Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6033 E. , 2023/4917 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6033
Karar No : 2023/4917
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca 6 ay süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına; ancak geçmiş hizmetleri sebebiyle Tüzüğün 15. maddesinin uygulanması suretiyle disiplin cezasının bir derece alt ceza olan 4 günlük aylık kesimi olarak uygulanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyada bulunan tanık ifadeleri, savunma, soruşturma raporu ve ekleri ile diğer bilgi ve belgeler ile Mahkemenin E:... numaralı dava dosyası içeriğinde yer alan beyan ve ifadelerin değerlendirilmesinden, davacının Uşak İl Emniyet Müdürlüğü emrinden Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü emrine geri atanması üzerine Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde, işin mahiyeti gereği yazılı belge çıkarılması çok sınırlı olan İstihbarat Şube Müdürlüğü emrine atandığı, bunun davacıya amirleri tarafından izah da edildiği, davacıya bu şube ile ilgili görevler yazılarak davacının da isminin bulunduğu görev listelerinin davacıya gösterildiği, buna rağmen davacının ısrarla İstihbarat Şube Müdürlüğü emrine atandığına dair atama onayının yazılı bir örneğini temin etmeye çalıştığı, bu kapsamdaki talebini yazılı olarak iletmek yerine, personel şube müdürlüğüne giderek, istihbarat şubenin atama onayını kaybettiğini ve bir örneğini istediklerini söylemek suretiyle doğru olmayan beyanlarda bulunduğu; diğer yandan, davacının, görüşme talebi ile ilgili olarak İl Emniyet Müdürünün kendisi hakkında söylediğini iddia ettiği sözlerin kendisine söylenmediğinin ilgili personel tarafından ifade edildiği dikkate alındığında, davacının aktarılan süreç içerisinde hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işe başlangıç yapmak üzere gittiğinde personeli olduğu şubeye alınmadığı, yasal olarak kendisine tebliğ edilmesi gereken atama emrinin tebliğ edilmediği, yalan beyanla atama onayını talep etmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, kendisine mobbing uygulandığı, sicil notunun bozularak meslekten ihraç edilmeye çalışıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı davanın reddi kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvurunun ardından, davacının 02/04/2018 tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçesi ile adli yardım isteminde bulunması üzerine Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımdan yararlanacak kişiler" başlıklı 334. maddesinin 1. fıkrasında; "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler." hükmüne, 335. maddesinde; "Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar:
a)Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet.
b)Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet.
c)Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.
ç)Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.
Mahkeme, talepte bulunanın, yukarıdaki bentlerde düzenlenen hususlardan bir kısmından yararlanmasına da karar verebilir. Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardım kararıyla atanan avukatın ücretinin ödenmesi
" başlıklı 340. maddesinde ise; "Adli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.
" hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği'nin "Adli yardım istemi" başlıklı 5. maddesinde; "Adli yardım istemi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır." hükmüne, "Adli yardımın yapılışı" başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasında; "Vekaletname masrafı adli yardım faslından ödenebiliVekaletname masrafı adli yardım faslından ödenebilir" hükmüne, aynı maddenin (b) alt bendinde ise; "Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürütmek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir." hükmüne yer verilmiştir.
İncelenmekte olan davada, davacının, dava giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 335. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen hususlara ilişkin adli yardımdan yararlandırılması gerektiği, kendisine avukat temin edilmesi talebine ilişkin ise, avukat görevlendirme yetkisinin baroya ait olduğu ve resen araştırma ilkesinin uygulandığı idari yargıda idari yargı yerinin kendiliğinden davanın takibi için avukat görevlendirmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hususları gözönüne alındığında, davacının bu talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacının adli yardım isteminin, dava harçları ve gider avansına ilişkin kısmının kabulüne, avukat teminine ilişkin kısmının reddine karar verilerek işin esasına geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için, karar kesinleştiğinde Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!