WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/3264 E.  ,  2023/5458 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3264
Karar No : 2023/5458

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı; Isparta Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, … isimli şahsın dinlemesini yapmak üzere düzenlenen bilgi notları, iletişime müdahale talep formları ve mahkeme üst yazılarında parafının bulunması nedeniyle "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih itibariyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiş; anılan karar, Dairemizin 01/03/2022 günlü, E:2021/17649, K:2022/875 sayılı kararıyla bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesince, bozma kararında belirtilen hususların değerlendirilmesi suretiyle verilen temyize konu kararla; davacının, … isimli kişi hakkında düzenlenen bilgi notunda kod adının ve parafının bulunduğu, anılan notta "...'nin kamu düzenini bozmak amacıyla ülkemizin değişik illerinde sansasyonel nitelikte eylemler gerçekleştiren … adına faaliyet göstermeyi benimsedikleri, örgütlü bir yapı içerisinde taban kazanma faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından, son dönemlerde ülke genelinde meydana gelen terör olayları ve akabinde şehitlerin olmasını bahane ederek etnik ayrımcılık temelinde kamu düzenini bozacak illegal eylemler gerçekleştirecekleri'' yönünde bilgilere yer verildiği, ancak Isparta İstihbarat Şube Müdürlüğünde yapılan araştırmada ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının … günlü, … sayılı yazısında, anılan kişinin ve irtibatlı gösterildiği diğer şahısların … faaliyetleri ile ilgili kaydının bulunmadığının belirtildiği; bu durumda, davacının, … faaliyetleri ile ilgili kaydı bulunmayan bir kişi hakkında anılan yapının mensubu gibi gösterilerek gerekçesiz dinlenmesine katkı sağlayacak şekilde bilgi notu düzenlemek suretiyle kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek fiilini işlediği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, önleme dinlemesi yapılacak kişilerin belirlenmesi ve belirlenen kişiler hakkında bilgi notunun oluşturulmasında herhangi bir yetkisinin bulunmadığı, bilgi notlarının büro amirlerince hazırlandığı, resmi üst yazı ile iletişime müdahale talep formlarının arka yüzlerinde parafının olduğu, bilgi notlarında ise aidiyet numarasının veya parafının/imzasının bulunmadığı, dinleme kararını verecek olan mahkemelere resmi üst yazı ve eki olarak iletişime müdahale talep formu ile büro amirince hazırlanan ve imzalanan bilgi notunun dışında başka bir evrakın gönderilmediği, … isimli şahısla ilgili bilgi notlarının komiser yardımcısı … tarafından hazırlandığı ve paraflandığı halde ısrarla kendisi tarafından imzalandığının iddia edildiği, disiplin cezasına konu olayla ilgili yürütülen ceza yargılaması neticesinde, bilgi notunun hazırlanmasında polis memurlarının yetkisinin bulunmadığı belirtilerek beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacı tarafından; Isparta Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, … isimli şahsın dinlemesini yapmak üzere düzenlenen bilgi notları, iletişime müdahale talep formları ve mahkeme üst yazılarında parafının bulunması nedeniyle "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih itibariyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zaman aşımı süresi dolduğundan dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme de sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Belirtilen hususlarla birlikte; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" dosyasında verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 57. paragrafında; "Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, § 30, Galip Şahin, § 48)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.
Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki (… isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi) fiiline yönelik yargılandığı ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, "...Sanıkların tamamının suç tarihinde Isparta İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaları, buna karşın önleme dinlemesi yapılacak kişilerin belirlenmesinde İstihbarat Şube Müdürü ile İlgili Büro Amirinin sorumlu olması, belirlenen kişiler için bilgi notu oluşturulması sırasında polis memurlarının yetkisinin bulunmaması, önleme dinlemesi yapılacak kişiler hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığından uygun görüş sorulması, uygun görüş verilmesi sonrası Mahkemelerden talepte bulunulması; sanıkların rütbeleri, konumları ve görevleri itibarıyla düzenlenen bu belgelerde değişiklik yapma yetkilerinin bulunmayıp Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esas Hakkında Yönetmelik gereğince evrakı üreten birimlerin atması gereken paraflarının bulunması, gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği iddia olunan bilgi notları ve talep formlarında şeklen bir sahteciliğin bulunmayıp fikri sahtecilik olarak ifade edilen resmi belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı oluşu, bu gerçeğe aykırılığın iletişim tespiti uygulanan mağdurlar ve şikayetçilerin talep formunda irtibatlı oldukları terör örgütleri ile herhangi bir bağlantılarının tespit edilemeyişi şeklinde ortaya çıkmasına karşın düzenlenen belgelerin içeriğinin belirlenmesi ya da değiştirilmesi konusunda yaptıkları görev itibarıyla yetkilerinin bulunmayışı; iletişim tedbiri uygulanan mağdur, şikayetçi ve katılanların iletişimlerinin tespitlerinin tamamının mahkeme kararına dayalı gerçekleşmesi, iletişim tedbiri uygulanması sonrası tespit edilen kayıtların imha edildiğine dair tutanakların aksine ortaya koyacak yani bu verilen saklanıp ya da başka bir amaçla kullanıldığına dair iddia dahil bir delil bulunmaması, sanıkların istihbarat konusunda sahada görevli olmayıp büroda yazışma yapmakla görevlendirilmiş olmaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanıkların her bir suç yönünden suç kastlarının bulunduğuna dair vicdani kanaatin oluşmasına elverişli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı..." gerekçesiyle; "resmi evrakta sahtecilik", "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi" ve "iftira" suçlarından, yüklenen suçlar açısından sanığın kastının bulunmaması nedeniyle CMK 223/2-c maddesinden beraatine karar verildiği; anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmektedir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacının üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.