Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2538 E. , 2023/3583 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2538
Karar No : 2023/3583
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Holding Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan verginin %5'i oranına isabet eden kısmının, ödenmesi gereken vergiden fazla olması nedeniyle 2018 yılının Mart dönemine ait katma değer vergisine mahsup edilmesi talebinin, mahsubu istenen vergilerin tahakkuk tarihinin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihten sonra olması gerektiğinden bahsile yerine getirilmemesi üzerine söz konusu vergilerin tahsili amacıyla adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali ile ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceğinin düzenlendiği, buna göre mahsup hakkının kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde kullanılabileceği, mahsubu istenen verginin tahakkuk tarihinin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihten sonra olmasına gerek bulunmadığı, davacının da 26/04/2018 tarihinde mahsup talebinde bulunduğu görüldüğünden bu durumun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, ödenen miktarın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesinin hukuka uygun düşeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiş ve ödenen tutarın tahsil tarihinden iade tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinin birinci fıkrasına göre indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın mahsup edilebilmesi için mahsubu talep edilen verginin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihten sonra tahakkuk etmesi gerektiği, davacının mahsubunu talep ettiği verginin 2018 yılının Mart dönemine ait olması nedeniyle bu şartı sağlamadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ :
193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir." hükmünden anlaşıldığı üzere mahsubu talep edilebilecek vergilerin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihten sonra tahakkuk etmiş olması gerektiği açıktır. İndirilemeyen tutarın, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihten önce beyan üzerine tahakkuk etmiş vergilerden de mahsup edilebileceğinin kabul edilmesi, tahakkuk ederek vadesinde ödenmeyen bir verginin varlığını da kabul etmek sonucunu doğuracağından böyle bir durumda mükellefler, maddenin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde öngörülmüş olan ödenmemiş vergi borcu bulunmaması şartını sağlamamış olacağından indirimden yararlanmaları zaten mümkün olmayacağı gibi bu durum düzenlemenin öngörülüş amacına da uygun düşmeyecektir.
Bununla birlikte 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında, kurumlar vergisi beyannamesinin, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar verileceği düzenlendiğinden madde metninde yer alan 'kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarih' ibaresinden ilgili ayın yirmibeşinci günü değil söz konusu süre aralığında mükellefin beyannameyi verdiği tarihin anlaşılması gerekir. Dava konusu uyşmazlıkta indirimin hesaplandığı kurumlar vergisi beyannamesinin 19/04/2018 tarihinde, indirimin mahsup edileceği katma değer vergisi beyannamelerinin ise 20/04/2018 ve 24/04/2018 tarihlerinde verildiği görüldüğünden, indirimin mahsup edileceği katma değer vergisinin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihten daha sonra tahakkuk ettiği dolayısıyla mahsuba yönelik şartların sağlandığı dikkate alındığında davacının mahsup talebinin reddi üzerine söz konusu verginin tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan verginin %5'i oranına isabet eden tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması nedeniyle 2018 yılının Mart dönemine ait katma değer vergisine mahsup edilmesi talebinin yerine getirilmemesi üzerine söz konusu verginin tahsili amacıyla adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali ile ödenen tutarın iadesinin istendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, 24. maddesinde de, kararlarda, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun belirtileceği hükmüne yer verilmiş, aynı Kanun'un 49. maddesinin (2) işaretli fıkrasının (c) bendinde, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veye eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin iptali ile ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Davacı tarafından ödenen tutarın iadesinde faiz talep edilmediği halde Vergi Mahkemesince ödenen tutarın tahsil tarihinden iade tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davacıya iadesine hükmedilmiş olması yargılama usulüne uygun düşmediğinden, Vergi Dava Dairesi kararının, faize ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin iptali ile ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın, faize ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 09/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!