Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6024 E. , 2024/1114 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6024
Karar No : 2024/1114
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Konya ili, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların, uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 hükmü uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, Tüzüğün 15. maddesinin tatbikiyle 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziyesine, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5 maddesi uyarınca brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden; 16/12/2014 tarihinde boş arazide kablo yakarken polislerce yakalanan şahısların GBT kayıtları sorgulandığında, şahıslardan birinin kayden arandığının anlaşıldığı, doktor raporu almak üzere hastaneye götürülen şüpheli şahsın, muayenesi yapıldıktan sonra hastanenin arka tarafına açılan kapıdan çıkarak kaçması üzerine, davacının da aralarında bulunduğu üç polis memuru hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 16/02/2015 günlü soruşturma raporunda; polis memuru E.D.’nin olay anında hastane içerisinde adli raporun tanzim edilmesini beklediği, polis memurları B.A. ve davacının, İ.G. isimli şahısla birlikte hastane dışına ve ekip otosunun yanına gittikleri, bu sırada B.A.’nın hastane polisinin yanına gittiği, davacının İ.G. ile birlikte ekip otosunun yanında kaldığı, İ.G.'nin davacıya hitaben, boğazında simit kaldığı ve kantinden su almak istediğini söyleyerek hastanenin kantin kısmına yöneldiği, davacının da arkasından takip ettiği esnada şahsın kantinin arka tarafına açılan kapıdan çıkarak kaçtığı, davacının peşinden koştuğu fakat şahsın hastane içerisinde izini kaybettirdiği, davacının şahsı aradığı ve netice alamayınca ekip otosunun yanına gittiği, diğer polis memuru B.A.'nın hastane içerisindeki işlerini bitirerek ekip otosunun yanına geldiği, davacıyla birlikte arama yaptıkları fakat şahsı bulamadıkları, ekip otosunun yanına geldiklerinde rapor işlemlerini bitiren diğer polis memuru E.D.'ye durumu anlattıkları, şahıs yakalanamayınca grup amirine ve polis merkezine bildirdikleri, olaya ilişkin tutanak tanzim ettikleri, grup amirinin olay hakkında günün nöbetçi savcısını bilgilendirdiği, şahsın olay günü ve takip eden günlerde yakalanamadığı, 19/12/2014 günü kendiliğinden teslim olduğu ve sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldığının anlaşıldığı, polis memurlarından E.D. hakkında, ceza tayinine yer olmadığı, diğer polis memuru B.A.'nın, hakkında yakalama kararı bulunan şahsı davacıyla tek başına bırakmak suretiyle görevde kayıtsızlık ve savsaklamada bulunduğundan bahisle 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması, davacının ise; uyanık davranmadığı ve şahsa kelepçe vurmayarak gerekli önlemleri almadığından dolayı kaçmasına neden olmak suçunu işlediğinden, 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, dosyada mevcut bilgi, belge, soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; hakkında yakalama kararı bulunan ve hastanedeki doktor raporları işlemi bittikten sonra kendisine bırakılan İ.G. isimli şahsın, tedbirli davranmamak ve şahsa kelepçe vurma vb. önlemleri almamak nedeniyle kaçması şeklinde gerçekleşen disiplin cezasına konu eylemde, davacının ihmali veya tedbirsizliği bulunduğunun açık olduğu, cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; aynı olay nedeniyle adli yargıda açılan ve sanık sıfatıyla yargılandığı “görevi ihmal” davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, beraatine hükmedildiği, herhangi bir suç kastının bulunmadığı, olayın meydana gelişinde kendisi haricinde iki polis memuru daha mevcut iken, sadece kendisine yaptırım uygulanmasının objektiflikten uzak olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Haber merkezi tarafından 16/12/2014 tarihinde boş arazide kablo yakıldığının anons edilmesine istinaden olay yerine intikal eden polis ekibince yakalanan kablo yakan iki şahsın yapılan GBT sorgulamasında kayden arandığı anlaşılan İ.G. isimli şahsın, Polis Merkezindeki işlemleri bittikten sonra doktor raporu aldırılmak için götürüldüğü hastaneden kaçması ve şahsı yakalama çalışmalarının olay günü netice vermemesi üzerine, davacının da aralarında bulunduğu üç polis memuru hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda getirilen teklif doğrultusunda, davacının "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi uyarınca ve aynı Tüzük'ün 15. maddesinin tatbiki suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademsinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesinde yer alan, "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak," fiili, "24 ay uzun süreli durdurma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde ise; "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak." fiilinin, 20 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının uyanık davranmaması ve önlem almaması yüzünden şahsın kaçmasına sebep olduğundan, üzerine atılı fiilin sübuta erdiği ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2. maddesinde belirtilen disiplin cezasıyla karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun ile davaya konu fiile öngörülen temel ceza bakımından davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!