Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3519 E. , 2024/239 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3519
Karar No : 2024/239
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, ... İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/12 ve 15. maddeleri uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibariyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması sebebiyle cezanın brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faizi ile ödenmesi ve görevden uzaklaştırıldığı 19/08/2014 tarihinden itibaren yoksun kaldığı maaşının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin kabulüne, davacının görevden uzaklaştırıldığı 19/08/2014 tarihinden beri açıkta kaldığı sürelerde mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemine yönelik dava kısmının ise reddine karar verilmiş; taraflarca bu karara karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 16/10/2018 günlü, E:2016/30519, K:2018/16677 sayılı kararıyla, Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının onanmasına, iptale ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin, Danıştay Beşinci Dairesinin anılan kararının bozmaya ilişkin kısmına uyularak verilen temyize konu kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyası ve eklerinin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu disiplin cezasına sebep olan dinlemelerin bizzat davacının şube müdürü yerine ve imza ile başlatıldığı, bu dinlemenin 13/01/2013 tarihine kadar kesintisiz yeniden uzatma talepleri ile devam ettiği, bu süre zarfında davacının dinlemenin sona erdirilmesi için herhangi bir müdahale teklif ve önerisinde bulunmadığı, istihbarat şube müdürü yardımcılığı görevini yürüten ve olay tarihinde 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan ve görev yaptığı İzmir ilinde polis başmüfettişi olan bir meslektaşını ismen bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dinlenen kişinin kimliğinin bilinebileceği değerlendirildiğinden, şube müdürü yerine imza atan davacının üzerine atılı "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin sübuta erdiğinin mahkeme kararıyla da sabit olması nedeniyle verilen disiplin cezasının yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, öğrenim durumu nedeniyle cezanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5 maddesi gereğince 1/2 oranında aylıktan kesme cezası olarak uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca; davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01/09/2016 tarihinde tutuklandığı ve tutukluluk halinin halen devam ettiği, 17/08/2016 tarihinde 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edildiğinin görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ceza almasına sebep olan evrakı 11/07/2012 tarihinde imzaladıktan sonra tayininin çıkması nedeniyle 16/07/2012 tarihinde İzmir ilinden ayrıldığı, 13/01/2013 tarihine kadar üç ayda bir alınan uzatma kararlarından sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, idarenin iki yıllık ceza verme süresinin geçmiş olduğu, imzaladığı evrakın üzerinde polis baş müfettişi ...'nin değil, ...'nın isminin bulunduğu, dolayısıyla iletişimi dinlenecek olan şahsın meslektaşı olduğunu bilmesine olanak bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından imzalanan ve ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen 11/07/2012 tarihli dinleme talep formuna istinaden anılan Mahkemece iletişime müdahale kararı alınmış olup, davacının "Kasıtlı olarak gerçek dışı tutanak düzenleyip imza etmek veya tutanak düzenleyip imza etmek" fiilini işlediği tarih olarak bu tarihin esas alınması gerekmektedir. Bu durumda; davalı idarenin iki yıllık ceza verme yetkisinin 11/07/2014 tarihinde dolduğu dikkate alındığında; davacının 02/12/2014 tarihinde disiplin cezası ile tecziye edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin daha önce Danıştay Beşinci Dairesinin 16/10/2018 günlü, E:2016/30519, K:2018/16677 sayılı kararıyla kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda; İdare Mahkemesince; davacının kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 ve 15. maddeleri uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde usulsüz dinlemenin davacının imzası üzerine başlatılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken; bu gerekçenin yanı sıra, davacının imzasının bulunduğu dinleme talep formu üzerine başlatılan ve uzatma talepleri ile 13/01/2013 tarihine kadar devam eden dinleme faaliyetinde davacının dinlemenin sona erdirilmesi için herhangi bir öneride bulunmadığı ve polis başmüfettişi olan meslektaşını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönünde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacının 11/07/2012 tarihinde imzaladığı iletişime müdahale talep formuna istinaden başlatılan usulsüz dinlemenin 13/01/2013 tarihine kadar devam ettiği, davaya konu disiplin cezasının da 02/12/2014 tarihinde verildiği görülmektedir. Bu durumda; davacı tarafından da imzalanan 11/07/2012 tarihli talep yazısına istinaden gerçekleştirilen usulsüz dinlemenin 13/01/2013 tarihine kadar devam ettiği ve belirtilen tarihte sonlandırıldığı göz önüne alındığında, dinlemenin sonlandırıldığı tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen iki yıllık ceza verme yetkisi zaman aşımı süresinin aşılmadığı anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklamaların eklenmesi suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesi, 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştiğinde davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!