WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/6277 E.  ,  2023/5788 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6277
Karar No : 2023/5788

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Malatya İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde "hizmet içinde resmî sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile bu ceza nedeniyle yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının da aralarında bulunduğu Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapan polis memurları hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporu ekinde yer alan ifadeler, harcama tutanakları ve görev listelerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının Uludere Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin olarak ne kadarlık harcama yapıldığını gösteren tutanağı müşterek olarak tanzim ettiği halde, tutanakta bulunan diğer imzanın, üzerinde ismi yazılı polis memuruna ait olmadığı, tanzim olunan başka bir harcama tutanağında gerekçe olarak belirtilen fiziki takibin gerçekleştiği tarihte davacının mazeret iznine ayrılmış olduğu, aynı şekilde düzenlenen bir diğer harcama tutanağında da belirtilen fiziki takibin yapıldığı tarih itibarıyla davacıyla birlikte imzası bulunan polis memurunun hizmet içi eğitim kursunda olduğu tartışmasız olup, anılan eylemlerin davacı tarafından görevi esnasında tek başına veya birden fazla kişiyle gerçekleşmediği halde, harcama yapılmış gibi belge düzenlediğini ortaya koymamakla birlikte, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülmekte olan soruşturmalarda yapılan operasyonlar için tahsis edilen bütçe kapsamında yapılan harcamaların dayanağı olan söz konusu tutanakların usulüne uygun şekilde düzenlenmediği gibi davacı da dahil olmak üzere geçmişe yönelik olarak tanzim edilen tutanaklarda harcamanın dayanağı olan fiziki takiplerin gerçekleştiği tarihte görevli olmayan ve kısa süreli de olsa (izne ayrılmadan ya da kurs bitiminde) görevli olunması halinde bu hususa ilişkin herhangi bir başlayış yazısı ya da şerh konulmadan polis memurlarınca imza altına alındığı, bu durumun ise polislik mesleğinin disipliner yapısı da gözetildiğinde hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu,dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aynı olay nedeniyle devam eden adli soruşturma nedeniyle Şırnak Valiliği tarafından verilen soruşturma izninin iptali için açılan davada ... Bölge İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, müfettişler tarafından zamanaşımı süresinin dolacağı kaygısıyla eksik incelemeyle soruşturmanın yürütüldüğü, savunma hakkının ihlal edildiği, yasak sorgu usulleri uygulanarak tarafına mobbing uygulandığı, soruşturma sırasında bilirkişi incelemesi talep edilmesine karşın bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, son savunması dikkate alınmadan usul ve mevzuata aykırı şekilde işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Malatya İl Emniyet Müdürlüğünde emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Şırnak Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde davacının da imzası bulunan Uludere Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... kod numaralı çalışmaları kapsamında 27/04/2013, 30/04/2013, 15/05/2013 ve 23/06/2013 günlü gizli hizmet giderlerine ait harcama tutanakları üzerinde yapılan incelemede tutanakların usule aykırı olarak tanzim edildiğinin tespit edildiği, Uludere Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı planlı çalışması kapsamında yapılan 17/06/2013 günlü harcamalara ilişkin davacının ... isimli polis memuru ile birlikte tutanak tanzim ettiği, ancak 14/07/2014 günlü Ankara Polis Kriminal Laboratuvarının uzmanlık raporuyla tutanakta bulunan imzanın adı geçen polis memuruna ait olmadığının, Uludere Cumhuriyet Başsavcılığının ... ve ... soruşturma sayılı dosyaları kapsamında davacının da imzasının bulunduğu 13/09/2013 günlü harcama tutanağında fiziki takip ve tarassut tarihi olarak belirtilen 03/09/2013 tarihinde davacının 3 gün süreyle mazeret iznine ayrıldığının, Uludere Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının imzasının bulunduğu 23/07/2013 günlü harcama tutanağında fiziki takip ve tarassut tarihi olarak belirtilen 20/07/2013 