Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2862 E. , 2023/6293 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2862
Karar No : 2023/6293
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, “hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olduğundan aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle 4 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürülüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlemden kaynaklanan maddi kayıplarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2018 günlü, E:2016/17558, K:2018/18298 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının üç arkadaşı ile Belgrad ormanına pikniğe gittiği ve alkol aldıkları, şikayette bulunan lokanta işletmecileri ile yaşanan olayın tamamen davacının özel yaşantısına ilişkin olduğu, idarenin işleyişine etki eden ve idarenin iç düzenini etkileyen bir yönünün bulunmadığı, bu durumda, davacının özel hayatıyla ilgili olan ve kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülmesine ve idarenin iç işleyişine olumsuz etki ettiği somut olarak ortaya konulamayan davranışlarının, hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinde yer alan fiilin sübuta erdiği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptaline, tazminat talebinin kabulü ile mahrum kalınan mali hakların davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Sarıyer İlçesi, Belgrad Ormanlarında bulunan bir lokantanın işletmeciliğini yapan bir şahıs tarafından 12/06/2011 tarihinde gece 02.30 saatlerinde davacı ve arkadaşlarınının kendisine ve arkadaşına karşı "silahla tehdit, hakaret ve tehdit" suçları işlediğinden bahisle şikayette bulunulması üzerine soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda; şikayetçi olan şahsın el feneri ile işletmeciliğini yaptığı lokanta etrafında kontrol amaçlı gezinirken davacı ve arkadaşlarının sert tepki vermesi üzerine tartışma çıktığı, sonrasında hakarette bulunmaları üzerine kendisinin ordan ayrıldığı, devamında şikayetçinin iki arkadaşının davacı ve arkadaşlarının yanına geldiği, tartışmanın büyüdüğü, davacının arkadaşlarının hakaret ettikleri, bu sırada davacının polis olduğunu söylemesi üzerine tartışmanın yatıştığı, alınan ilk ifadelerde davacının üzerinde silahının bulunmadığının belirlendiği, zaten bu hususla ilgili adli safahatın Savcılığın aldığı kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı, hakaret iddiaları ile ilgili olarak da önceki ifadelerden; davacının, şikayetçi olan şahsın arkadaşlarına hakaret ettiği, ancak sonraki ifadelerden de; olay sonrası herkesin birbirinden özür dilediği, tehdit olayının yaşanmadığı yönünde beyanlarda bulunulduğunun görüldüğü, devamında da olay yerine intikal eden polis memuru ve komiser yardımcısının ifadelerinde, davacı ve arkadaşlarının alkollü olduğunu belirtmeleri, vatandaşın huzurunda bu şekilde bir olayın yaşanmasına sebebiyet verilmesi ve yaşanan olayın adli tahkikat seviyesine varması nedeniyle davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu ve sicili iyi olduğundan aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle bir derece alt ceza olan "4 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinde, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Olayda, davacının üç arkadaşı ile Belgrad ormanına pikniğe gittiği ve alkol aldıkları, davacı ve arkadaşlarının ifadelerine göre; o esnada olay yerine gelen ve şikayette bulunan lokanta işletmecisinin, davacı ve arkadaşlarının yüzlerine el feneri tuttuğu ve yine iddiaya göre piknik yapılan alan için hakkı olmadığı halde para talep etmesi üzerine taraflar arasında tartışma yaşandığı, şikayetçinin iki arkadaşının ve diğer kişilerin de dahil olmasıyla tartışmanın sürdüğü, bu esnada davacı ve arkadaşlarının alkollü olduğu ve tartışmanın etkisiyle fevri cevaplar verdiklerinin anlaşıldığı, olayın adli mercilere intikal etmesinin ardından davacı ve arkadaşları hakkında silahla tehdit, hakaret ve tehdit suçlarından ceza soruşturması başlatıldığı, soruşturmada şikayetçi olan M.B.'nin ilk ifadesini öfkeyle verdiğini belirterek şikayetini geri çektiği, bunun üzerine hem şikayetin geri çekilmesi hem de soyut, yanlı ve çelişkili iddialar dışında kamu davası açılmasını gerektirecek somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, lokanta işletmecisinin arkadaşı olan ve olaya tanık olan N.K.'nin Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ek ifadesinde ilk ifadesinin yanlış olduğunu belirterek davacının arkadaşı Ö.T.'nin kendilerinin kavga için geldiklerini zannederek kendilerine agresif davrandığını, davacının sinirli olan Ö.T.'yi sakinleştirmeye çalışarak ortamı yumuşattığını, daha sonra davacıyla kol kola girerek yürüdüklerini beyan ettiği, disiplin soruşturması raporu ve dava konusu işlemde; silahla tehdit iddialarının sübuta ermediğinin kabul edildiği, öte yandan, davacının şikayetçi şahıslara hakaret ettiği iddialarına ilişkin açıklamalar yapıldıktan sonra davacının olay çıkmasına sebebiyet vermesi ve olayın adli tahkikata konu olması nedeniyle kusurlu bulunarak işlem tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacıya isnat edilen fiillerin hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem veya davranış niteliğinde olduğunun ortaya konulamadığı, suçun sübut bulduğuna ilişkin hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali ile mahrum kalınan mali hakların davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!