Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6976 E. , 2023/5283 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6976
Karar No : 2023/5283
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Hatay İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, sendikal faaliyette bulunduğundan bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/37 ve 15. maddeleri uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının (2. ve 3. maddelerinde yer alan eylemleri nedeniyle) iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlık, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün "Sendika Kurma ve Sendikalara Üye Olma" içerikli "Emir Tebliği" konulu emniyet personelinin herhangi bir sendikal faaliyet girişiminde bulunulmaması yönündeki davacıya tebliğ edilen yazıya rağmen, davacının bu yazının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek diğer personeli itaatsizliğe teşvik etmesi ve amirin emrine uymamasından kaynaklanmakta olup, olay, emniyet hizmetleri sınıfına mensup davacının sendikal faaliyetlerinin yasal olarak mümkün olup olmadığı yönünden değerlendirildiğinde; halen yürürlükte bulunan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15/j maddesi uyarınca sendikal faaliyetin, emniyet hizmetleri sınıfı personeli için her ne şekilde olursa olsun yasaklanmış bir faaliyet olduğu, yargı mercileri tarafından yorum yoluyla değiştirilmesinin mümkün olmadığı ve bu hususta amirin vermiş olduğu emrin yerine getirilmemesinin disiplin yönünden ayrıca sorumluluk doğuracağı, polis memuru olan davacının, herhangi bir sendikal faaliyet girişiminde bulunmaması yönündeki hukuka uygun yazılı emrin hukuka aykırılığını ileri sürerek üzerine atılı disiplin suçunu işlediği sabit olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davayı açtığı tarih itibariyle ... isimli sendikanın üyesi ve denetleme kurulu yedek üyesi olduğu, sendikanın usule uygun kurulduğu ve tüzel kişilik kazandığı, mahkeme kararıyla kapatılmadığı, kendisinin kayıt altına alınmış ya da alınmamış, bir tek sendikal faaliyetinin dahi bulunmadığı, Uluslararası Çalışma Örgütünce (ILO) sendikal hakların ayrım gözetmeksizin tüm çalışanlara tanınmasının amaç edinildiği, ceza verilirken orantılılık ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; polis memuru olan davacının ... sendikasının üyesi ve Hatay şubesinde aktif olarak görevli olduğu, içerisinde görev yaptığı teşkilatın ve diğer büro çalışanlarının maddi ve manevi haklarını yükseltmek için sendikal oluşumun içinde yer aldığının beyanlarıyla da sabit bulunduğu, 4688 sayılı Kanun'un 15/j maddesine dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Makamının, sendikal faaliyette bulunma, üye olma ve temsilcilik açma ile ilgili verilen yazılı emrinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğü, fiili durum oluşmasına çalıştığı, anılan Kanun kapsamındaki emre itaatsizlik ettiğinden bahisle hakkında düzenlenen soruşturma raporundaki teklif doğrultusunda davaya konu disiplin kurulu kararıyla (2. ve 3. maddelerinde yer alan eylemleri nedeniyle), Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/37. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, Tüzüğün 15. maddesine istinaden bir alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/37. maddesinde, "Amir ya da üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da fiilen taarruza tahrik ya da teşvik etmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzük'te gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin sendika kurmalarının yasal zeminini teşkil eden 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun ilgili maddeleri incelendiğinde; "Kuruluş İşlemleri" başlıklı 6. maddesinde, "Sendika ve konfederasyonlar önceden izin almaksızın serbestçe kurulurlar.
Sendika kurucusu olabilmek için kamu görevlisi olarak çalışmak yeterlidir.
(Değişik üçüncü fıkra: 4/4/2012-6289/4 md.) Sendikanın kurucuları; sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerini kuruluş dilekçelerinin ekinde sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine vermek zorundadırlar.
(...)
Yukarıda anılan belge ve tüzüklerin ilgili valiliğe verilmesi ile sendika veya konfederasyon tüzel kişilik kazanır.
(Değişik altıncı fıkra: 4/4/2012-6289/4 md.) Valilik, tüzük ve belgelerin birer örneğini, onbeş işgünü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderir.
Tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili valilik eksikliklerin bir ay içinde tamamlanmasını ister. Tamamlanmadığı takdirde sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması için ilgili valilik bir ay içinde iş mahkemesine başvurur.
Mahkeme, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. Verilen süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, mahkeme sendika veya konfederasyonun kapatılmasına karar verir.(...)" hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle "Sendika üyesi olamayacaklar" başlıklı 15. maddesinde, "Bu Kanuna göre kurulan sendikalara; (...) j) Emniyet hizmetleri sınıfı, (...) üye olamazlar ve sendika kuramazlar." kuralı yer almıştır.
Anılan düzenlemelerden, ekinde sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerinin yer aldığı kuruluş dilekçelerinin, sendikanın kurucuları tarafından sendika merkezinin bulunduğu ilin valiliğine verilmesiyle sendikanın tüzel kişilik kazanacağı; tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili Valilikçe, eksikliklerin bîr ay içinde tamamlanmasının isteneceği ve tamamlanmadığı takdirde sendika faaliyetinin durdurulması için bir ay içinde iş mahkemesine başvurulacağı; mahkemece, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verileceği ve bu süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, sendikanın kapatılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının üyesi olduğu kısa adı "..." olan sendikanın, kuruluşuna ilişkin dilekçenin 09/10/2012 tarihinde Ankara Valiliğine verilmesiyle Yasa'da öngörülen şekilde kurularak hukuk alanında tüzel kişilik kazandığı, faaliyetinin durdurulmasına yönelik olarak Valilikçe bir ay içinde iş mahkemesine başvurulmadığından, hukuken varlık kazanmış ve hukuk sistemi içerisinde tüzel kişilik olarak yerini almış olan bir sendikanın mahkeme kararı olmadan faaliyetine son verilmesine ya da tüzel kişiliğinin yok hükmünde kabulüne ve buna bağlı olarak üyelerinin sendikal faaliyette bulundukları gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırılmalarına hukuken imkan bulunmamaktadır.
Aksi düşüncenin kabulü, kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmemesi durumunda, koşulları gerçekleşmediği halde kurulan sendikanın faaliyetinin durdurulması hususunda iş mahkemelerine tanınan yargı yetkisinin, yürütme yetkisini kullanan idarelerce kullanılması sonucunu doğurur ki bu durumun hukuken kabulü mümkün değildir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacıya atfedilen fiilin tamamıyla sendikal faaliyete ilişkin olması, bunun dışında, yürüttüğü kamu göreviyle ilgili olarak kendisine herhangi bir fiil, tutum ve davranış izafe edilmemesi karşısında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/37. maddesinde düzenlenen "Amir ya da üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da fiilen taarruza tahrik ya da teşvik etmek" kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!