Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8632 E. , 2023/6173 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8632
Karar No : 2023/6173
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; Aydın İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken davacının, "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi uyarınca "bir günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/01/2018 günlü, E:2016/26465, K:2018/3638 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan inceleme sonucunda Aydın 1. İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; uyuşmazlığa konu disiplin soruşturmasında yer alan ifadeler ve beyanlar incelendiğinde, davacının da bir dönem (29/02/2012-27/07/2012) şube müdürlüğü görevini yürüttüğü Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesindeki Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği'nde kullanılan bilgisayarlarda, cd, disket sürücü, taşınabilir bellek gibi aygıtlarla veri çıkışına izin verecek donanımların sürekli olarak bulunduğu, davacıdan önceki Asayiş Şube Müdürü ...'in, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Bağlı İl Teşkilatlarındaki Teknik Takip ve İzleme Büro Amirlikleri Çalışma Yönergesi'nin imza karşılığında personele tebliğ edildiğini ifade ettiği, aynı şekilde davacıdan sonraki şube müdürlerinden 3. sınıf emniyet müdürü ...'in benzer beyanlarda bulunduğu, şube müdürlüklerinde yapılan her işlemin şube müdürünün sorumluluğunda ve denetiminde olduğu, şube müdüründen habersiz olarak şubede görev yapan personele tebliğ yapıldığının kabulüne hukuken imkan bulunmadığı, kaldı ki davacının da ifadelerinde Yönergeden haberdar olduğunu, Yönergeye ilişkin olarak telefon ile bilgi almak için KOM şube müdürlüğünü aradığını, gizli bir Yönerge olduğunu beyan ettiklerini ifade ettiği, bu şekilde davacının aslında Yönerge'nin varlığından haberdar olduğunun anlaşıldığı, ayrıca Yönerge'nin davacının müdürü olduğu asayiş şubesi bünyesindeki teknik takip biriminin yönetim ve işleyişini düzenlediği düşünüldüğünde, idari ve hukuki yönden sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler içeren Yönerge'nin içeriğinin davacı tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, mevzuat düzenlemesini bilmeden bu birimin yönetim ve işleyişini sürdürdüğünün kabulüne olanak bulunmadığı, kaldı ki davacıdan önce ve davacıdan sonra görev yapan şube müdürlerinden hiçbirinin de anılan Yönerge'den haberdar olmadıkları yönünde bir savunma da bulunmadıkları, bu itibarla; 672 sayılı K.H.K. uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının olay tarihinde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesiyle ve tecrübesinde olduğu ve asayiş şube müdürü olarak görev yaptığı düşünüldüğünde, teknik takip, dinleme, izleme gibi emniyet faaliyetlerinin hassasiyeti değerlendirildiğinde, davacının yönetiminde bulunan teknik takip ve izleme biriminin yönetilmesine yönelik olarak tesis edilen Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Bağlı İl Teşkilatlarındaki Teknik Takip ve İzleme Büro Amirlikleri Çalışma Yönergesi'ni bilmediği yönündeki savunması itibar edilebilir bulunmamış olup, bu nedenle davacı hakkında davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, diğer taraftan davacının; teknik takip faaliyetlerinde cd, disket sürücüsü ve taşınabilir bellek gibi taşıma aygıtlarına veri çıkışı olan bilgisayarların kullanılması şeklindeki fiilinin disiplin yönünden, görevde kayıtsızlık göstermek kapsamına girdiği ve gerek disiplin cezasının öngörüldüğü tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi, gerek 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun, 8/3(a-13) maddesinde, 3 günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği, bununla birlikte davacının fiilinin (en son) işleniş tarihinin, asayiş şubesi müdürlüğünden ayrıldığı 27/07/2012 tarihi olduğu, disiplin soruşturması kapsamında davacı hakkında verilen kararın tarihinin ise 20/04/2015 olduğu, davacıya uygulanan 1 günlük aylıktan kesme cezasının, bu ceza için öngörülen 6 aylık disiplin cezası verme zaman aşımı süresi sona erdikten sonra tesis edildiği, dolayısıyla davacıya disiplin cezası verilmesine olanak bulunmadığı, disiplin soruşturması kapsamında son savunmasını sunması için gönderilen yazının 05/03/2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının da son savunmasını 12/03/2015 tarihinde davalı idareye sunduğu, sonrasında ise davacının son savunmasının yeterli görülmemesi üzerine, davalı idarece fiiline uygun disiplin cezasının tatbik edilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde bu yönlerden de herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında tesis edilen disiplin cezasının dayanağı olan gizli ibareli Yönergenin tarafına tebliğ edilmediği, bu yüzden yönergenin içeriğini bilmesi mümkün olmadığından sorumlu tutulamayacağı bununla birlikte soruşturmaya konu bilgisayarların Asayiş Şube Müdürlüğüne ne zaman tahsis edildiği ve hangi