WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/2950 E.  ,  2024/5084 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2950
Karar No : 2024/5084

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Bakanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVACI) Z...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, iş akdinin emekli olmak suretiyle sona erdirilmesi üzerine çalıştığı şirket tarafından kendisine anlaşma gereği hak ettiği 2014 yılı Temmuz ve 2015 yılının Ocak ayları için ek bordro ile yatırılan 1.105.213,18 TL'lik kıdem ve ihbar tazminatı haricinde ödenen geçmişe yönelik işçilik alacakları kapsamında kalmayan ödemelerin istisna kapsamında olduğu iddiasıyla sözü edilen ödemeler üzerinden işverence tevkif edilerek ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile sözü edilen verginin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının iş akdinin ikale sözleşmesi uyarınca 11/05/2015 tarihinde sona erdiği ve 03/12/2020 tarihinde düzeltme başvurusu yaptığı, düzeltme zamanaşımı süresinin vergi alacağının doğduğu tarihten itibaren beş yıl olduğu, dava konusu olayda 2014 yılında doğan vergi alacağının zamanaşımı süresinin 31/12/2019 tarihi itibariyle sona erdiği görüldüğünden düzeltme ve şikayet başvurusu için öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılan başvurunun reddine dair işlemin 2014 yılının Temmuz dönemine isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2015 yılı Ocak ayına ait ek bordro ile yatırılan kısmı yönünden, çalışma ilişkisinin sona erdirilmesi üzerine işveren tarafından yasal bir zorunluluk olmaksızın yapılan ödemenin ücret niteliğinde olmadığı ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulduğu dolayısıyla bu durumun açık bir vergilendirme hatası olduğu gerekçesiyle işlemin 2014 yılının Temmuz dönemine isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, 2015 yılı Ocak dönemine isabet eden kısmı ise iptal edilmiş ve söz konusu döneme ait verginin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından ikale sözleşmesi uyarınca yapılan ek tazminat ödemelerinin ücret kapsamına girdiği, dava konusu olayda ihtirazi kayıtla beyan edilip ödenen ve sonuçta bir yargı kararı üzerine red ve iade edilen vergi olmadığından davacıya faiz ödenmesi gerekmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından açık bir vergilendirme hatası şeklinde yapılan kesintinin her zaman geri alınabileceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, kararın lehe olan kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca çalışanlara ücret, ödenek, tazminat veya başka adlar altında yapılan ödemelerin ücret olduğu, yapılan ödemelerin olay tarihi itibarıyla ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nda tanımlanan tazminatlardan biri veya mahkeme kararına dayalı işe iade edilmeme tazminatı olması halinde gelir vergisinden müstesna tutulabileceği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıya yapılan ek ödeme ücret niteliği taşımaktadır. Bununla birlikte uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu açıktır. Dolayısıyla, davacı tarafından ileri sürülen iddialar ancak ilgili vergi kesintisine karşı süresi içerisinde açılacak bir davada dikkate alınabilecektir.
Bu durumda, hukuki ihtilaf niteliğindeki uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi ve düzeltme şikâyet başvurusuna konu edilebilmesi mümkün olmadığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen Vergi Dava Dairesi kararının işlemin iptaline dair hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmadığından davalının temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin işsizlik ve ikale tazminatına ilişkin kısmının iptali hükmüne yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyorum.