WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/43 E.  ,  2023/5656 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/43
Karar No : 2023/5656

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/11/2019 günlü, E:2016/19040, K:2019/6156 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporunun ve soruşturma sırasında alınan ifadeler ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, disiplin cezasına konu her iki araca ilişkin usulsüz işlemlerin davacının Pol-Net hesabından yapıldığının anlaşıldığı; davacı, soruşturma kapsamında alınan ifadesinde kendisine tahsis edilen Pol-Net şifresinin … tarafından çalındığından şüphe ettiğini belirtmiş ise de, şifre çalınma olayının yaşandığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, böyle bir şüphe duyulduğunda davacı tarafından şifre değiştirme yoluna gidilmesi gibi birtakım tedbirler alındığına ilişkin herhangi bir veri de bulunmadığından davacının şifre çalınması ile ilgili iddiasının inandırıcı olmadığı sonucuna varıldığı; her ne kadar davacı tarafından, çalıntı araç için tescil bilgilerini, motor ve şase numarasını değiştirmek eylemini işlediği iddia edilen 27/01/2007 tarihinde görevde olmadığı, dolayısıyla bu tarihte yapılan tescil bilgilerini ve motor ve şase numaralarını değiştirme işlemlerinin kendisi tarafından yapılmasının imkansız olduğu iddia edilmiş ise de, idare tarafından davacının o tarihte "sakınca sorma, motor ve şase memuru" olarak görev yaptığının ortaya konulduğu, anılan tarihte davacının Pol-Net hesabından ölümlü trafik kazasına karışan çalıntı araç hakkında araç kayıt ve tescil bilgilerinin, araç özelliklerinin değiştirildiği, çalıntı araca konan ihtiyati tedbirin kaldırıldığı ve bu işlemlerin davacı tarafından yapılmadığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından davacının anılan iddiasına itibar edilmediği; bu durumda, davacının üzerine atılı fiillerin sabit olduğu ve bu fiilleriyle yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü yürürlükten kalktığı için cezaya esas fiillerin lehe hüküm ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde 7068 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, fiilin sübut bulmadığı, salt soyut beyanlarla ceza tayinine gidilmesinin hukuka aykırı olduğu; ceza yargılamasında büro amiri tarafından, polis memurlarına ait şifrelerin tüm büro tarafından bilindiği ve kullanıldığının ifade edildiği, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraat ettiği, sisteme veri girişinin kendisinin görev istirahatlisi olduğu saatte yapıldığı, alt ceza uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, soruşturmanın objektif yürütülmediği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararı uyarınca doğrudan Dairemiz esasına kaydedilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının İstanbul ili, Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, Mardin ili Trafik Şube Müdürlüğü tarafından plakası nakil olacak bir araç için yazılan nakilde sakınca olup olmadığına ilişkin yazıya, dosyasına bakmadan cevap olarak "sakınca yoktur" yazdığı ve ölümlü trafik kazasına karışan çalıntı bir araca ilişkin tescil bilgilerini, motor ve şase numarasını değiştirmek suretiyle yasadışı işlemler yaptığı iddialarıyla davacı hakkında soruşturma başlatılmıştır.
Anılan soruşturma neticesinde davacı, … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile üzerine atılı söz konusu fiilleri işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.

Davacı, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/6/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/7 maddesinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davnışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Dava dosyası ile soruşturma raporunun incelenmesinden; soruşturma sonucunda düzenlenen 07/07/2008 tarihli raporda özetle; Pol-Net sistemi üzerinden kaydı yapılan … plaka sayılı 2003 model … marka çekici cins aracın 21/02/2007 tarihinde Mardin/ Kızıltepe Trafik Tescil Büro Amirliğince naklinin alınmasında sakınca olup olmadığı sorulduğunda, polis memuru ... tarafından sakınca olmadığının bildirilmesi üzerine … plakaya nakil gittiği, ancak araç dosyası incelendiğinde sakınca sorma ve cevabi yazılara rastlanılmadığı gibi dosyaya ait 1993 model … marka aracın nakil gittiği 21/07/2004 tarihinden itibaren dosyanın boşta olduğunun anlaşıldığı; ayrıca 24/02/2007 tarihinde … Plaka sayılı otonun karıştığı ölümlü trafik kazası sonrası yapılan tetkikte, anılan aracın çalıntı olduğu ve aynı plakanın 27/01/2007 tarihinde polis memuru … tarafından sahte belgelerle tescilinin yapıldığı, daha sonra aynı memur tarafından araç üzerine konan tedbirin 04/03/2007 tarihinde kaldırılarak aracın motor ve şasi numaralarında kazıntı yapmak suretiyle sahte tescil işlemi yaptırdığının tespit edildiği, polis memuru … nun 27/01/2007 tarihinde belirtilen işlemin yapıldığında hafta sonu olması nedeniyle mesaisinin olmadığını, mobese kameralarının kayıtları incelendiğinde büroya gitmediğinin anlaşılacağını beyan etmiş ise de, o güne ait görev listesinde polis memuru ...'nun izinli olmadığı, "Sakınca sorma motor şase çakma no'su memuru" olarak görevli olduğunun tespit edildiği, ayrıca mobese kayıtlarının 10-20 gün aralığında saklandığından belirtilen kayıtın incelenmesinin mümkün olmadığının bildirildiği; 04/03/2007 tarihinde yapılan işlemler yönünden ise polis memuru ...'nun anılan tarihte hafta sonu izinli olduğundan dolayı, belirtilen sahte plakalı araç hakkında herhangi bir işlem yapmadığını beyan etmiş ise de işlemlerin ...'nun şifresi ile yapıldığının tespit edildiği; ilgili ifadesinde kendisinin 21/02/2007 günü tam gün izinli olduğunu, veri girişinin yapıldığı bilgisayarların IP numaralarının olmaması nedeniyle veri girişinin Pol-Net ortamına herhangi bir bilgisayardan yapılabileceğini beyan etmiş ise de; adı geçenin anılan tarihe ait ait görev çizelgesinde "sakınca sorma, motor ve şase çakma nosu memuru" olarak görevli olduğu; Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığından yukarıda bahsedilen fiiller yönünden "hangi kullanıcı tarafından ve hangi IP numaralı bilgisayardan Pol-Net sistemine giriş yapıldığının tespit edilmesinin" istenildiği, birim tarafından "Pol-Net bilgi sisteminde çalışan programlarda yetkili kullanıcı yapılan işleme ait log'a kaydedilmektedir, ancak işlem yapılan bilgisayarın adı ve IP numarası kaydedilmemektedir" şeklinde cevap verildiği; sonuç olarak davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde getirilen teklif üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin veya fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. İdare tarafından, işlemlerin (davacının şifresi ile gerçekleştirildiği kabul edilmesine rağmen) işlem yapılan bilgisayarın adı ve IP numarasının tespit edilemediği belirtilmektedir. Ayrıca, işyerini gören 5 adet mobesa kamerasının belli bir süre görüntüleri hafızasında tutması ve bu sürelerin geçmesi nedeniyle eylemlerin gerçekleştiği günler itibarıyla davacının işyerine giriş ve çıkış yapıp yapmadığı veya giriş/çıkış yaptığı saatlerin de ispatlanamadığı görülmektedir.
Öte yandan, dava konusu disiplin cezasına esas fiiller nedeniyle davacı hakkında resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından ...Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada; büro amiri olarak görev yapan ...'nin duruşmada "trafik büro şube müdürlüğünde görevli polis memurlarının hepsinin işlem yapılabilmesi için gerekli olan şifreye sahip olmadığı, iş yoğunluğu nedeniyle sanık/davacı ve birkaç polis memuruna ait şifrelerin tüm büro tarafından bilindiği ve kullanıldığı" yönünde ifade verdiği, anılan Mahkemenin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla, davacının atılı suçlardan beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, her ne kadar iki araç üzerinde davacı tarafından usulsüz işlemler yapıldığı iddia edilerek idare tarafından disiplin cezası verilmiş ise de, davacının izinli olduğu veya mesai saati sona erdikten sonra eylemlerin gerçekleştiği, eylem tarihi itibarıyla davacının işyerinde olduğunun tespit edilmediği, davacıya ait şifrenin şubede çalışan tüm polis memurlarınca bilindiği ve davacının bu eylemleri gerçekleştirdiğine dair kanaati güçlendirecek bilgi ve belgelerin dosya ve eki soruşturma raporunda yer almadığı anlaşıldığından, davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak somut bir tespit bulunmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararı ile dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, temyiz talebinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.