WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/6435 E.  ,  2024/1113 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6435
Karar No : 2024/1113

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacının, Trabzon ili, Of İlçe Emniyet Müdürlüğü Polis Merkezi Amirliğinde görev yaptığı dönemde, “korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü olduğu sanık ya da suçluların, uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak” fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Trabzon Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, hakkında yakalama kararı bulunan hükümlü K.A.'nın, 26/08/2014 günü yakalanarak polis merkezi amirliğine getirildiği, nöbetçi savcı tarafından hükümlünün nezarethaneye alınma ve 27/08/2014 günü Of Adliyesinde hazır bulundurma talimatı verildiği, ancak K.A.'nın nezarethaneye alınmayarak idari büro arka penceresinden kaçmak suretiyle firar etmesi olayıyla ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen … günlü, … sayılı disiplin soruşturma raporu neticesinde dava konusu işlemin tesis edildiği, dava dosyası ve soruşturma raporu ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; olay günü 19:00-8:00 saatleri arasında davacının nezarethane sorumlusu olarak görevli olduğu, hakkında yakalama kararı bulunan hükümlü K.A.'nın saat:17:30 sıralarında yakalandığı ve … günlü, … sayılı "hastanın nezarethanede kalmasında sakınca bulunmamaktadır" şeklinde doktor raporu ve savcılık talimatı olmasına rağmen, polis merkezi amirliğinde nezarethaneye konulmayarak, hükümlünün talepleri doğrultusunda grup odasında bekletildiği, saat 10:00 civarında grup odasından koridora çıkarıldığı ve orada bekletildiği esnada, idari büro amirliği penceresinden atlayarak firar ettiği hususu sabit olup, olayla ilgili olarak Of Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranma sonucu kaçmaya neden olma" eyleminden ... sayılı iddianamenin de düzenlendiği, davacının, polis merkezi amirliği binasının pencerelerinde demir korkulukların bulunmadığı, binanın korunaklı ve standartlara uygun olmadığı yönündeki savunmasının ise, bu durumun davacı tarafından biliniyor olması ve buna rağmen nezarethaneye konulması gereken hükümlünün, önce grup odasında ardından koridorda bekletilmesi karşısında geçerli bir savunma olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle 26/08/2014 günü nezarethane sorumlusu olan davacının, nezarethaneye konulması yolunda savcılık talimatı olan ve nezarethanede kalmasında sakınca olmadığına dair doktor raporu olan hükümlüyü nezarethaneye koymayarak kaçmasına neden olduğundan "korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü olduğu sanığın uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına sebep olmak" fiilini işlediğinin sabit olduğu, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin soruşturması yapılırken lehine olan hususların dikkate alınmadığı, şüphelilerin bulunabileceği yerlerin demir parmaklıklarla kapatılmamış olmasının bunlardan biri olduğu, dava konusu işlemin dayanağı olan Tüzüğün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, geçmiş hizmetlerinin olumlu olması ve disiplin cezasının bulunmadığı hususlarının idarece dikkate alınarak alt ceza uygulanması gerekirken uygulanmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlıkta, 26/08/2014 tarihinde yakalanarak davacının nezarethane sorumlusu olarak görevli olduğu polis merkezi amirliğine getirilen hükümlü K.A. hakkında, nöbetçi savcı tarafından, nezarethaneye alınması ve 27/08/2014 günü Of Adliyesinde hazır bulundurulması talimatı verilmiş ancak, K.A.'nın nezarethaneye alınmayarak idari büro arka penceresinden kaçmak suretiyle firar etmesi üzerine, olayla ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi uyarınca "24 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği son derece ve kademede bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5 maddesi uyarınca brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesinde yer alan, "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak," fiili, "24 ay uzun süreli durdurma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı, Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde ise; "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak." fiili, 20 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2. maddesinde belirtilen disiplin cezasıyla karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun ile uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından işlenen fiile öngörülen temel ceza bakımından davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.