Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2912 E. , 2024/150 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2912
Karar No : 2024/150
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… , Temyiz No: … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınmasına ilişkin … günlü, … sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının 17/03/2016 tarihinde vekaleten İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandığı, her ne kadar 27/06/2018 tarihinde asaleten İl Milli Eğitim Müdürü olarak atanmışsa da, bu süre zarfında Bakanlık Merkez Teşkilatı Personel Genel Müdürlüğünde görevlendirildiği ve aktif olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürütmediğinin anlaşıldığı, atamanın kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının davacının aktif olarak çalışmadığı sürece ortaya konulamayacağı, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesini sağlamakla yükümlü olan davalı idarenin bu amacına yönelik olarak görevli memurları yasal takdir yetkisinin hukuksal sınırları içerisinde atayabileceği, söz konusu yetkinin hukuka aykırı kullanıldığına dair geçerli bilgi ve belgenin sunulamaması karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Anılan karara karşı davacı tarafından esastan, davalı idarece vekalet ücreti yönünden yapılan itiraz üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararla; davalı idare tarafından, davaya konu işlemin idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca tesis edildiği öne sürülmüş ise de, davacının hizmet gereği, takdir yetkisine istinaden atanmasını gerektiren bir sebebin varlığının ortaya konulmadığı, atanmasını gerektirir mahiyette idari veya adli soruşturma geçirmediği, görevini gereği gibi yerine getiremediğine ya da yetersizliğine ilişkin tespitlerde bulunulmadığı, görevlendirme ile yürüttüğü görevde başarılı bulunarak asaleten atandığı hususları da dikkate alındığında, somut ve geçerli bir neden ortaya konulmaksızın salt takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, Dairelerince verilen bu hükmün doğal sonucu olarak davada haksız bulunan idarelerin lehine vekalet ücreti hükmedilmesi olanağı kalmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın davanın reddine dair kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, kararın davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olduğundan davalı idarelerin bu kısma yönelik istinaf başvurularının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bu kararın davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… , Temyiz No:… sayılı kararla; temyize konu karara karşı 2577 sayılı Yasa'nın 46. maddesi uyarınca temyiz yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle, aynı Yasa'nın 48/6. maddesi gereğince temyiz başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin 2577 sayılı Kanun'un 46/1-e maddesi kapsamında kaldığı ve kararın temyize tabi olduğu, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrosuna atama konusunda idarenin geniş tercih ve takdir hakkı bulunduğu, yürütülen hizmetin niteliği ile önemi dikkate alınarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca, Cumhurbaşkanı Kararnameleriyle yapılan atama ve görevden alma işlemleri hakkında verilen yargı kararlarının temyiz incelemesine tabi olması nedeniyle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyiz başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/6. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava; Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınmasına ilişkin … günlü, … sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 21/01/2017 günlü, 6771 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 104. maddesinde, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri sayılmış; anılan maddenin 9. fıkrasında, "Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler." hükmü yer almıştır.
Anayasa'nın ilgili hükmü uyarınca çıkarılan ve 10/07/2018 günlü, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair (3) Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atama usulü" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Anayasanın 104 üncü maddesine göre yürütme yetkisinin sahibi olan Cumhurbaşkanı, atamaya yetkili amirlere ait yetkileri haizdir." hükmüne; 2. fıkrasında, "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir." hükmüne; anılan Kararname'nin eki (II) sayılı cetvelde, "Bakanlık İl Müdürleri" kadrosuna yer verildiği görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiş ve aynı maddenin (e) bendinde; "müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları"na yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz Dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "... Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; 7. fıkrasında da, "... temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda 21/10/2017 günlü, 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la getirilen düzenlemelerin, 16/04/2017 tarihinde gerçekleştirilen halk oylamasında kabul edilmesi sonrasında ülkemizde uygulanan hükümet sisteminde esaslı değişiklikler yapılmış ve bu yeni hükümet sistemine ilişkin değişiklikler Cumhurbaşkanının Türkiye Büyük Millet Meclisinde ant içerek göreve başladığı 09/07/2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Anayasa'nın eski halinde yürütme yetki ve görevi, Cumhurbaşkanı ile Bakanlar Kurulu arasında bölüşülmüşken, yeni halinde bu yetki ve görev, sadece Cumhurbaşkanına verilmiş; Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık kaldırılmıştır.