tarihinde tutanakta müşterek imzası bulunan ... isimli polis memurunun Şırnak il merkezinde düzenlenen "Terörizme Karşı Önemli Tesisleri Koruma Kursu"nda bulunduğunun görev listelerinin incelenmesinden anlaşıldığı gerekçesiyle davacının "hizmet içinde resmî sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak bir alt ceza olan 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzük'te gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Uyuşmazlıkta; davacıya isnat olunan aynı fiillerle ilgili olarak gizli hizmet giderlerine ilişkin harcamada bulunan KOM personeline yönelik görevi kötüye kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğu ve 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni verildiği, soruşturma izni verilmesine ilişkin işleme karşı yapılan itiraz sonucu ... Bölge İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla gizli hizmet giderlerine ilişkin harcamalardan artan paranın usulüne uygun bir şekilde KOM Daire Başkanlığına iade edildiği, usulsüz harcama yapılmasının kast gerektiren bir eylem olduğu, usulsüz harcandığı ileri sürülen paraların hiç harcanmadığı, bir kısmının harcandığı yahut bu paranın zimmete geçirildiği yönünde dosyada hiçbir tespit bulunmadığı, geçmiş yıllarda yapılan harcamaların da aynı usulle yapıldığı defaatle ifade edilmesine rağmen bu hususun hiç inceleme konusu yapılmadığı, yapılan inceleme ve düzenlenen raporların eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın bozulup, soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, bu tür harcamların KOM bildirimlerinin ilgi alanlarına giren konularla ilgili yapılan çalışmalarda hizmetin gereği olarak yapıldığı, gizliliği bulunan ve Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalarda yapılan harcamalara yönelik tutanaklarının Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve tüm il emniyet birimlerine gönderilen "Gizli Hizmet Giderleri" konulu 12/08/2011 günlü, 415970 sayılı yazının 5. maddesi uyarınca usulüne uygun düzenlendiği, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve tüm il emniyet birimlerine gönderilen "Gizli Hizmet Giderleri" konulu 12/08/2011 günlü, 415970 sayılı yazının 5. maddesi kapsamında olduğu, 13/09/2013 günlü harcama tutanağında fiziki takip ve tarassut tarihi olarak belirtilen 03/09/2013 tarihinde davacının 3 gün süreyle mazeret iznine ayrıldığı iddiasına yönelik davacının savunmasında; 02/09/2013 günü fiziki takip için gece ekip olarak Cizre'ye hareket ettikleri, ekip şefleri ... 'ye bir gün sonra üniversiteye kayıt yaptırmak için Malatya iline gitmesi gerektiğini söylediğinde şefinin görev bitiminde izne çıkabileceğini belirttiği, anılan görevin 03/09/2013 tarihine sarktığı, sonrasında gün içinde Şırnak iline geri dönerek Malatya'ya gitmek üzere izne ayrıldığını beyan ettiği, 23/07/2013 günlü harcama tutanağında fiziki takip ve tarassut tarihi olarak belirtilen 20/07/2013 tarihinde ise tutanakta müşterek imzası bulunan ... isimli polis memurunun Şırnak il merkezinde düzenlenen hizmet içi eğitim kursunda olduğu, gerçeğe aykırı şekilde tutanak tanzim edildiği yönündeki iddiaya yönelik olarak ise davacı tarafından; fiziki takibin 20/07/2013-22/07/2013 tarihleri arasında yapıldığı, ... isimli polis memurunun 20/07/2013 günü katıldığı hizmet içi kursun öğlen bitmesine müteakip ... 'nin fiziki takip çalışmasına katıldığı yönünde savunma verildiği, tutanaklarda müşterek imzası bulunan diğer polis memurlarının da davacının beyanlarını doğrular mahiyette ifade verdikleri görülmekle, anılan tutanakların gerçeğe aykırı tanzim edilmediğinin anlaşıldığı, yine idare tarafından dava konusu işlemde davacının ... isimli polis memuru ile birlikte imzalarının bulunduğu 17/06/2013 günlü harcama tutanağındaki imzanın uzmanlık raporuyla ... isimli polis memuruna ait olmadığının tespit edildiği gerekçesine de yer verilmekle birlikte, kesin olarak ancak teknik inceleme sonucu ortaya çıkabilecek imzanın sahteliği hususunun anılan tutanakta imzası bulunan davacı tarafından anlaşılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacıya bu sebeple kusur izafe edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda; davacıya isnat edilen "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.