WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2678 E.  ,  2025/238 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2678
Karar No : 2025/238

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem :Dava; davacının, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yaptığı dönemde, Ha.A. isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayına ilişkin olarak mahkeme kararlarına gerekçe teşkil eden belgeleri gerçeğe aykırı olarak onaylamak/düzenlemek suretiyle "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılması kanaati bildirilmişse de disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve eklerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, yapılan önleme dinlemelerinin istihbarata yönelik olduğu, Ma.A., Ha.A. ve Mu.A.'nın GSM, PTSN, ADSL numaraları ile e-posta adreslerinin bir kısmının önce terörden dolayı dinlenilip, bu dinlemenin hemen sonunda organize suçlardan dolayı dinlenilmeye başlandığı, bazı GSM numaralarının terörden dolayı dinlenilirken aynı anda takip edilen diğer telefon numaraları ve bazı e-posta adreslerinin ise bir kısmının eş zamanlı olarak organize suçlardan dolayı dinlenildiği ve takip edildiği, bu hususun da, ilgililerin her ne surette olursa olsun takip edilmesi için gerekçeler ortaya çıkartıldığı sonucunu doğurduğu; diğer yandan, başlatılan tedbirlerin, henüz süresi dolmamışken 31/12/2013 tarihinde erken biçimde sonlandırıldığı, soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, bu konu hakkında herhangi bir açıklık getirilmediği, iletişimin denetlenmesi işlemlerinin yetkili mahkeme kararına istinaden gerçekleştirildiği, ancak yetkili hakimin kararına esas teşkil eden ve Mersin İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen belgelerde belgede belirtilen gerekçelerin mevcudiyetine dair bilgilerin bulunmadığı, PKK/KCK terör örgütünden dolayı iletişimine müdahale edilen Ha.A.'nın dinlenmesine esas teşkil eden formlarda, irtibatlı olduğu belirtilen kişilerle iletişiminin dinlenmesine esas teşkil edebilecek nitelikte irtibat/iltisakına dair bir emare/bilgi bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu dinleme faaliyetleri ile "Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak" amacının güdülmediği kanaatine ulaşıldığı; şikayetçi Ha.A.'nın GSM hatlarına 05/11/2012-04/05/2013 tarihleri arasında PKK/KCK terör örgütünden dolayı 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesi uyarınca uygulanan tedbir kararı ile ilgili olarak 05/11/2012 tarihindeki evrakta imzası bulunan davacının, gerçek dışı rapor, bilgi notu ve iletişime müdahale talep yazısı hazırlamak suretiyle makul sebepler bulunmadan adı geçenin iletişimine müdahale edilmesine sebebiyet verdiği, yapılan dinlemelerin 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesi 1. fıkrasında belirtilen amaca yönelik olmadığı gibi ismi geçen şahısların haberleşme hürriyeti ve özel hayatlarının gizliliğinin ihlal edildiği görüldüğünden, davacının üzerine atılı "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" eyleminin sübuta erdiği, suç tarihi itibarıyla ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı; dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, bu sebeple Tüzük hükümlerine göre disiplin cezası verilemeyeceği, dava konusu eylemde zamanaşımı bulunduğundan disiplin kurulucuna eyleme ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, disiplin soruşturmasının usule ve hukuka aykırı şekilde yürütüldüğü, dinlemelerin mahkeme kararlarına istinaden yapıldığı, savunma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından, 675 sayılı KHK ile FETÖ/PYD terör örgüte üyeliği nedeniyle davacının rütbesinin alındığı ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının adli yardım talebinin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi uyarınca, temyiz başvurusu aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yaptığı dönemde, Ha.A. isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi olayına ilişkin olarak mahkeme kararlarına gerekçe teşkil eden belgeleri gerçeğe aykırı olarak onaylamak/düzenlemek suretiyle "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla kanaati bildirilmişse de disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 tarihli ve 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesinin, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı 6. fıkrasının (h) bendinde, "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" düzenlemesi; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklindeki geçiş hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Belirtilen hususlarla birlikte; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" dosyasında verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 57. paragrafında; "Cezai sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş veya ceza sorumluluğu ortadan kalkmış olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Bu bağlamda ceza yargılamasına konu maddi olay ve olguların disiplin hukuku esasları çerçevesinde diğer kamu makamlarınca (idari/adli) ayrıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ulaşılacak kanaate göre işlem/karar tesis edilmesi mümkündür (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, § 30, Galip Şahin, § 48)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, disiplin cezasıyla cezalandırılmasına dayanak gösterilen Ha.A isimli şahsın iletişiminin dinlenmesi fiiline yönelik yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla Ma.A., Ha.A. ve Mu.A.'nın istihbari olarak dinlenmesi ile ilgili olarak "haberleşmenin gizliliğini ihlal, "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile "özel hayatın gizliliği ihlal" suçlarından beraatine karar verildiği; anılan kararın bu kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun da, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile onandığı görülmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, idare mahkemesinin karar tarihinde ve istinaf safhasında davacı hakkında verilen bir beraat kararının bulunmadığı, ancak temyiz aşamasında davacının disiplin cezasıyla cezalandırılmasına sebep olan fiilleri nedeniyle adli yargı yerince yapılan yargılamada beraatine hükmedildiği görülmekle, ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, ceza mahkemesi kararının sonucu ve gerekçeleri ile bu karara ilişkin kanun yolu aşamaları da dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılması gereği ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince yukarıda değinilen hususlar gözetilerek karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.