WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/172 E.  ,  2024/545 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/172
Karar No : 2024/545

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,…,…,… ile …; şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının şirkete tebliğ edilmediği, bir kısım ödeme emirlerinin ise hakkında kim olduğuna ilişkin yeterli açıklama bulunmayan kişilere şirket kaşesi olmaksızın tebliğ edildiği görüldüğünden, ortada usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Üçüncü Dairesince, Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emirlerinin, asıl borçlu adına yapılan tebligatlardaki bir takım eksikliklerden dolayı iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine söz konusu bozma hükmüne uyulmak suretiyle şirket sekreterine ve şirket yetkilisinin verdiği vekaletnameyle yetkili kılınan kişiye yapılan tebliğin usule uygun olduğu ancak şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında bir aracının bulunduğu ve bu araca haciz konulduğu, şirketin borç tutarı gözetildiğinde, aracın satılması sonucunda borcun tahsil edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi ve sonrasında gerekirse kanuni temsilcinin takip edilebileceği dikkate alındığında davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, asıl borçlu … Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve …,…,…,… ile …; şirket ortağı sıfatıyla … ile … takip numaralı ödeme emirleri düzenlenmiştir.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emirlerinin; şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin tebligatındaki eksikliklerden dolayı iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun, gerekçe değiştirilmek suretiyle reddine dair hüküm fıkrasının Danıştay Üçüncü Dairesinin 27/05/2021 tarih ve E:2018/1001, K:2021/2680 sayılı kararıyla bozulduğu ve bozma kararı üzerine temyize konu kararın verildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanuni temsilciler ve ortakların şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, asıl borçlu şirkete ait borcun ödenmemesi üzerine yapılan malvarlığı araştırması neticesinde şirket adına kayıtlı 2011 model ... marka aracın saptandığı ancak takip edilen alacağın tutarı ile sözü edilen aracın değeri ile üzerindeki takyidatlar göz önüne alındığında kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğu sonucuna varıldığından aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emirlerini iptal eden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 15/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.