Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6313 E. , 2024/238 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6313
Karar No : 2024/238
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; İstanbul Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, tercüme yapmak üzere görevlendirilen polis memurunun şifre ve yetki tanımlamasının terörle mücadele şubesindeki bir komiser tarafından yapıldığı ve esasen benzer görevlendirmelerin daha önceden yapıldığının da belirtildiği; keza, görevlendirme ve şifre tanımlama sürecinin, davacının sorumlu olduğu birimdeki bir komiser ile yine terörle mücadele şubesindeki bir komiser arasında cereyan ettiği, belli zaman aralığında devam eden bu görevlendirmeden büro amiri davacının haberdar edildiği, davacının bilgisi dahilinde olan görevlendirme için soruşturma savcısının talimatı olduğunun davacıya söylendiği; nitekim, soruşturma savcısının tercüme yapan polis memurunun kim olduğunu hatırlamamakla birlikte böyle bir sözlü talimatı (hatta yazılı talimat da) verdiğini belirttiğinin görüldüğü, kurumlar arasında bu görevlendirmeye ilişkin bir yazışma olmamakla birlikte terörlü mücadele şube müdürlüğünde cereyan eden ve soruşturmanın bir yönünü de oluşturan hadiselere ilişkin olarak davacının iştiraki olduğuna yönelik bir tespite de rastlanılmadığı, soruşturmacının da zımnen kabul ettiği üzere Emniyet Müdürlüğünün ilgili birimleri arasında kimi hallerde bu tür görevlendirmelerin yapıldığı belirtildiğinden, davacının bu görevlendirmenin yapılmış olması nedeniyle doğrudan kusurlu kabul edilmesinin düşünülemeyeceği, görevlendirmelere ilişkin kayıtların tutulmamış olması halinde birim amirinin sorumluluğunun doğduğundan söz edilebileceği; ancak uyuşmazlık konusu olayda görevlendirmelere ilişkin sürecin her iki birimde görevli komiserler tarafından gerçekleştirildiği; keza Cumhuriyet Savcısının da bu görevlendirmeye izin ve icazet verdiğini kabul etmesi nedeniyle davacının bu talimatın savcı tarafından verildiği kanaatine varmış olabileceği ve bu nedenle kendisinin sürece müdahele etmekten imtina etmiş olabileceğinin ihtimal dahilinde olduğu, davacının denetim görevini hangi bakımdan yerine getirmemiş sayıldığına dair yeterli bir kanaat oluşmadığından, bu haliyle davacıya yönelik suçlamanın sübuta ermediği sonucuna ulaşıldığı, dolayısıyla davacı hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yapan polis memuru M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne ait soruşturma dosyasına ilişin olarak yapılan teknik dinlemelerde görev alarak çeviri yaptığı, anılanın görevi ve aidiyet numarası olmadığı halde adli verilere hukuka aykırı bir şekilde ulaştığı ve gizliliği ihlal ettiği, emniyet amiri olan davacının da M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürülüğüne giderek çalışma yaptığını bildiği, davacının denetim görevini yerine getirmediğinin sabit olduğu, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı, denetim görevini yerine getirmediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günü, … sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
(Mülga) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün kısa süreli durdurma cezalarını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışların sayıldığı 6. maddesinin A bendinin 3. alt bendinde ''Denetim görevini yerine getirmemek'' fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının, 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, "Denetim görevini yerine getirmemek" düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde dinleme memuru olarak görev yapan M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli olmamasına rağmen kendisine usulsüz olarak Tib-NET kullanıcı yetkisi tanımlanması ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturması devam eden … dosya numaralı adli soruşturmanın teknik takibi içerisinde yer alması ve anılanın sıralı amirlerinin konu ile ilgili bilgi sahibi oldukları iddialarını da içeren birtakım olayların incelenmesi amacıyla başlatılan soruşturmada; 07/04/2014 günlü yazı ile polis memuru M.Y.'nin ... dosya numaralı soruşturmaya ait evraklarda herhangi bir imzasının bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünden, adı geçen personele söz konusu adli soruşturmada görev verilip verilmediği ve istihbarat personelinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturma ile ilgili teknik takipte yer almasının yasal dayanağının bildirilmesinin İstihbarat Şube Müdürlüğünden istenildiği, İstihbarat Şube Müdürlüğünün 10/04/2014 günlü cevabi yazısında istihbarat personelinin adli görev alabilmesinin ilgili mevzuat kapsamında mümkün olabildiği ancak M.Y. hakkında herhangi bir görevlendirmenin yapılmadığının bildirildiği, aynı konuda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 22/04/2014 günlü cevabi yazısında polis memuru M.Y.'nin ... dosya numaralı soruşturma dosyasına ait evraklarda herhangi bir imzasının bulunmadığının bildirildiği; 02/06/2014 günlü yazı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından hakkında disiplin soruşturması yapılan M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli olmadığı halde ... dosya numaralı soruşturmanın teknik takibi içerisinde yer aldığı tespit edildiğinden, soruşturma savcısı tarafından adı geçen polis memurunun yazılı görevlendirmesinin yapılıp yapılmadığı ve varsa adı geçenin aidiyet numarasının bildirilmesinin istenildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/06/2014 günlü cevabi yazısının ekinde yer alan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü raporunda polis memuru M.Y.'nin ... dosya numaralı soruşturmanın teknik takibinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirildiğine dair herhangi bir görevlendirme yazısına rastlanılmadığı, ayrıca şahsa ait herhangi bir TİB aidiyet numarası bulunmadığı için TİB aidiyet numaraları üzerinden incelemenin mümkün olmadığının bildirildiği;
Davacının soruşturma sırasında alınan ifadesinde terörle mücadele şube müdürlükleri ile istahbarat şube müdürlüklerinin sürekli iç içe, koordineli bir şekilde çalıştıklarını, birçok konuda ortak hareket ettiklerini ve yardımlaştıklarını, polis memuru M.Y.'nin de o dönem savcının bilgisi dahilinde uzmanlığına başvurulacağının söylendiğini, İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde büro amiri olarak 70-80 personel ile 30-40 TEKOP personelinin sevk ve idaresini üstlendiğini, dolayısıyla her personel ile ilgili tüm ayrıntıları hatırlamasının mümkün olmadığını, M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde yaptığı iş ve işlemlerle ilgili bilgi sahibi olmadığını ve bu konuda kendisine herhangi bir talimat vermediğini beyan ettiği,
Davacının, sorumlu olduğu büroda görev yapan M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürülüğü ile herhangi bir yazışma yapılmadan ve soruşturma savcısı tarafından görevlendirilmeden soruşturması devam eden adli verilere hukuka aykırı olarak ulaştığının ve gizliliği ihlal ettiğinin davacının bilgisi dahilinde gerçekleşmesi nedeniyle denetim görevini yerine getirmediğinin anlaşıldığından bahisle dört ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve bu teklif doğrultusunda dört ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; soruşturma raporu ve eki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu, davacının İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü C Büro Amiri sıfatıyla görev yaptığı dönemde emri altında çalışan polis memuru M.Y.'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün görev alanına ilişkin bir soruşturma dosyasında görevli olmadığı halde Farsça yapılan konuşmaların dinlemesine katılarak soruşturması devam eden adli verilere hukuka aykırı bir şekilde ulaştığı ve gizliliği ihlal ettiği; kanuni dinleme faaliyetinin gizlilik kurallarına tam uyularak, sadece aidiyet numarası olan personel tarafından yerine getirebileceği dikkate alındığında, davacının emri altında çalışan M.Y. isimli polis memurunun herhangi bir görevlendirme yazısı olmaksızın ve aidiyet numarası bulunmaksızın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev almasına göz yumduğu, usulsüz iş ve işlemlerin yapılmasına olanak sağladığı sonucuna varıldığından, davacının üzerine atılı denetim görevini yerine getirmeme fiili nedeniyle dört ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!