Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/4642 E. , 2024/791 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4642
Karar No : 2024/791
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, taraflarca dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara ili, Kahramankazan ilçesi, ... Aile Sağlığı Merkezine bağlı ... numaralı aile hekimliği biriminde sözleşmeli acil tıp teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, sözleşmesinin feshine yönelik ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararla; davacı hakkında usulüne uygun şekilde disiplin soruşturması yapılmadan ve yine usulüne uygun şekilde savunması alınmadan sırf ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen ... günlü, K:... sayılı karar üzerine doğrudan sözleşmesinin feshi yoluna başvurulmasında hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği; öte yandan, dava konusu işlem Mahkemece hukuka aykırı bulunduğundan, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının ve uğramış olduğu maddi zararlarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği belirtilerek, dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile özlük haklarının iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı temyize konu kararla; davalı idarenin, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı bakımından istinaf istemine yönelik olarak; istinaf yoluyla incelenen kararın iptale ilişkin bölümü, usul ve hukuka uygun olup davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin, İdare Mahkemesi kararının, davacının dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı bakımından istinaf istemine yönelik olarak ise; dava konusu işlemde olduğu üzere soruşturma yapılmaması ve savunma hakkı gibi usuli bir eksiklik sebebiyle işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeni bir işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak soruşturma yapıldıktan ve savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, davalı idarece bu konuda bir işlem tesis edilmeden davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı, buna göre, davacının dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile özlük haklarının iadesine yönelik istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmediği belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının, davacının dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile özlük haklarının iadesine yönelik bölümünün kaldırılmasına, bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin, üst hukuk normlarına ve hukukun genel ilkelerine ve kamu hizmetinin gereklerine uygun olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından; adli sicil kaydının olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirecek herhangi bir suç işlemediği halde kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, kamu görevine son verilmesi işleminin yasal dayanaktan yoksun olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülerek, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının gerekçesinin düzeltilmesi; karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, kendisinin maddi ve manevi zarara uğramaya devam etmesi anlamına geldiği, bu sebeple mağduriyet yaşadığı, zararın giderilmemesinin, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkesiyle çeliştiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile özlük haklarının iadesine yönelik istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN CEVABI :
Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır
Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının gerekçeye yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçeli onanması; davacının temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Ankara ili, Kahramankazan ilçesi, ... Aile Sağlığı Merkezine bağlı ... numaralı aile hekimliği biriminde sözleşmeli acil tıp teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, sözleşmesinin feshine yönelik ... günlü, ... sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
09/12/2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde, "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi.
TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinin ''...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...'' düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine, 14. maddesinde sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer verilmiştir.
Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır.
30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'yle önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı Esasında kayıtlı dava dosyasında 28/12/2021 tarihinde verilen kararla; Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yılı aşkın süre geçmesi nedeniyle önceki ve sonraki olmak üzere her iki Yönetmelik'in de dayanağını oluşturan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan anılan düzenlemenin, Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, bu karar uyarınca, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan ''...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…'' ibaresi, anılan Kanun maddesinden kaldırılmıştır. Bununla birlikte, 28/07/2023 günlü, 7432 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 29/07/2023 günlü, 32263 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'le, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 10. maddesinde düzenlenen sözleşmenin feshi, 11. maddesinde düzenlenen sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi ve Yönetmelik'in ekinde yer alan Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli ilga edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I- Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi:
Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün, yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır.
Bu itibarla somut olayda, sözleşmenin feshine dair idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; Anayasa'nın kanunla düzenlenmesini öngördüğü ve temel hakların sınırlandırılmasına ilişkin olan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin feshini gerektiren nedenlere ilişkin olarak genel ilkeler ortaya konulmadan, kanuni çerçeve çizilmeden, sözleşmenin feshini gerektiren durumlar genel hatlarıyla da olsa belirlenmeden, ilgili hususların tamamının düzenlenmesinin yönetmeliğe bırakılması suretiyle yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisi tanıdığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, sözleşmenin feshini gerektirecek eylemlerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin yasal dayanağı kalmayan hükmü kapsamında işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı bakımından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Nitekim; Anayasa Mahkemesinin 22/11/2022 günlü, 2017/16800 başvuru numaralı; 01/03/2023 günlü, 2017/14821 başvuru numaralı kararlarında, '' ... yasal düzeyde belirlemeyen ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını yeterli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımayan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeye dayanan müdahalelerin kanuni dayanağının bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir ... '' gerekçesiyle ihlal kararları verildiği görülmektedir.
II- Temyize konu kararın, davacının, dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ile özlük haklarının iadesine yönelik istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının incelenmesi:
Yukarıda anılan gerekçelerle davacının sözleşmesinin hukuka aykırı olarak feshedilmesi nedeniyle, davacının, dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının dava tarihi olan 07/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, DAVACININ GEREKÇEYE YÖNELİK TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
09/12/2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun (Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkındaki Kanun) yayımlandığı tarihteki haline göre 8. maddesinde; "Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta idi.
TBMM üyeleri tarafından, Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinin “...ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,...” düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, aynı Kanun'un başka maddeleri ile birlikte öne sürülerek Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış; Mahkemenin 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararıyla bu fıkraya ilişkin dava reddedilmiştir.
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 30/12/2010 günlü, 27801 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, sözleşmenin yetkili merci tarafından sona erdirilmesine; 14. maddesinde, sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesine ilişkin hususlar düzenlenirken, Yönetmelik'in ekinde de Aile Hekimliği Uygulamasında Uygulanacak İhtar Puanı Cetveli yer almıştır.
Bu Yönetmelik'in yürürlükte olduğu dönemde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları tarafından sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin yahut kendilerine ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, kendileri hakkında uygulanan ve disiplin cezası niteliğinde olan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının yerinde görülmemesi sebebiyle davalı idarece Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin disipline yönelik hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiş, yargı mercilerince de sözleşme feshi ve ihtar puanlarına karşı açılan davalarda anılan Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yargı denetimi yapılmıştır.
30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış, yeni Yönetmelik'in bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, Yönetmelik'in dayanağı olan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine Dairemizin 2021/17470 sayılı esasında kayıtlı dava dosyasında; 5258 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinde yer alan anılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
Anayasa Mahkemesince verilen 21/06/2022 günlü, E:2022/43, K:2022/81 sayılı kararla; 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
İdari işlemlerin, yargı kararı ile aksi belirlenene kadar hukuka uygun kabul edilmesi, hukuka uygunluk karinesi olarak ifade edilmektedir. Bireysel işlemler gibi düzenleyici işlemler de hukuka aykırılıkları yargı kararı ile tespit edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesinden yararlanırlar ve yürürlükte kalmaya devam ederler.
Bir kısım TBMM üyesi tarafından, 5258 sayılı Kanun'un bazı maddeleri ile birlikte 8/2. maddesinde yer alan “...sözleşmenin feshini gerektiren nedenler,…” ibaresinin de Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesince 21/02/2008 günlü, E:2005/10, K:2008/63 sayılı kararla bu düzenlemeye ilişkin davanın reddedilmesi karşısında, 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri hukuka uygun kabul edilerek, bu hükümlere göre tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlıkta da (Mülga) Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümlerine dayanılarak tesis edilen işlem bakımından davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!