WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/6205 E.  ,  2023/6011 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6205
Karar No : 2023/6011

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Çankırı İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığı dönemde "Devletin araç gereçlerini özel işlerinde kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-15 maddesi gereğince "4 Günlük Aylık Kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında ceza mahkemesince her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de, bu kararın kesinleşmediği, ayrıca disiplin soruşturması sırasında birden fazla dinlenen tanık beyanları, hizmet aracı olarak tahsis olunan iki aracın HGS ve PTTFACE kayıtlarıyla dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler ve ayrıca ceza mahkemesi yargılamasında dinlenen tanık beyanlarıyla davacının üzerine atılı, Devletin araç ve gereçlerini özel işlerde kullanmak fiilini işlediğinin sübuta erdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-15 maddesi kapsamında dört günlük aylık kesim cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 237 sayılı Taşıt Kanununa Muhalefet suçundan yargılandığı davada beraat ettiği, İdare Mahkemesince, tek tanığın ifadesine itibar edilerek davanın reddi yolunda karar verildiği, oysa ki ceza mahkemesinde anılan tanığın yanı sıra başka tanıkların da dinlendiği ve bu tanıkların ifadelerinin aleyhine olmadığı, hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Mahkeme kararının bozulması talep edilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının, dört günlük aylık kesimi cezası ile tecziyesine dayanak teşkil eden eylemi ile ilgili olarak yargılandığı davada ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararla beraatine karar verildiğinden, davacının üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanunu'nda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2014 günlü, 2013/1728 başvuru numaralı kararında; ceza ve ceza muhakemesi hukuku ile disiplin hukukunun farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olduğu; buna göre, kamu görevlisinin davranışının, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebileceği, böyle durumlarda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturmasının ayrı ayrı yürütüleceği ve ceza yargılaması sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında, ceza mahkemesi kararının disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı olmayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Davacı tarafından her ne kadar yargılandığı davadan beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği, anılan beraat kararı gereği İdare Mahkemesince kendisine verilen disiplin cezasının iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, disiplin dosyası incelendiğinde HGS ve PttFACE kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının görevli olarak yaptığı seyahatler hariç tutulduğunda geriye kalan on seyahati neden yaptığının tespit edilemediği, bu seyahatlerin ne için yapıldığı konusunda bilgi verilemediği gibi izin yazılarının da sunulamadığı, davacının resmi hizmete tahsisli araçları özel işlerinde kullandığına dair iddianın birden fazla tanık tarafından da ifade edildiği anlaşıldığından, dört günlük aylık kesimi cezası ile tecziyesine sebep olan fiillerinin sabit olduğu, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklamanın da eklenmesi suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-15 maddesi uyarınca dört günlük aylık kesimi cezası ile tecziyesine dayanak teşkil eden eylemi ile ilgili olarak yargılandığı davada ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararla, davacının üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine hükmedildiği de dikkate alındığında davacıya isnat edilen disiplin suçunun sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.