Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9508 E. , 2025/112 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9508
Karar No : 2025/112
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, "Amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... karar sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde, ... tarihinde ... kod numaralı resmi ve zırhlı aracın arka mazgalından yol kenarlarındaki vatandaşlara karşı parlayıcı ve patlayıcı madde atıldığı iddiasıyla hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırıldığı; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, olay gecesi davacının da içinde bulunduğu ... plaka numaralı araçta yapılan aramada torpil adı verilen maddenin bulunduğu, bu durumun davacının ve araçta bulunan diğer polis memurları ile bahse konu olaya ilişkin olarak tanık sıfatıyla ifadesi alınan bazı polis memurlarının beyanlarıyla da sabit olduğu, her ne kadar davacı tarafından kendilerini korumak amacıyla bahse konu maddeyi bulundurdukları iddia edilmiş ise de davacıların kullanımına tahsis edilmiş teçhizat ve silah var iken Emniyet envanterinde bulunmayan bir maddenin araçta bulundurulmasının koruma amaçlı olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, aynı zamanda Hakkari Valiliği tarafından yayınlanan 2014/1 sayılı Genelge ile bu tür maddelerin kullanımına ve satılmasında da sınırlama getirildiği, bu nedenle davacıya bahse konu maddenin kullanımının yasak olduğuna ilişkin ayrıca bir tebliğ yapılmasına gerek olmadığı, davacının komiser yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle kendisine resmi olarak verilmeyen herhangi bir patlayıcı ve parlayıcı nitelikteki maddeyi bulundurmasının suç teşkil edeceğini bilmesi gerektiği, bu nedenle kendisine teslim edilmemiş torpil adı verilen maddeyi resmi polis aracında bulundurarak ilgili mevzuat ve Genelgelere aykırı hareket eden davacının "amirin emrini yerine getirmemek" suçunu işlediğinin anlaşıldığı, bahse konu olayın vatandaşın Emniyet personeli ve Devlet kurumlarına olan güven duygusunu sarsabilecek ve toplum nezdinde karışıklık çıkarabilecek nitelikte olması nedeniyle Devletin ve kişilerin zarara uğramış olduğunun görülmesi karşısında, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Mahkeme kararı usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında verilen meslekten çıkarma cezasında ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığı, hakkındaki soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin 4483 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak yürütüldüğü, soruşturmanın eksik inceleme ve araştırma ile sonuçlandırıldığı, isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak ve somut delillerle ispatlanamadığı, torpil isimli maddenin zırhlı polis aracında bulundurulmaması gerektiği yönünde tarafına yapılmış bir tebligat veya amir emri bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Kars İl Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, 15/01/2015 tarihinde kendisinin de içinde bulunduğu ... kod numaralı resmi ve zırhlı aracın arka mazgalından yol kenarlarındaki vatandaşlara karşı parlayıcı ve patlayıcı madde atıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; araçta yapılan aramada 20 adet torpilin bulunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde bulunmayan, kendisine görev gereği kullanılmak üzere resmi olarak verilmemiş olan parlayıcı/patlayıcı maddeyi piyasadan satın alarak görev sırasında resmi araçta bulundurduğu, Emniyet Genel Müdürlüğünün bu konuda yayınlamış olduğu Genelgelerle verilmiş olan emir ve talimatları yerine getirmeyerek toplumun huzurunu bozmaya yönelik eylem gerçekleştirdiği, vatandaşın Devlete olan güvenini sarstığı, kullanılması yasak olan "torpil" isimli maddeyi satın almak suretiyle amirin emrini yapmamak suçunu işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle ... günlü, ... karar sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan işlemin iptali istemiyle davacı tarafından temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Öte yandan UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının disiplin cezasına esas fiilleri nedeniyle "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması; korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma" suçundan hakkında yürütülen ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; görüntü izleme tutanakları, olay tutanakları, tanık beyanları, sanık savunmaları ve dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgelerden, araç içerisinde bulunan davacının, yoldan geçen vatandaşların üzerine doğru patlayıcı madde olan torpil atmak suretiyle vatandaşların üzerinde korku ve panik yarattığı anlaşıldığından eylemine uyan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu sabit görülerek 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde, "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir.'' hükmü yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin 4. alt bendinde; "Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek" fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış; anılan Kanun'un "Ağırlaştırıcı nedenler" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, "Amirin emrinin yapılmaması neticesinde, Devlet ya da kişiler zarara uğratılmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olunmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası uygulanabilir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu görevlilerine disipline aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için anılan eylem ve işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun yürütülen soruşturma ile ortaya konması gerektiği ile tespit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasa ve yönetmeliklerde yer alan uygun cezasının verilmesi gerektiğine ilişkin hususlar disiplin hukukunun temel ilkelerindendir. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara da neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır. Diğer bir ifade ile bir fiilin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için fiilin kanunda öngörülen tipe uygun olması (tipiklik ilkesi) yani, yasal düzenlemedeki içerik ile sübut bulan soruşturma konusu fiilin birbiriyle örtüşmesi gerekmektedir. Bu koşulların sağlanmadığı durumlarda ise en azından "o ceza için" suçun oluşmadığı kabul edilmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının tetkikiyle ulaşılan ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde; davacının da içinde bulunduğu resmi zırhlı araçtan yol kenarlarındaki vatandaşlara karşı parlayıcı ve patlayıcı madde atılmak suretiyle vatandaşların üzerinde korku ve panik yaratıldığı hususlarının sabit olduğu, ancak davacının üzerine atılı eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde yer alan ''Amirin emrini yapmamak" suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle Tüzüğün 10. maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının anılan madde uyarınca cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!