Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8679 E. , 2024/1050 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8679
Karar No : 2024/1050
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü (Mahkeme kararında sehven ... olarak yazılmıştır.), E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Adana İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, ... sahte ismi ile Adana Cumhuriyet Savcısı ...'nin, ... sahte ismi ile Adana Cumhuriyet Savcısı ...'nün üç ay süre ile iletişiminin dinlenmesi amacıyla düzenlenen 30/04/2012 tarihli iletişime müdahale talep formunda imzasının bulunması nedeniyle "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor düzenlemek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin ... günlü, K:... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; usulsüz olarak dinlenen kişilerin, iletişiminin dinlenmesine esas teşkil eden teknik takip ve izleme talep formlarında belirtilen örgütsel faaliyetler içinde olmadıkları, bu faaliyetlerle ilgili olarak irtibatta bulundukları belirtilen şahıslarla irtibatta bulunduklarına dair emareler ve bilgiler olmadığı; yapılan dinleme işlemlerinin, gerekçeleri ve amaçları itibarıyla 2559 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmadığı, bu bağlamda disiplin soruşturmaları ve özel hayata dair konularla ilgili dinleme işlemlerinin de önleme dinlenmesinin konusu olmadığı, önleyici dinleme işlemine ilişkin hakim kararının, istihbarat biriminin dinleme gerekçesi olarak sunduğu bilgilerin doğruluğunun tescil ve tespiti niteliğini taşımayacağı, dinleme işlemlerinin hakim kararıyla yapılmasının bu kararlara esas teşkil eden formların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı, iletişimlerinin dinlenmesi tedbiri uygulanmış olan şahıslardan, haklarında uygulanan bu tedbire esas teşkil eden ve gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkan verilerin daha sonradan imhasına karar verildiği, dinleme kararı alınırken yapılan taleplerin sahte isimler kullanılarak yapılan dinlemenin hakim ve savcılara yönelik olduğu, hukuk güvenliğini sağlamakla yükümlü olan hakim ve savcıların dahi haberleşme özgürlüğünün, suçla mücadele ve kamu güvenliğini sağlamakla görevli olan kolluk görevlileri tarafından bu şekilde ağır biçimde ihlal edilmesi halinde hukuk ve haberleşme özgürlüğünden bahsedilemeyeceği, farklı isimlerle hakim ve savcıların kendilerine ait imei numarası üzerinden yapılan dinleme için düzenlenen iletişime müdahale talep formlarının dayanaksız ve gerçek dışı bilgilerle oluşturulduğu sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle davacının eyleminin karşılığı olarak "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin yasal dayanağının kalmadığı, önleme dinlemeleri kapsamındaki görevinin dinleme yapılması yönünde usulüne uygun olarak verilen karar çerçevesinde fiilen telefon dinlemesi yapmaktan ibaret olduğu, kimin veya hangi telefon numarasının dinlenileceğinin talep edilmesi hususunda herhangi bir yetki ve görevinin bulunmadığı, savunma hakkı kısıtlanarak yapılmış bir soruşturma sonucunda meslekten çıkarma gibi ağır bir cezaya mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından 30/04/2012 tarihinde imzalanan iletişime talep formuna istinaden iletişime müdahale kararı alınmış olduğundan, davacının "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediği tarih olarak bu tarihin esas alınması gerekmektedir. Bu durumda; davalı idarenin iki yıllık ceza verme yetkisinin 30/04/2014 tarihinde dolduğu dikkate alındığında; davacının 26/06/2014 tarihinde disiplin cezası ile tecziye edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacının 30/04/2012 tarihinde imzaladığı iletişime müdahale talep formuna istinaden başlatılan usulsüz dinlemenin 30/07/2012 tarihine kadar devam ettiği, davaya konu disiplin cezasının da 26/06/2014 tarihinde verildiği görülmektedir. Bu durumda; davacı tarafından da imzalanan 30/04/2012 tarihli talep yazısına istinaden gerçekleştirilen usulsüz dinlemenin 30/07/2012 tarihine kadar devam ettiği ve belirtilen tarihte sonlandırıldığı göz önüne alındığında, dinlemenin sonlandırıldığı tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen iki yıllık ceza verme yetkisi zaman aşımı süresinin aşılmadığı anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklamanın eklenmesi suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!