Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/302 E. , 2024/1187 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/302
Karar No : 2024/1187
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
(DAVALILAR) : 1- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri …
(DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:.., K:.. sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara ili, Çankaya ilçesi, Bağlar Aile Sağlığı Merkezi ... No'lu Aile Hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Sözleşmenin çalışan tarafından sona erdirilmesi'' başlıklı 15. maddesi uyarınca aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin Ankara Valiliğinin ...günlü, ... sayılı işlemi ile fesih işleminin iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:..., K:… sayılı kararla; olayda, davacı tarafından, 20/07/2020 tarihinde aile hekimliği sözleşmesinin feshinin talep edildiği, bu talebin ...tarihinde kabul edildiği, aynı gün -istifanın kabul edilmesinden sonra (belgelerde tarihle birlikte saat açıklaması da yer almaktadır)- davacı tarafından istifadan vazgeçilmiş olsa da davalı idarece bu talebin kabul edilmediğinin görüldüğü, davacının kendi talebi doğrultusunda aile hekimliği sözleşmesi feshedildikten sonra yeniden dilekçe verilerek istifadan vazgeçtiğinin beyan edilmesi, sözleşme feshi işlemini geçersiz hale getirmeyeceğinden, davalı idarenin mevcut durum itibarıyla eldeki insan kaynağına göre ihtiyaç ve kadro durumlarını gözeterek takdir yetkisi kapsamında sözleşme feshi/yenilenmesi işlemleri yapmasının tabi olduğu, öte yandan; sözleşme ile çalıştırılan aile hekimlerinin, iki ay önceden bildirmek kaydıyla sözleşmenin sona erdirilmesini talep edebileceği, iki aylık süreyi doldurmadan görevden ayrılan aile hekimlerinin bir yıl süreyle sözleşmeli aile hekimi olmak üzere başvuruda bulunamayacağının da açık olduğu, bu durumda; davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin işlemde ve fesih işleminin iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı temyize konu kararla; İdare Mahkemesi kararının, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi işlemi ile bu feshin iptal edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin bölümü yönünden; anılan karar, usul ve hukuka uygun olup, davacının istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler anılan hususlar yönünden kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine; İdare Mahkemesi kararının, davacının, 1 yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin bölümü yönünden; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 15. maddesinde (anılan maddeye göre işlem tesis edilmiştir) aile hekiminin iki ay önceden bildirmek kaydıyla sözleşmesini feshedebileceği, Müdürlük tarafından uygun bulunması durumunda iki aylık süreyi beklemeden sözleşmenin sona erdirileceği, Müdürlük tarafından bu durumun kabul edilmemesi halinde ise iki aylık süreyi doldurmadan görevinden ayrılanların 1 yıl boyunca yeniden aile hekimi olmak üzere başvuruda bulunamayacağı düzenlemesine yer verildiği, olayda ise, davacının sözleşmeyi fesih dilekçesinde sözleşmesinin feshedilmesini istediği tarihin belirtilmediği, istifa dilekçesini verir vermez görevinden ayrılmadığı, idarece davacının sözleşmesinin feshedilmesi isteminin kabul edildiği, iki aydan önce görevinden ayrılmaması yönünden davacıya herhangi bir bildirimde bulunulduğuna yönelik somut bir bilgi ve belge bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının, 1 yıl süre ile aile hekimliği başvurusunda bulunamayacağı yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idareler tarafından; davacının istifa dilekçesine istinaden sözleşmesinin feshedildiği, istifa onay tarihinin, istifasını geri alma dilekçesini verdiği saatten önce olduğu, davacının kadro görev yerine iade edildiği, dolayısıyla çalışma hakkının kısıtlanmadığı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından; dava konusu işlemler nedeniyle maddi kayıplarının söz konusu olduğu, sözleşme feshi işlemi tebliğ edilmeden önce fesih beyanını geri aldığı, dolayısıyla bu işlemin hukuki sonuç doğurmadığı, davalı idarece haklı beklenti ilkesine aykırı davranıldığı, dosyaya sunulan emsal yargı kararlarının dikkate alınmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN CEVABI :
Davalı idareler tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Ankara ili, Çankaya ilçesi, Bağlar Aile Sağlığı Merkezi ... No'lu Aile Hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin ''Sözleşmenin çalışan tarafından sona erdirilmesi'' başlıklı 15. maddesi uyarınca aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin Ankara Valiliğinin ...günlü, ... sayılı işlemi ile fesih işleminin iptali amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
09/12/2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde, "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi.
TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinin ''...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...'' düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine, 14. maddesinde sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer verilmiştir.
Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır.
30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'yle önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin ... sayılı Esasında kayıtlı dava dosyasında 28/12/2021 tarihinde verilen kararla; Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yılı aşkın süre geçmesi nedeniyle önceki ve sonraki olmak üzere her iki Yönetmelik'in de dayanağını oluşturan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan anılan düzenlemenin, Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, bu karar uyarınca, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresi, anılan Kanun maddesinden kaldırılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün, yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır.
Bu itibarla somut olayda, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; Anayasa'nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanıdığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, sözleşmenin feshini gerektirecek eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yasal dayanağı kalmayan hükmü kapsamında işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi işlemi ile bu feshin iptal edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin bölümü yönünden yapılan davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim; Anayasa Mahkemesinin 22/11/2022 günlü, 2017/16800 başvuru numaralı; 01/03/2023 günlü, 2017/14821 başvuru numaralı kararlarında, '' ... yasal düzeyde belirlemeyen ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını yeterli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımayan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeye dayanan müdahalelerin kanuni dayanağının bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir ... '' gerekçesiyle ihlal kararları verildiği görülmektedir.
Öte yandan; yukarıda anılan gerekçelerle aile hekimliği sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedilmesi nedeniyle, davacının 1 yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/02/2024 tarihinde esasta ve gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
09/12/2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi.
TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinin “...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...” düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine; 14. maddesinde, sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer almıştır.
Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır.
30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin ... sayılı esasında kayıtlı dava dosyasında; 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
İdari işlemlerin, yargı kararı ile aksi belirlenene kadar hukuka uygun kabul edilmesi, hukuka uygunluk karinesi olarak ifade edilmektedir. Bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler de hukuka aykırılıkları yargı kararı ile tespit edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar ve yürürlükte kalmaya devam ederler.
Bir kısım TBMM üyeleri tarafından, 5258 sayılı Kanun'un bazı maddeleri birlikte 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin de Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesince 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla bu düzenlemeye ilişkin davanın reddedilmesi karşısında, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerinin hukuka uygun kabul edilerek, bu hükümlere göre tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlıkta da (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak tesis edilen işlem bakımından davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Aile Hekimliği biriminde aile hekimi olarak görev yapan davacı hakkında, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 15. maddesinde; "Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları askerlik, doğum, emeklilik ve sair sebeplerle iki ay önceden bildirmek kaydıyla sözleşmenin sona erdirilmesini talep edebilirler. Müdürlük, şartların uygun olması durumunda, iki aylık süreyi beklemeden sözleşmenin sona erdirilmesini kabul edebilir. Müdürlüğün kabul etmemesi durumunda, bu süreyi doldurmadan görevden ayrılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, bir yıl süreyle sözleşmeli aile hekimi veya aile sağlığı elemanı olamaz." kuralı uyarınca tesisi edilen, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin Ankara Valiliğinin ...günlü, ... sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.
İşlemin, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi işlemi ile bu feshin iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin bölümü yönünden verilen davanın reddi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun reddine karar veren, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığından bozulmasına karar verilmiş olup, işlemin; davacının 1 yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin kısmı yönünden sebep unsurunun da yargı kararı ile kaldırılmış olduğu görülmektedir.
Bu durumda, davacının 1 yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin kısmı yönünden işlemin sebep unsuru yargı kararı ile iptal edildiği gerekçesiyle, işlemin bu kısmının da iptali gerekmektedir.
Bu itibarla, davacının 1 yıl süre ile aile hekimi olamamasına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin bölümüne yönelik davacının istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararının bu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASI gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!