WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 3. DAIRE

A- A A+

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/3412 E.  ,  2024/833 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3412
Karar No : 2024/833

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVACI) ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 2007 ila 2012 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan e-haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ... tarih ve ... ile ... , ... tarih ... , ... tarih ve ... , ... ile ... , ... tarih ve ... , ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağının 2007 ila 2010 ve 2012 yıllarına ait beyan üzerine tahakkuk eden vergiler ile yasal süresinden sonra düzeltme beyannamesi verilmesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu ve söz konusu ödeme ödeme emirlerinin bir kısmının davacının iş yerinde, bir kısmının ise mükellefiyetinin re'sen terkin edilmesi nedeniyle ikametgah adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde borcun ödenmediği anlaşıldığından sözü edilen kamu alacağına yönelik olarak uygulanan hacizde hukuka aykırılık görülmediği, ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeri kamu alacağının davacı adına 2009 ila 2011 yılları için kesilen özel usulsüzlük cezalarından kaynaklandığı ve buna dair ihbarnamelerin ilanen tebliğ yoluna gidilmiş ise de söz konusu ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak saptanmadığından ilanen tebliğ koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla değinilen kamu alacağının sırasıyla 31/12/2014, 31/12/2015 ve 31/12/2016 tarihleri itibarıyla tarh zamanaşıma uğradığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle haczin ... tarih ve ... ile ... ; ... tarih ... , ... tarih ve ... , ... ile ... , ... tarih ve ... , ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağına isabet eden kısmı yönünden dava reddedilmiş, diğer kısmı ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, beyan üzerine tahakkuk eden ve süresinde verilmeyen beyannameler nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla davacının banka hesabına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Reklamcılık Organizasyon Turizm Otomotiv Ticaret Limited Şirketinin vergi borçları nedeniyle kendisine tebliğ edilen ödeme emri bulunmadığı, amme alacağının zamanaşımına uğradığı, sözü edilen şirket hakkında haciz varakası düzenlenmediği, haczi kabil malvarlığnın bulunmadığına dair yeterli araştırma yapılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emirleri içeriği kamu alacağının seyahat acentesi faaliyeti ile iştigal eden ve mükellefiyeti 13/11/2012 tarihi itibariyle terkin edilen davacı adına 2007 ila 2012 yıllarına ait gelir vergisi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, özel usulsüzlük cezası, vergi ziyaı cezası, gecikme zammı ile gecikme faizlerine ilişkin olduğu, söz konusu ödeme emirlerinin bir kısmının işyerinde, bir kısmının ise ikametgah adresinde posta yoluyla tebliğ edildiği, amme alacağının kesinleştiği ve vadesinde ödenmediğinden bahisle haciz bildirileri ile davacının banka hesaplarına e-haciz tatbik edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun hükümlerinin tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ilâ 109. maddelerinde; tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler ile memur eliyle tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
Aynı Kanun'un 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartiyle tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır.
“Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddenin 1.fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, 2365 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 3. fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın doğduğu dönemde yürürlükte olan haliyle 213 sayılı Kanun'un 101. maddesine göre bilinen adresler; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tesbit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle), bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler olarak sayılmış, tebligatın gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olan adresin dikkate alınacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı dışındaki hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.
Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için, yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemi olup amaç, ilgilinin yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımaktır. Tebliğin esasları, kimlere yapılabileceği ve hangi adreslerde yapılacağı 213 sayılı Kanun'un 93 ve müteakip maddelerinde açıklanmış bulunmaktadır.
Buna göre asıl olan tebligatın mükelleflerin bilinen adreslerinde yapılmasıdır. Bilinen adreslerin hangileri olduğu ise yukarıda da ifade edildiği üzere 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinde sayılmıştır.
Mükelleflerin ikamet adresinin bilinen adreslerden olmaması nedeniyle ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin davacının ikamet adresinde 13/12/2010 ve 29/03/2012 tarihlerinde yengesi olduğu belirtilen ... imzasına tebliğ edilmesinin 213 sayılı Kanun'un tebliğe ilişkin usullere uygun olduğundan söz edilemeyeceği dikkate alındığında, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle haczin, sözü edilen ödeme emirlerine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddi hukuka uygun düşmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin kısmen reddine, davalı idare temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin, ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı dışındaki hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. Davacı temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; dava konusu haczin ... tarih ve ... , ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ... TL maktu harç alınmasına, 22/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde davacı tarafından ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile bozmaya ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.