Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6368 E. , 2023/5212 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6368
Karar No : 2023/5212
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; karar başlangıç tarihi 19/12/2011, karar bitiş tarihi 22/01/2012 olan dinlemeye ilişkin olayda karar bitiş tarihinin 22/01/2012 olduğu, bu durumda söz konusu kaydın bu tarihten önce ve en geç 22/01/2012 tarihinde davacı tarafından gerçekleştirildiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren iki yıl içinde en son 22/01/2014 tarihinde bu eyleme ilişkin olarak ceza verilebileceği, diğer yandan bu dinlemeye ilişkin notta yer alan birtakım ifadelerde karar bitiş tarihinden sonra yapıldığını gösterir tarihlerin belirtildiği, bu kapsamda en son tarihli kaydın ise 13/04/2012 tarihi olduğu, bu durumda ise en geç 13/04/2014 tarihinde ceza verilebileceği; karar başlangıç tarihi 26/12/2011, karar bitiş tarihi 27/01/2012 olan dinlemeye ilişkin olayda karar bitiş tarihinin 27/01/2012 olduğu, bu durumda söz konusu kaydın bu tarihten önce en geç 27/01/2012 tarihinde davacı tarafından gerçekleştirildiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren iki yıl içinde en son 27/01/2014 tarihinde bu eyleme ilişkin olarak ceza verilebileceği, karar başlangıç tarihi 01/06/2012, karar bitiş tarihi 04/07/2012 olan dinlemeye ilişkin olayda, bu tarihten itibaren iki yıl içinde en son 04/07/2014 tarihinde ceza verilebileceğinin görüldüğü; söz konusu kayıtların karar bitiş tarihlerinden sonra girildiğine ilişkin olarak da bir veriye yer verilmediği, davalı idare işlemi 21/08/2014 tarihinde gerçekleştirildiğinden davacı hakkında isnat olunan anılan olaylara ilişkin olarak ceza zamanaşımı söz konusu olduğunun görüldüğü ve bu eylemler hakkında ceza verilmesine hukuken olanak bulunmadığı;
Öte yandan, geriye kalan olaylarda ise, mahkeme kararları doğrultusunda yapılan dinlemelerde davacı tarafından yazıldığı iddia olunan notların, dinlenen hedef şahıslar ile üçüncü kişilerin görüşmelerinin içeriğine ilişkin olmadığı gibi, hedef şahısların adli yönden dinlenmesini gerektiren hususlar kapsamında suç unsuru oluşturacak eylemlerinin olup olmadığının tespiti amacıyla hedef şahısların kimler ile irtibatlı oldukları ve kimlerle ilişki içerisinde bulunduğunun tespitinin önem arz ettiği, bu nedenle dinlenen hedef şahısların kimlerle ilişki içerisinde bulunduğunu belirtir bu tür notların özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikte olmadığı, kaldı ki söz konusu bilgilerin kişisel saikle kullanıldığı yönünde bir bilgi ve belgeye soruşturma dosyasında yer verilmediği, davacı hakkında isnat olunan fiile ilişkin olarak iki dinleme kaydında yer alan birtakım ifadelerin delil olarak sunulduğu, "sürekli kırmızı şapka ile dolaştığını, herkesin kendisini öyle tandığını söylüyor, esrarı çok kullanır, ... ile takılır, hedefin mavi poları varmış", "... bankasının numarası var, Villalarda çalışan yabancı uyruklu kadınlara ilişkiye girmek için para karşılığında müşteri buluyor, erkekler ile birlikte oluyor" şeklindeki ifadelerin not edilmesinin hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte ve yoğunlukta bir eylem olmadığı sonucuna ulaşıldığı; davacının yaptığı işin niteliği dikkate alındığında kaydettiği bilgilerin hangilerinin özel hayata ilişkin, hangilerinin özel hayata ilişkin olmayıp, görevinin gereği kaydedilmesi gereken bilgiler olduğunun ayrımının çok güç olduğunun görüldüğü gibi, davacıyı bu iş için görevlendiren davalı idarenin davacıya bu konuda özel bir eğitim verdiğine ya da dikkat etmesi gereken hususları gösteren bir evrak tebliğ ettiğine ilişkin dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığının açık olduğu, bu nedenlerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının, hakkında tedbir kararı uygulanan şahısların adli dinlemesi sırasında elde ettiği, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün görev alanına giren suç ve suçluların soruşturulmasına ilişkin olmayan, özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikteki beş adet kişisel veriyi Tib-Net'e kaydedip depolayarak arşiv oluşturduğunun sabit olduğu, eyleminin karşılığı olan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacıya, yapılan adli dinlemelerin not çözümlemelerinden beşinde hedef şahsın özel hayatının gizliliğini ihlal eder ifadelere yer verdiğinden bahisle dava konusu edilen disiplin cezası verilmiştir. Davacıya isnat edilen beş adet adli dinlemeye ilişkin özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikteki notun davacıyla birlikte başka personele de isnat edildiği, bu notların davacı tarafından girildiğinin her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, iptal yönündeki Mahkeme kararının anılan gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mardin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-B-2 maddesinde de "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin 135. maddesine göre yapılan beş adli dinlemeden edinilen ve hedef şahısların özel hayatlarının gizliliğini ihlal eder nitelikteki özel notları hukuka aykırı bir şekilde kişisel veri olarak TİB-Net'e kaydettiğinden bahisle dava konusu disiplin cezası ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır. Davacıya isnat edilen ve karar başlangıç tarihi 01/06/2012, karar bitiş tarihi 04/07/2012 olan adli dinlemeye ilişkin özel notların davacı tarafından en geç 04/07/2012 tarihinde Tib-Net sistemine girildiği kabul edilse bile bu adli soruşturma bakımından 657 sayılı Kanun'un 127/son maddesi uyarınca disipilin cezasının, 04/07/2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani en geç 04/07/2014 tarihinde verilmesi; karar başlangıç tarihi 26/12/2011, karar bitiş tarihi 27/01/2012 olan adli dinlemeye ilişkin özel notların davacı tarafından en geç 27/01/2012 tarihinde Tib-Net sistemine girildiği kabul edilse bile bu adli soruşturma bakımından 657 sayılı Kanun'un 127/son maddesi uyarınca disipilin cezasının, 27/01/2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani en geç 27/01/2014 tarihinde verilmesi; karar başlangıç tarihi 19/12/2011, karar bitiş tarihi 22/01/2012 olan adli dinlemeye ilişkin özel notların davacı tarafından en geç 22/01/2012 tarihinde Tib-Net sistemine girildiği kabul edilse bile bu adli soruşturma bakımından 657 sayılı Kanun'un 127/son maddesi uyarınca disipilin cezasının, 22/01/2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani en geç 22/01/2014 tarihinde verilmesi gerekirken, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra 21/08/2014 tarihinde verildiği görülmüştür. Bu nedenle, isnat olunan anılan dinlemelere ilişkin olarak ceza zamanaşımı söz konusu olduğundan, bu eylemler bakımından ceza verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacıya isnat olunan ve karar başlangıç tarihi 06/11/2012, karar bitiş tarihi 09/12/2012; karar başlangıç tarihi 21/01/2013, karar bitiş tarihi 23/02/2013 olan diğer iki dinlemeye ilişkin olarak kayda alınan hedef şahısların kişisel verilerine ilişkin notların terör suçlarının önlenmesi, terör örgütleri ile bağlantılı eylem ve faaliyetlerin ortaya çıkarılması amacının dışında, özel hayatın gizliliğini ihlal eder nitelikte olduğu sonucuna varılmış olup, davacının "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediği sübuta erdiğinden, "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!