WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/9184 E.  ,  2024/807 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9184
Karar No : 2024/807

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-5. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kahramanmaraş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; ekip görevlileri davacı ve dava dışı polis memuru C. T. hakkında 23/05/2013 tarihinde yaptıkları kimlik kontrolü esnasında S.K ve E.Y isimli şahıslara sözle ve elle cinsel tacizde bulundukları iddiasıyla soruşturma başlatıldığı, konuyla ilgili gerek polis merkezinde gerekse yapılan disiplin soruşturması kapsamında bayanların alınan ifadelerindeki olayın ayrıntılarına ait tutarlı ve birbirini destekler nitelikteki beyanları, görevlileri ismen ve eşkal olarak tespit ettikleri, bayanların kullanmış olduğu telefonun polis merkezindeki incelemesinde davacının kendi telefonundan olay günü saat 23:39'da bir kez arandığı, kimliği üzerinde bulunmayan S.K isimli bayanın bölgeye yakın bir mesafede bulunan polis merkezine intikal ettirilmesi gerekirken, ekip otosu içerisine alınarak bir müddet alıkonduktan sonra hiçbir işlem yapmadan serbest bırakıldığı, bayanların mağdur olmamaları ve kendi taleplerine istinaden bir üst sokakta indirilmek üzere ekip otosuna bindirdiklerini beyan etmişlerse de, şahısların ikamet ettikleri yerin bir üst sokağında bırakılmayarak bölge içerisinde yaklaşık 10 dakika kadar ekip otosunda dolaştırıldığının sübuta erdiği, bu durumda, "sarkıntılık yapmak" fiilleri nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacının bir alt ceza verilmesi yönündeki talebine gelince, Tüzüğün 15. maddesinin emredici bir hüküm olmaması karşısında, idarenin takdir yetkisini bu çerçevede kullandığının kabul edilmesi gerektiği, ayrıca davacı hakkında basit cinsel saldırı ve cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinden dolayı hakkında açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin .. günlü, E:…., K:… sayılı kararıyla hapis cezasına mahkum edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Ağır Ceza Mahkemesi kararının yazılmaması nedeniyle henüz gerekçesi belli olmadığından, bu karara dayanılarak hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bununla birlikte; ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku, kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili, ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir. Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür. (Anayasa Mahkemesi, Başvuru Numarası: 2016/13566, § 48, 49).
Bakılan uyuşmazlıkta; davacı hakkında "Basit Cinsel Saldırı, Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Görevi Kötüye Kullanma" suçlarından açılan ceza davasında … Ağır Ceza Mahkemesince verilen .. günlü, E:… K:… sayılı kararla, davacının suç tarihinde; mağdur E. Y.'ye yönelik cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile mağdur S. K.'ya yönelik cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … günlü, E:.., K:… sayılı kararıyla; olay gecesi sanıkların cinsel hareketlerle vücut dokunulmazlıklarını ihlal ettiklerine dair mağdurelerin aşamalarda değiştirdikleri kolluktaki ilk beyanları dışında mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek müsnet suçtan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin Kanun'a aykırı olduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı bozulmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere, ceza hukuku ve disiplin hukukunda korunan kamu yararının farklı olduğu, disiplin cezasına konu fiil kapsamında elde edilen delillerin, ceza hukuku bakımından mahkumiyete yeterli olmaması veya beraat kararı verilmesinin, bu delillerin disiplin hukuku açısından ayrıca değerlendirilmesine ve disiplin yaptırımı uygulanmasına engel olamayacağı açıktır.
Her ne kadar davacı hakkında "Basit Cinsel Saldırı, Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Görevi Kötüye Kullanma" suçlamalarıyla açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş ise de, disiplin cezasına konu olayın oluş şekli, mağdurelerin disiplin soruşturması kapsamında verdikleri şikayet dilekçelerinde ve ifadelerinde, ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada, olayın meydana gelişini ayrıntılı bir şekilde anlatmaları, daha sonra şikayetlerinden vazgeçme aşamasında da bu beyanlarında bir değişiklik yapmamaları hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının, ceza yargılamasında beraat etmiş olmasının, dava konusu disiplin cezasının verilmesine engel oluşturmayacağı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:.., K:… sayılı kararın yukarıda yer verilen açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :
Dava; Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-5. maddesi uyarınca "sarkıntılık yapmak" fiillerinin sübuta erdiğinden bahisle 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kahramanmaraş Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 13/02/2014 günlü, 2014/32 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 7/D-5 maddesinde; “Sarkıntılık yapmak” fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında, kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare, disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak, bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu disiplin cezasına esas alınan ve davacıya isnat edilen fiilin, polis merkezi amirliğine müracaat ederek şikayetçi olan bayanlara sözle ve elle cinsel taciz (sarkıntılık) gerçekleştirmek olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının sarkıntılıkta bulunduğu bayanların şikayetleri üzerine disiplin soruşturması açılmış, ayrıca davacı hakkında "Basit Cinsel Saldırı, Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Görevi Kötüye Kullanma" suçlarından açılan ceza davasında …. Ağır Ceza Mahkemesince verilen … günlü, E:.., K:… sayılı kararla, davacının suç tarihinde; mağdur E. Y.'ye yönelik cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile mağdur S. K.'ya yönelik cinsel saldırı suçunu işlediği sabit olduğundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. günlü, E:.., K:.. sayılı kararıyla; olay gecesi sanıkların cinsel hareketlerle vücut dokunulmazlıklarını ihlal ettiklerine dair mağdurelerin aşamalarda değiştirdikleri kolluktaki ilk beyanları dışında mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek müsnet suçtan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin Kanun'a aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu durumda, disiplin cezasına konu fiil nedeniyle adli yargıda açılan davada, temyiz aşamasında verilen karar dikkate alındığında ve bu ifadeler dışında, atfedilen suçun davacı tarafından işlendiğini net bir şekilde ortaya koyan başka bir tanık ifadesi veya somut delilin mevcut bulunmaması karşısında, davacıya isnat edilen "sarkıntılık yapmak" fiili hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.