Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2439 E. , 2025/408 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2439
Karar No : 2025/408
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının hedef şahıs veya şahıslar ile telefon görüşmeleri yapan ve haklarında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri bulunmayan şahıs veya şahısların suç unsuru içermeyen görüşmelerini bilgi notu/tape bilgi notu adı altında kayda almak, bu kayıtları büro içerisinde bulunan bilgisayarda muhafaza etmek, bu bilgi notu/tape bilgi notlarından çıktılar almak şeklinde gerçekleşen eyleminin adli/idari/disiplin soruşturması kapsamında sübuta erdiği, bu kapsamda davacı tarafından ileri sürülen ve hiçbir delille desteklenmeyen savunmalarının kusurunu hafifletici veya ortadan kaldırıcı bir niteliğinin olmadığı, dava dosyasında mevcut bulunan bilgi ve belgeler uyarınca, yargılama çerçevesinde şüpheli konumunda olan kişiler dışındaki üçüncü kişilerin mahkeme kararı olmaksızın iletişimlerinin dinlenerek kayda alındığı, bir özgürlük olduğu noktasında hiçbir duraksama bulunmayan telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime koşulları oluşmadığı halde, mahkeme kararı bulunmaksızın müdahalede bulunulduğunun sabit olduğu, iddia edilenin aksine disiplin soruşturması kapsamında davacıya savunma hakkı verildiği, disiplin soruşturmasının mevzuata uygun şekilde yürütüldüğü anlaşılmakta olup, buna göre soruşturma kapsamında toplanan delillerle davacının eyleminin sabit olduğu kanaatine varıldığından, eylemine uyan "Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak" fiillerinin davacı nezdinde sübut bulduğu, dolayısıyla davacının atılı fiilin karşılığı olan "meslekten çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan uyuşmazlık konusu olayda; davacının 26/12/2013 tarihinde gerçekleşen disiplin cezasına konu eyleminin suç teşkil edip etmediğinin idarece yürütülen araştırma ve incelemeler neticesinde 25/06/2014 tarihinde anlaşıldığı ve hakkında soruşturma yapılmak üzere görev emri verildiği, soruşturma raporunun 14/01/2016 tarihinde hazırlandığı ve dava konusu işlemin 03/03/2016 tarihinde tesis edildiği gözönüne alındığında, soruşturma ve ceza zamanaşımı süresinin soruşturma emrinin verildiği 25/06/2014 tarihinden itibaren başlatılması gerektiği anlaşıldığından, söz konusu tarih ile dava konusu işlemin tesis edildiği 03/03/2016 tarihleri arasında 657 sayılı Kanun'da öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği anlaşıldığından davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; idari işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu, adli dinlemelerin usulüne uygun olarak alınan mahkeme kararıyla TİB(Telekominikasyon İletişim Başkanlığı) üzerinden savcı tarafından teknik takip ve izleme büro amirliğine verilmiş olan aidiyet numaraları ile yapıldığı, verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği isnadının somut olarak ortaya konulamadığı, soruşturma raporunda kişilerin zarara uğratılması ile ilgili bir husus bulunmadığı, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği'nde yürütülen adli işlemlerle ilgili olarak yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde düzenlenen 21/02/2014 ve 06/03/2014 tarihli tutanaklar ile (15) farklı projeli adli soruşturmayla ilgili yürütülen çalışmalar kapsamında toplam (110) adet telefon görüşmesinin, suç unsuru ihtiva etmemesine rağmen bilgi notu veya tape bilgi notu halinde Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği'nde kullanılan bilgisayarlarda yazılı hale getirildiğinin tespit edilmesi ve daha sonra yapılan araştırmalar ile tespit edilen eylemler nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda polis memuru olarak görev yapan davacının ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca "Meslekten Çıkarma Cezası" ile cezalandırılması üzerine söz konusu işlemin iptali ile mahrum kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinde; "Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Yukarıdaki fiiller, Devlet veya kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuatta, disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği'nde yürütülen adli işlemlerle ilgili olarak yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde düzenlenen 21/02/2014 ve 06/03/2014 tarihli tutanaklar ve daha sonra yapılan araştırmalar ile tespit edilen eylemler nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca "Meslekten Çıkarma Cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de; davacının 22/01/2014 tarihinden itibaren Ankara Keçiören Etlik Polis Merkezi Amirliğinde görevlendirildiği, 21/03/2014 tarihli onay ile de aynı birime asaleten atandığı, dolayısıyla en son fiilin 22/01/2014 tarihinde işlenmiş olabileceği, dava konusu işlemin ise bu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra, 03/03/2016 tarihinde tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacıya isnat olunan fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!