Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3473 E. , 2023/3216 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3473
Karar No : 2023/3216
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan verginin %5'i oranına isabet eden tutardan haksız olarak faydalanıldığından ilgili beyannamenin bu yönde düzeltilmesi ve belirtilen eksikliklerin tamamlanması halinde 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde iadesi gereken 183.445,04 TL geçici verginin, 2018 yılı gelir (stopaj) vergisi borçlarına mahsuben iadesi yönünde yapılan başvurunun yerine getirileceğine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 3065 sayılı Katma değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1 fıkrasının (a) bendi ile 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "ihraç kayıtlı teslimlerde tecil-terkin uygulaması" başlıklı kısmında, imalatçılar tarafından, ihraç kaydıyla yapılan mal teslimlerine ait olduğu beyan edilen ve vergi dairelerince de tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil edilen katma değer vergisinin, malın imalatçısı tarafından ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren belli bir süre içerisinde ihraç edildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla terkin edileceği, terkin işleminin yapılabilmesi için imalatçılar tarafından ihraç edilmek üzere teslim edilen malın ihraç edildiğini gösteren gümrük çıkış beyannamesinin aslı veya noterden onaylı bir örneğinin vergi dairelerine ibraz edilmesinin yeterli olduğu, ihracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle belirtilen süre içerisinde gerçekleştirilememesi halinde sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara vergi dairelerince ek süre verilebileceği, ihracatın belirtilen şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan verginin tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren gecikme faizi ile birlikte tahsil olunacağı yönünde düzenlemelerin yer aldığı, davacı tarafından verilen 2016 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan tecil edilen katma değer vergisinin bir kısmının vadesi geldiği halde terkin edilmediği ve kanuni süresinden sonra ödendiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde şart ihlali olarak kabul edilmeyen tutarı aşacak şekilde Mayıs 2016 dönemine ilişkin verilen katma değer vergisi beyannamesine istinaden davacı adına tahakkuk eden katma değer vergisinin 31,50-TL'lik kısmının kanuni süresinden sonra ödendiği, Kasım 2016 ve Ocak 2017 dönemlerinde ise katma değer vergisi beyannamesinde yer alan tecil edilen katma değer vergisinin kanuni süresi geçtiği halde halen ödenmediği, davacı tarafından her ne kadar dahilde işleme izin belgesi için süre uzatımı alındığı hususu vergi dairesine bildirildiği iddia edilmiş ise de bu hususun malın ihracatçıya tesliminden itibaren başlayan süreye bir etkisinin olmadığı, dahilde işleme izin belgesinin süresinin uzatılması tecil edilen verginin terkin edilmesi için belirlenen süreyi değiştirmeyeceği, Haziran ve Aralık 2017 dönemlerine ilişkin olarak ise katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan tecil edilen katma değer vergisinin kanuni ödeme süresi 2017 dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibariyle halen devam ettiğinden anılan dönemlerden kaynaklı olarak belirtilen haktan faydalanabilmesi için şartların ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, böylece indirimin hesaplanacağı yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait davacı beyanları incelendiğinde, kanuni süresinden sonra ödemelerin olması ve indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle Kanunda belirtilen miktarı aşacak şekilde vergi borçlarının olması nedeniyle davacının 2017 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indirimi çerçevesinde indirim olarak dikkate aldığı tutarın reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin davacıya tebliği üzerine davacı tarafından vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan verginin %5'i oranına isabet eden tutarın ödenmesi gereken kurumlar vergisi üzerinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 04/02/2019 tarihli düzeltme beyannamesi sonucu 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde iadesi gereken 183.445,04 TL geçici verginin 2018 yılı gelir (stopaj) vergisi borçlarına mahsup edildiği, dolayısıyla bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava, davacının vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin işlem yönünden reddedilmiş, 183.445,94-TL tutarındaki geçici verginin mahsuben 2018 yılı gelir (stopaj) vergisi borcuna mahsuben iadesinin reddi yönündeki işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, yargılama giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmış, karşılıklı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının, davacının vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indiriminden yararlandırılmamasına işlem yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusu, kararın değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu işleme karşı dava açıldıktan sonra işlemde belirtilen eksiklik