Bu çerçevede, 09/07/2018 günlü, 30473 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile pek çok Kanun ve KHK'da önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda, anılan KHK'nın 130. maddesiyle 23/04/1981 günlü, 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanun, 131. maddesiyle de 23/06/1981 günlü, 2477 sayılı 23/04/1981 günlü, 2451 sayılı Kanunun Kapsamı Dışında Kalan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usulüne İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
Anayasa'nın amir hükmü uyarınca çıkarılan ve yukarıda metnine yer verilen 10/07/2018 günlü, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair (3) Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atama usulü" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında, anılan Kararname'nin ekinde yer alan (I) sayılı cetvelde sayılan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla; (II) sayılı cetvelde sayılan kadro, pozisyon ve görevlere ise Cumhurbaşkanı onayıyla atama yapılacağı belirtilmiştir.
(3) sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (I) sayılı cetvelinde yer alan kadrolara yönelik atama ve görevden alma işlemlerinin doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı tarafından verilen kararla; (II) sayılı cetvelde yer alan kadrolara ilişkin olarak yapılan atama ve görevden alma işlemlerinin ise, ilgili makamın teklifi, önerisi üzerine Cumhurbaşkanının verdiği onay ile tesis edildiği; bu doğrultuda, Cumhurbaşkanının (I) sayılı cetvele tabi olanlara yönelik atama işlemleri konusunda karar makamı, (II) sayılı cetvele tabi olanlara yönelik atama işlemleri konusunda ise onay makamı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, (3) sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ekinde sunulan (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer verilen kadrolara yönelik atama, görevden alma ve benzeri tasarrufların tamamı "Cumhurbaşkanı Kararı" adı altında Resmi Gazete'de yayımlanmaktaysa da, uygulamada, bu işlemlerin ayrı bir bölüm olarak "Atama Kararları" başlığı altında yayımlanmakta olduğu, bu işlemlerde Cumhurbaşkanı yanında işlemin tesisi aşamasında teklifde bulunan ilgili bakanlığın veya kamu kurumunun ismine yer verilmediği görülmektedir.
Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi incelendiğinde, Cumhurbaşkanı onayıyla atanacak "Bakanlık İl Müdürlerinin" (II) sayılı cetvelde yer aldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve mevzuat hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kapsamında Başbakanlığın kaldırılması nedeniyle Parlamenter Hükümet Sistemi döneminde uygulanan şekliyle müşterek kararname ile atama işlemi tesis edilmesine fiili ve hukuki olarak imkan kalmadığı, bu nedenle üst kademe kamu yöneticileri ile kamu kurum ve kuruluşlarındaki atama usullerinin 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeni hükümet sistemine uygun olarak belirlendiği, bu kapsamda Kararname'nin (I) sayılı cetvelinde sayılan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla; (II) sayılı cetvelinde sayılan kadro, pozisyon ve görevlere ise Cumhurbaşkanı onayıyla atama yapılacağının düzenlendiği, bu suretle önceki hükümet sisteminde müşterek kararnameyle yapılan atama ve görevden alma işlemlerinin yerini, yeni hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı onayı ile yapılan atama ve görevden alma işlemlerinin aldığının kabulü gerektiği, bu doğrultuda Cumhurbaşkanı onayı ile tesis edilen atama ve görevden alma işlemlerinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan "müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının Bingöl İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmakta iken, bu görevinden alınmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın konusu itibarıyla; 2577 sayılı Kanun'un 46/1-(e) maddesinde öngörülen müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri kapsamında olup, temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerekirken, anılan karara karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle temyiz isteminin reddi yönünde verilen bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARELERİN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... , K:... , Temyiz No:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/c fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesi gereğince dosya tekemmülünün sağlandıktan sonra esastan temyiz incelemesi yapılabilmesi için tekrar Danıştaya gönderilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!