Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3304 E. , 2023/4242 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3304
Karar No : 2023/4242
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mağazalar Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2015 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan yabancı ülkelerde stopaj yoluyla ödediği vergilere ait tevsik edici belgeleri kurumlar vergisi beyannamesinin veriliş tarihinden itibaren bir yıl içinde ibraz etmediğinden bu vergilerin kurumlar vergisinden mahsup edilmesinin mümkün olmadığından bahisle adına 2015 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından söz konusu ödemeye ilişkin tevsik edici belgelerin Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden ... tarih ve ... sayılı dilekçe ekinde ibraz edildiğinin anlaşıldığı olayda davalı idarece, 2015 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde "Yabancı Ülkelerde Ödenen Vergilerden Mahsup Edilecek Kısım" satırında gösterilen 207.715,09-TL'nin yurt dışında ödendiğine dair kanaat verici belgelerin mücbir sebep olmaksızın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesinde öngörülen bir yıllık süre zarfında ilgili vergi dairesine ibraz edilmediğinden kurumlar vergisinden mahsup edilecek vergi olarak kabul edilmemiş ise de değinilen maddenin 1. fıkrasında yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de beyan edilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergilerin, Türkiye’de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebileceği, 6. fıkrasında söz konusu indirimin yapılabilmesi için yabancı ülkelerde vergi ödendiğinin kanunda belirtilen belgelerle tevsik edilmesinin yeterli olduğunun belirtildiği, anılan maddenin 7. fıkrasında öngörülen bir yıllık sürenin ise hak düşürücü süre mahiyetinde olmadığı zira aynı maddenin 8. fıkrasında, mücbir sebepler olmaksızın ilgili belgelerin bir yıllık süre zarfında ibraz edilmemesi halinde, ertelenen vergiler için gecikme zammı hesaplanacağının kurala bağlandığı, bu kapsamda bahsi geçen bir yıllık sürenin gecikme zammı hesaplanmasına ilişkin olduğu dolayısıyla yabancı ülkelerde vergi ödendiğinin kanunda belirtilen belgelerle tevsik edilmesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndaki genel düzeltme zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, yani yabancı ülkelerde vergi ödendiğinin kanunda belirtilen belgelerle beş yıllık genel düzeltme zamanaşımı süresi içinde tevsik edilmesi durumunda ilgili vergilerin indirilmesi/düzeltilmesi gerektiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33.maddesinin 7. fıkrası kapsamında, yurt dışında stopaj yoluyla ödenen vergiye ilişkin belgeleri verginin tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiğine dair şartı ihlal ettiği, bu yönde idareye bildirim yükümlülüğü getiren bir düzenleme de bulunmadığı, uyuşmazlık konusu olayın yurt dışında ödenen vergilere ilişkin belgelerin tarh aşamasında ve ertelenen vergiye ilişkin belgelerin yasada öngörülen bir yıllık süre içerisinde ilgili vergi dairesine ibraz edilmemesinden kaynaklandığı, davacının bu ödevini yerine getirmemesinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Yabancı ülkelerde ödenen vergilerin Türkiye'de tarh olunan vergiden indirilebilmesi için iki temel şartın gerçekleşmiş olması gerektiği, bunlardan ilkinin yabancı ülkede ödenmiş bir verginin olması, ikincisinin ise ödenen verginin yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk Elçilik veya Konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belge ile tevsiki olduğu, olayda her iki şartın da gerçekleştiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinde; sermaye şirketlerinin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, 2.maddesinde; limited şirketlerin verginin mükellefi olduğu, 6.maddesinde; kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 32.maddesinde; kurumlar vergisi mükelleflerince, (dar mükellefiyete tâbi kurumlarda ticarî ve ziraî kazançlarla sınırlı olarak) câri vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanunu'nda belirtilen esaslara göre ve câri dönemin kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun "Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu" başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında, yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergilerin, Türkiye’de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebileceği, 6. fıkrasında, yabancı ülkelerde vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik olunmadıkça, yabancı ülkede ödenen vergilerin Türkiye’de tarh olunan vergiden indirilemeyeceği; 7. fıkrasında da, kurumlar vergisinden indirim konusu yapılan vergilerin yabancı ülkelerde ödendiğini gösterir belgelerin, tarhiyat sırasında mükellef tarafından ibraz edilememesi halinde, yabancı ülkede ödenen veya ödenecek olan verginin, Kanunun 32. maddesindeki kurumlar vergisi oranını aşmamak şartıyla o ülkede geçerli olan oran üzerinden hesaplanacağı ve tarhiyatın bu suretle hesaplanan tutara isabet eden kısmının erteleneceği, ibraz edilmesi gereken belgeler, tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edildiği takdirde, bu belgelerde yazılı kesin tutara göre tarhiyat düzeltileceği, 8. fıkrasında ise, mücbir sebepler olmaksızın belgelerin bu süre zarfında ibraz edilmemesi veya bu belgelerin ibrazından sonra ertelenen vergi tutarından daha düşük bir mahsup hakkı olduğunun anlaşılması halinde, ertelenen vergiler için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin 2015 yılına ait hesap ve işlemlerinin incelendiği ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda söz konusu yıla ait kurumlar vergisi beyannamesinin "Yabancı Ülkelerde Ödenen Vergilerden Mahsup Edilecek Kısım" başlıklı kısmında yer alan 207.715,09-TL tutarındaki yurt dışında ödediği vergilere ilişkin tevsik edici belgelerin kurumlar vergisi beyannamesinin veriliş tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edilmediğinden bahisle dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33 maddesinin 7. fıkrası kapsamında, verginin yurt dışında ödendiğine dair belgeleri verginin tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiğine ilişkin şartı ihlal ettiği hususu açık olduğundan adına vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile yazılı gerekçeyle tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!