WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/3457 E.  ,  2023/5149 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3457
Karar No : 2023/5149

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Yapı Malzemeleri İnşaat İthalat İhracat Ticaret Pazarlama Limited Şirketinden alınamayan 2010 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ilk on sırasında yer alan kamu alacaklarına yönelik kısmı ile ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerine ilişkin tebligatın 18/09/2016 tarihinde “Adreste birlikte sakin eşi ...'a tebliğ edildi.'' şerhi ile yapıldığı, Mahkemelerince UYAP üzerinden gerçekleştirilen araştırmada davacının eşinin isminin ... olduğunun görüldüğü, bu durumda kime yapıldığı belli olmayan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesi hükümlerine uygun olmadığı dikkate alındığında, davacı tarafından 17/12/2019 tarihinde öğrenildiği belirtilen ödeme emirlerine karşı 28/12/2019 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği, Mahkemelerince verilen ara kararıyla davalı idareden, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına gerçekleştirilen malvarlığı araştırmasına ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine 22/06/2020 tarihinde yapılmış mal varlığı araştırmasına ait bilgi ve dökümlerin sunulduğu, dava konusu ödeme emirlerinin ise 01/08/2019 tarihinde tanzim edildiğinin anlaşıldığı olayda, davalı idarece davacının sorumluluğuna gidilmeden önce şirket nezdindeki tüm takip yollarının usule uygun şekilde tüketilmediği gerekçesiyle ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımları iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3.fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinin ikametgâh adresinde yengesi ...’a 18/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ıttıla tarihi olarak belirttiği 17/12/2019 tarihinin dava açma süresi olarak kabul edilemeyeceği, 22/06/2020 tarihinin mal varlığı araştırmasının yapıldığı tarih değil belgelerin sistemden çıktısının alındığı tarih olduğu, mal varlığı araştırmasına ait belgelerin dava dosyasına sunulduğu, 2006 yılından itibaren bu yönde birçok kez araştırma gerçekleştirildiği ancak araştırmalar sonucunda borcu karşılamaya yeterli olmadığının anlaşılması üzerine şirket ortağı olan davacının sorumluluğuna gidildiği, dolayısıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ... Yapı Malzemeleri İnşaat İthalat İhracat Ticaret Pazarlama Limited Şirketinin 18/04/1994 tarihi itibariyle kurulduğu ve 31/05/2014 tarihinde 2004/13 Uygulama İç Genelgesi uyarınca mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği, davacının bu tarihlerde şirketin ortağı olduğu, 2006 ila 2014 yıllarında yapılan malvarlığına ilişkin araştırmalarda şirket müdürü ... adına kayıtlı "Yalova İli ... Mh. ... Ada ... Parsel"de kayıtlı bağımsız bölümün şirket tarafından teminat olarak gösterildiği, söz konusu taşınmaz üzerinde çok sayıda haczin bulunduğu, şirket adına kayıtlı başka malvarlığına rastlanılmaması üzerine 2010 ila 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kurumlar vergisi, geçici vergi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ortakların şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait borcun ödenmemesi üzerine yapılan malvarlığı araştırmasının sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından, kamu alacağının doğduğu dönem ve davacının söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 04/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması sonucunda teminat olarak gösterdiği bir adet gayrimenkul tespit edildiği halde söz konusu gayrimenkulün satılıp satılmadığı veya satıldıysa bedelinin alacağı karşılamadığına ilişkin davalı idarece dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, dolayısıyla, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinin usulüne uygun olarak ortaya konulamadığı kanaatine varıldığından temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.