tamamlanmak suretiyle ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi verilmesi üzerine gerekli iade yapıldığından Vergi Mahkemesince 183.445,94-TL tutarındaki geçici verginin mahsuben 2018 yılı gelir (stopaj) vergisi borcuna mahsuben iadesinin reddi yönündeki işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu hüküm fıkrasına yönelik olarak davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığından davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhraç kayıtlı teslimler gerçekleştirdiği, Nisan 2016 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinde 27.171,22TL tecil edecek katma değer vergisi beyan edildiği, 14/12/2016 döneminde düzeltme beyannamesi verilerek tecil edilecek katma değer vergisi tutarının düşürüldüğü, tecil edilen katma değer vergisi olarak beyan edilen tutar ile ödenecek katma değer vergisi toplamının 14/12/2016 tarihinde Nisan 2016 dönemine ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesi sonucunda değişmemesi sebebiyle düzeltme beyannamesi ile çıkan ödenecek katma değer vergisine ait bir tahakkuk fişi bulunmadığı, Nisan 2016 dönemine ilişkin 26/05/2017 tecil vadeli 1.313,44TL tutarındaki katma değer vergisi ile Mayıs 2016 dönemine ait 26/06/2017 tecil vadeli ve 3.888,11 TL tutarındaki katma değer vergisinin 1.175,53 TL'lik kısmının terkini sonucu kalan 2.712,58 TL’lik kısmının davacı tarafça … Anonim Şirketi’ne dahilde işlem izin belgesi kapsamında yapılan satışlara ait olup bu şirket tarafından söz konusu belgeye dahil edilmediğinden tecil edilen katma değer vergisinin terkininin yapılmadığı ancak ödemesinin gerçekleştirildiği, Kasım 2016 dönemine ait 26/12/2017 tecil vadeli 24.949,35, Ocak 2017 dönemine ait 26/02/2018 tecil vadeli 13.696,69 TL tutarlı katma değer vergisi borcuna konu dönemlerde … Makine Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan satışlara ait dahilde işleme izin belgesi için müşterisi tarafından 14/08/2019 tarihine kadar süre uzatımı alındığı, konuyu açıklayan dilekçenin ilgili vergi dairesine sunulduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11. maddesinin (c) bendinde; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı, söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin edileceği, ihracatın bu şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan verginin tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunacağı düzenlenmiş, aynı Kanun'un olay tarihide yürürlükte bulunan şeklinde dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2020 tarihine kadar tesliminde Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1 numaralı fıkrasının ( c ) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen süreler esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceğine hükmedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden davacı tarafından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan verginin %5'i oranına isabet eden tutardan haksız olarak faydalanıldığından ilgili beyannamenin bu yönde düzeltilmesi ve belirtilen eksikliklerin tamamlanması halinde 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde iadesi gereken 183.445,04 TL geçici verginin 2018 yılı stopaj vergisi borçlarına mahsuben iadesi yönündeki başvurunun yerine getirileceğine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptalinin istenildiği, davalı idare tarafından sunulan 19/03/2019 tarihli savunma dilekçesinde davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indiriminden yararlandırılmama nedenlerine davacı tarafça sunulan 02/05/2019 tarihli savunmaya cevap dilekçesinde Nisan 2016 dönemine ilişkin 26/05/2017 tecil vadeli 1.313,44TL tutarındaki katma değer vergisi ile Mayıs 2016 dönemine ait 26/06/2017 tecil vadeli ve 3.888,11 TL tutarındaki katma değer vergisinin 1.175,53 TL'lik kısmının terkini sonucu kalan 2.712,58 TL’lik kısmının davacı tarafça … Anonim Şirketi’ne dahilde işlem izin belgesi kapsamında yapılan satışlara ait olup bu şirket tarafından söz konusu belgeye dahil edilmediğinden tecil edilen katma değer vergisinin terkininin yapılmadığı ancak ödemesinin yapıldığı, Kasım 2016 dönemine ait 26/12/2017 tecil vadeli 24.949,35, Ocak 2017 dönemine ait 26/02/2018 tecil vadeli 13.696,69 TL tutarlı katma değer vergisi borcuna konu dönemlerde … ve Ticaret Anonim Şirketi’ne dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan satışlara ait dahilde işleme izin belgesi için müşterisi tarafından 14/08/2019 tarihine kadar süre uzatımı alındığı, konuyu açıklayan dilekçenin ilgili vergi dairesine sunulduğu yönünde beyanda bulunduğu, buna göre borcun davacıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı, başka bir anlatımla verginin geç ödenmesi karşı tarafın sorumluluklarını yerine getirmemesinden kaynaklandığından 193 sayılı Kanun'un mükerrer 121. maddesindeki "tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmesi" ile "indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle Kanunda belirtilen miktarı aşacak şekilde vergi borçlarının olmaması" şartları taşıdığı anlaşılan davacının uyumlu mükelleflere tanınan indirim hakkından yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!