Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/6470 E. , 2024/22 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6470
Karar No : 2024/22
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Bitlis ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde davacının, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bitlis Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, K:… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince, Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2022 günlü, E:2021/16487, K:2022/5332 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda verilen temyize konu kararla; disiplin cezasına konu olayla ilgili olarak davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının ...'ya karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama suçu sübut bulduğundan 1 ay 20 gün, yine aynı kişiye karşı silahla tehdit suçu sübut bulduğundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı, ancak her iki cezada 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığının görüldüğü, davacının, ... ile resmi görevli davranışının ötesinde tartışma ve boğuşmaya girmesi, devamında ...'yu korkutmak için havaya bir el ateş etmesi, olayı görevli ekibe bildirerek adı geçen şahıs hakkında yasal işlemleri başlatmak yerine durumu şahsileştirerek hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, Anayasal ve yasal düzenlemeler ile Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresi birlikte değerlendirildiğinde, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece hafif cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, aksi durumun yerindelik denetimine sebep olacağı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; sicilinin iyi olduğu, hakkında verilmiş bir cezada bulunmadığı bu şartlar altında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan takdir yetkisinin kendisi hakkında uygulanmamasının gerekçesinin açıklanmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları maddi anlamda kesin hüküm olmadığından yargı organlarını bağlamayacağı, davalı idarenin vekille temsil edilmemesine rağmen, lehine vekalet ücretine hükmedildiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın davanın reddine ilişkin bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman, hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda hüküm kurularak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, temyize konu kararın verilmesinden sonra davalı idare vekili tarafından, dava dosyasına 14/06/2023 tarihinde elektronik ortamda, davalı idarece davayı takiple görevlendirildiğine dair beyan içeren dilekçesinin sunulduğu görülmüş olup, karar tarihi itibariyle davayı vekil aracılığıyla takip etmeyen davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan ''işbu karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 5.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresi çıkartılmak suretiyle kararın, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/01/2024 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; temyiz istemine konu mahkeme kararında, davanın reddi yolunda hüküm kurulmakla birlikte, karar tarihi itibariyle vekil ile temsil edilmeyen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, davacı tarafından temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!