Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6099 E. , 2023/5986 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6099
Karar No : 2023/5986
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; … İl Emniyet Müdürlüğünde başpolis memuru olarak görev yapan davacının, "teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makina, cihaz ve teçhizatta kusuru ile hasara sebep olmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-6 ve 15. maddeleri uyarınca "4 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının kullandığı resmi araçla yapmış olduğu kazanın, davacının dikkatsizliği yanında, dar olan sokakta araçların park etmesinden kaynaklandığı, ülkemizde trafik düzeninde yaşanan sıkıntılar, yolların dar oluşu, park yeri sorunları ve trafik kültürünün gelişmemişliği ile davacının çarpmış olduğu araçta meydana gelen hasarın sigorta şirketince karşılanması, resmi araçta meydana gelen hasarın ise Devlet bütçesinden herhangi bir harcama yapılmaksızın orijinaline uygun olarak davacı tarafından tamir ettirilerek hizmette kullanılmaya devam edilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makina, cihaz ve teçhizatta kusuru ile hasara sebep olmak fiilinin sübut bulmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" eylemi nedeniyle kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının çarpmış olduğu araçta meydana gelen hasarın sigorta şirketince karşılanmasının ve resmi araçta meydana gelen hasarın Devlet bütçesinden herhangi bir harcama yapılmaksızın orjinaline uygun olarak davacı tarafından tamir ettirilerek giderilmesinin davacının kusurlu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, yapılan kazanın aracın sigorta priminin yüksek belirlenmesine yol açacağı, işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; 31/07/2013 günü, saat 11:20 sıralarında … İl Emniyet Müdürlüğünde başpolis memuru olarak görev yapan davacının sevk ve idaresinde bulunan … plakalı hizmet otusu ile … plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, trafik kazası tespit tutanağı ile davacının "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" eylemi nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporunda; meydana gelen trafik kazası, her ne kadar davacının dikkatsizliğinden kaynaklansa da, sokağın dar oluşu ve davacının ...Caddesi üzerinden gelen araçların şeridini bir an önce boşaltmak istemesi ile dar olan sokakta araçların park etmesinden kaynaklandığı, ayrıca çarpışmış olduğu ticari takside meydana gelen hasarın sigorta şirketince karşılandığı, kullanmış olduğu resmi hizmet otosunun ön tampon kısmında meydana gelen küçük hasarın Devlet bütçesinden herhangi bir harcama yapılmaksızın orjinaline uygun olarak tarafından yaptırılarak hizmette kullanmaya devam edildiği belirtilerek soruşturmacı tarafından "ceza tayinine mahal olmadığı" yönünde kanaat bildirildiği, söz konusu raporu değerlendiren Antalya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararıyla; davacının, resmi ekip otosunu kullanırken kendi kusuruyla kaza yaparak aracın hasar görmesine neden olduğu gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-6 maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak bir alt ceza olan 4 günlük aylık kesimi cezası ile tecziyesine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-6 maddesinde; "teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makina, cihaz ve teçhizatta kusuru ile hasara sebep olmak" fiilinin 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-4-b-4 hükmünde ise; ''teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makine, cihaz ve teçhizatta ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurla hasara sebep olmak.'' fiilinin 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlenmemesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu sebeple dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiği hususunun karara bağlanması gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmakta ise de, yukarıda yer verilen lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Yukarıda metinlerine yer verilen ve davacının eylemine karşılık gelen eski düzenleme ile yeni düzenleme birlikte incelendiğinde, yeni düzenleme suçun asli unsuru olarak ağır kusur ve kişisel kusur öngörülmesi yönüyle önceki düzenlemeden farklılık göstermektedir.
Bu bakımdan, her ne kadar davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk, temyize konu Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!