345 sayılı Kanun'un 24 ve 25. maddelerindeki yetkileri haiz vergi dairesi müdürlükleri kuruluncaya kadar defterdarlıklara bağlı olarak 24/12/1994 tarihli ve 22151 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği hükümlerine göre faaliyetlerine devam edeceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemeye dayanak alınan ve davacı adına tanzim olunan … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 11/04/2013 ila 18/10/2016 tarihleri arasında Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü, anılan tarihten sonra ise Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğunun belirtildiği, hakkında yapılan inceleme sonucunda ise Ocak ila Aralık 2016 dönemlerinde 3065 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki nakden iade talebinin 21.772.995,64 TL'lik kısmının reddine yönelik işlemin iptali ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle sadece Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün hasım gösterilmek suretiyle dava açıldığının görüldüğü olayda, Vergi Mahkemesince yetki alanında olmadığı halde nakden iade talebinin reddedilen kısmının, davacının Adıyaman Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğu dönemlere isabet eden bölümü hakkında davanın esası incelenmek suretiyle verilen kararın aleyhe olan hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasında yargılama usulüne uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 23/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!