Büro Amirliğinde kullanılmaya başlandığının kayıtlardan araştırılmadığı, bu yönüyle soruşturmanın eksik yapıldığı ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde Asayiş Şube Müdürü olarak (29/02/2012-25/07/2012) tarihleri arasında görev yaptığı dönemde davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, teknik takipte kullanılacak bilgisayarlardaki cd, disket sürücüsü ve taşınabilir bellek gibi taşıma aygıtlarını söktürmeden teknik takipte kullanılmasına müsaade etmesinde kusurlu bulunan davacının, "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi uyarınca "bir günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiillerin düzenlendiği 8/3-(a) maddesinin 13. alt bendinde, ''görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek'', "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) (Anayasa Mahkemesinin 09/03/2023 günlü, E:2023/5, K:2023/45 sayılı kararıyla bu fıkra iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra -20/03/2024- yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." hükümleri bulunmaktadır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan (mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesinde; görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek fiili, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu nedenle disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Uyuşmazlık konusu olan ve davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi gereğince bir günlük aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Disiplin kurulu kararının verildiği tarihte, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacıya atfedilen soruşturma konusu eyleme yönelik ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezası (1 günlük aylık kesimi) için mevzuatımızda ayrıca idari bir yaptırım belirlenmemesi karşısında, Mahkemece hukuki denetimin, fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu olayda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; eylemin sübuta erip ermediğinin irdelenmesi suretiyle davanın reddi yolunda karar veren İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2- ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; davacının, "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6. maddesi uyarınca "bir günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle soruşturma dosyasının işlemden kaldırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat olunan kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, idarelerce öncelikle disiplin cezasını gerektiren fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması, daha sonra fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıllık sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve bu sürenin dolduğunun tespit edilmesi halinde de zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu olayda idarece fiillerin sübut bulduğu belirlendikten sonra zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı görülmektedir. Davacı ise fiillerin sabit olmadığı iddiasıyla işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, memur hakkındaki bir disiplin soruşturması dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçları farklıdır.
Bu itibarla, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği hususunda Mahkemece değerlendirme yapılarak karar verilmesinde usul yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan aksi yönde oluşan karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dava, davacı hakkında disiplin soruşturması açılıp eylemin sabit olduğu ancak eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlke olarak isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda disiplin cezasından başka bir idari yaptırım öngörülmüyor ise, idarece öncelikle eylemin işlendiği varsayılan tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilmelidir. Zamanaşımının tespiti halinde ise; eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın zaman aşımı nedeniyle doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.
Ancak, idarece bu genel ilkeye aykırı olarak zamanaşımı incelemesinden önce eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği incelemesi yapılıp eylemin sabit olduğu sonucuna ulaşıldıktan sonra (davada olduğu gibi) eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle ceza verilemeyeceğinden işlemden kaldırma yönünde işlem tesis edilmesiyle birlikte personelin özlük dosyasına da isnat edilen eylemin sabit olduğu bilgisi girmektedir. Bu durumun ise, ileride personel hakkında idari işlem tesisi sırasında aleyhe etkiye neden olması ihtimali gözetildiğinde; idarenin eylemin sabit olduğu saptaması idari yargı denetimine tabi tutularak yapılan yargılama sonunda eylemin sabit olmadığı sonucuna ulaşılırsa bu gerekçe ile işlemden kaldırma işleminin iptaline karar verilmesi hakkaniyet gereğidir.
Bu durumda; mahkeme kararı hakkında davacıya ceza verilmesine neden olan fiilin sabit olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!