Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3357 E. , 2024/509 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3357
Karar No : 2024/509
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Edirne Emniyet Müdürlüğünde Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, Mardin İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi uyarınca "3 günlük aylık kesimi cezası" ile cezalandırılmasına ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 29/05/2019 günlü, E:2016/20393, K:2019/4011 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; dava dosyası ve eki soruşturma raporunun bulunduğu CD incelendiğinde, 24/05/2008 günü Mardin Özel Harekat Şube Müdürlüğü içerisinde bulunan ek hizmet binasının 200 metre kuzeyindeki arazide bulunan Law güdümsüz anti tank roketinin patlaması sonucu 12 yaşındaki bir çocuğun ölmesi sonucunda davacının da aralarında bulunduğu personel hakkında 11/04/2012 tarihinde idari soruşturmaya başlandığı, emniyet amiri olarak görev yapan davacı ve diğer personelin, şubelerinin etrafının tel örgü ile çevrilmesi gerektiği yolundaki Mardin Özel Harekat Şube Müdürlüğünün 23/11/2006 tarihli yazısı hakkında 10/07/2008 tarihine kadar herhangi bir işlem yapmadığı, bu açıdan görevini yerine getirmediğinin sabit olduğu, ancak, fiilin işlenme tarihi olan 10/07/2008 tarihinden itibaren, nihayet iki yıl içinde davacıya disiplin cezası verilmemiş olduğundan, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiği, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak" suçunu işlediği sübuta erdiğinden bahisle cezalandırılması gerekmekte ise de, idarenin ceza verme yetkisine dair zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; olayla ilgili herhangi bir şekilde ihmalinin olmadığı, yapılan ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Edirne İl Emniyet Müdürlüğünde Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, Mardin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Lojistik Şube Müdürlüğünde büro amiri olarak görev yaptığı dönemde, 24/05/2008 tarihinde Mardin Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü sınırları içerisinde bulunan ek hizmet binasının 200 metre kuzeyindeki arazide bulunan Law güdümsüz anti tank roketinin patlaması sonucu hayvanlarını otlatan 12 yaşındaki E.Ç. isimli çocuğun vefat ettiği, ölüm olayı sonrasında yapılan soruşturma neticesinde araziye ilgisiz kişilerin girmesini önlemeye yönelik olarak, Özel Harekat Şube Müdürlüğünün 23/11/2006 tarihli yazısı ile Lojistik Şube Müdürlüğünden, şubenin etrafının tel örgü ile çevrilmesi için gerekli ödeneğin ödenmesi için çalışmaların başlatılmasının talep edildiği, ancak Lojistik Şube Müdürlüğü tarafından olay sonrasına kadar herhangi bir işlem yapılmadığının tespit edilmesi üzerine görevde kayıtsızlık gösterdiği ve görevi savsakladığı iddiasıyla davacı hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; ".. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinde; "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiili "3 günlük aylık kesimi" cezası olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Uyuşmazlık konusu olan ve davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacıya isnat edilen fiille yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Disiplin kurulu kararının verildiği tarihte, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacıya atfedilen soruşturma konusu eyleme yönelik ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezası için mevzuatımızda ayrıca idari bir yaptırım belirlenmemesi karşısında, Mahkemece hukuki denetimin, fiillerin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu olayda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiillerinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; eylemlerin sübuta erip ermediğinin irdelenmesi suretiyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlemde; idarece yapılan soruşturma sonucunda davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince 3 günlük aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacağından zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim; soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, söz konusu ilkelerin, bu kapsamdaki tüm işlemlere uygulanması gerekmekte olup; zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği hususunda değerlendirme yapılarak verilen İdare Mahkemesi kararının esastan incelenmesi gerektiği düşüncesiyle, ancak zamanaşımına uğrayan fiile, disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş olması halinde fiilin sübuta erip ermediği tespit edildikten sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiğine dayanan çoğunluk kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dava, davacı hakkında disiplin soruşturması açılıp eylemin sabit olduğu tespiti yapıldıktan sonra ceza verme yetkisin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlke olarak isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda disiplin cezasından başka bir idari yaptırım öngörülmüyor ise, idarece öncelikle eylemin işlendiği varsayılan tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilmelidir. Zamanaşımının tespiti halinde ise; eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın zaman aşımı nedeniyle doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.
Ancak, idarece bu genel ilkeye aykırı olarak zamanaşımı incelemesinden önce eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği incelemesi yapılıp eylemin sabit olduğu sonucuna ulaşıldıktan sonra (davada olduğu gibi) eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle ceza verilemeyeceğinden işlemden kaldırma yönünde işlem tesis edilmesiyle birlikte personelin özlük dosyasına da isnat edilen eylemin sabit olduğu bilgisi girmektedir. Bu durumun ise, ileride personel hakkında idari işlem tesisi sırasında aleyhe etkiye neden olması ihtimali gözetildiğinde; idarenin eylemin sabit olduğu saptaması idari yargı denetimine tabi tutularak yapılan yargılama sonunda eylemin sabit olmadığı sonucuna ulaşılırsa bu gerekçe ile işlemden kaldırma işleminin iptaline karar verilmesi hakkaniyet gereğidir.
Bu durumda; davacıya ceza verilmesine neden olan fiilin sabit olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!