Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6344 E. , 2024/1630 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6344
Karar No : 2024/1630
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından gerekçe yönünden dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Isparta İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1. maddesi uyarınca "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Kanun'un 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Isparta Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında, E.E. isimli polis memurunun arkasından "paralelci olmayan versiyonlar da böyle oluyor işte" dediği iddiasıyla açılan soruşturma sonucunda, şikayetçi polis memuru E.E. ile o esnada yanında bulunan tanık durumundaki polis memuru F.B.'nin ifadelerinde, davacının bu sözleri söylediğinin beyan edildiği, fiilin sübuta erdiği, ancak davacının fiilinin, kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya iş arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak kapsamında bulunduğu ve bunun karşılığı olarak 4-10 günlüğe kadar aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması gerektiği, davacının fiilinin hukuki nitelendirmesi hatalı yapılarak, ilgili Tüzüğün 7/B-1. maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasında bu yönden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuki bir anlamı kalmayan bir Tüzüğe göre verilmiş disiplin cezasının yok hükmünde olduğu, ceza tesisinde lehine ifade veren tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığı, yalnızca şikayet dilekçesini veren polis memuru ve onu tanıyan başka bir polis memurunun tutarlı olmayan ifadelerinin esas alınarak verilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; mahkeme kararı üzerine tahkikat dosyası yeniden incelenerek davacının Tüzüğün 5/B-1. maddesi uyarınca 10 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırıldığı, temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Isparta İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken davacı hakkında açılan soruşturma sonucunda hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1. maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Kanun'un 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin Isparta Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 15/07/2015 günlü, 2015/16 sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1. maddesinde yer alan "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/5-b-2. maddesinde de, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin soruşturması yapılırken, olayın oluş şeklinin tüm boyutlarıyla tarafsız ve bağımsız bir şekilde ve iddia edilen disiplin suçunun açık ve net olarak somut delillerle ve varsa tanık ifadeleriyle birlikte tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Olayda, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde; Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru E.E.'nin, hakkında yasal işlem yapılan şahsı parmak izi ve fotoğraflarının alınması için Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğüne getirdiği, şahsın evraklarını büro içerisine bırakıp ayrıldığı sırada kapıdan çıkarken, davacının arkasından "paralelci olmayan polisler işte hep böyle" şeklinde dediği, diğer polis memuru B.Y.'nin de "evet doğru söylüyorsun" diyerek onayladığından bahisle verdiği şikayet dilekçesi üzerine davacının da aralarında olduğu ilgililer hakkında disiplin soruşturması açıldığı, tanık olarak ifadesine başvurulan polis memuru H.A.'nın "çalıştıkları büronun iç içe iki ayrı odadan oluşturulan bir yer olduğunu, arka taraftaki odada çalışması nedeniyle konuşmayı duyma imkanı olmadığını", polis memuru F.B.'nin ise "kapıdan çıkan E.E.'yi uğurladığını ve yapması gereken işlemleri anlattığını, o sırada davacının E.E.'ye hitaben paralelci olmayan versiyonlar da böyle oluyor işte dediğini duyduğunu", ifadelerine başvurulan diğer polis memurları S.A. ve H.A.'nın "olay günü saat 15.00'e kadar şubede olduklarını, böyle bir konuşmaya şahit olmadıklarını", polis memuru R.Y.'nin de "getirilen şüphelinin parmak izi işlemlerini kendisinin yaptığını, görevi esnasında böyle bir olaya şahit olmadığını" beyan ettikleri görülmüştür.
Bu durumda, şikayet konusu sözleri davacının söylediğine dair yalnızca bir tanık ifadesi olması karşısında söz konusu sözlerin söylendiğinin hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı, davacıya isnat olunan fiilin sübuta ermediği ve verilen cezada hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen GEREKÇE ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/03/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında polis memuru E.E.'nin verdiği şikayet dilekçesi sonucunda açılan soruşturma kapsamında, davacının, E.E.'ye hitaben "paralelci olmayan polisler işte hep böyle" sözlerini söylediğini duyduğuna tanıklık eden polis memuru F.B.'nin ifadesinin bulunduğu, İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere şikayet konusunu doğrulayan tanık ifadesi bulunması nedeniyle bu sözleri söylediğinin sübuta erdiği anlaşılmaktadır.
Ancak, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.
Söz konusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili olan, ilgili disiplin otoritesidir. İlgili disiplin otoritesince verilen disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır. İlgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmadığının tespiti halinde; diğer bir anlatımla olayda tipiklik şartının yerine getirilmediği durumlarda yargı yerince disiplin cezasının iptaline karar verilebilecek olmakla birlikte, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin de yapılması, disiplin otoritesinin yetki alanına girildiği anlamına gelmekte ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla, Mahkemece idarenin yerine geçerek davacının eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin yapılmaması gerektiğinden, fiilin, "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya iş arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak fiili kapsamında bulunduğu ve bunun karşılığı olarak 4-10 günlüğe kadar aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması gerektiği" yolundaki gerekçede hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu durumda, disiplin cezasına konu fiil sübut bulmakla birlikte, söz konusu eylemin karşılığı cezanın sebep ikamesi yoluyla belirlenmesi suretiyle hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmamakta ise de, davalı idarece temyize gelinmediğinden, disipline konu eylemin Tüzüğün 7/B-1. maddesi kapsamında olup olmadığının temyiz aşamasında incelenemeyeceği dikkate alındığında, temyize konu kararın belirtilen açıklamayla onanması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!