Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2282 E. , 2023/5987 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2282
Karar No : 2023/5987
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... Emniyet Müdürlüğü ... Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4. maddesi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 09/05/2017 günlü, E:2016/17722, K:2017/12426 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; mal bildiriminde bulunulmadığının idarece tespiti halinde bu hususun davacıya ihtar edilmesi gerekliliğinin bir idari usul olarak düzenlenmiş olduğu, bu usulün, aynı zamanda davacının suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin açığa kavuşturulması bakımından da önem arzettiği, dolayısıyla, mal bildiriminde bulunmadığı belirlenen davacıya ilk olarak ihtarda bulunulması, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde şartları varsa disiplin cezası tesis edilmesi gerektiği, bu durumda, davacının, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından mal beyanında bulunmasının istenilmesi üzerine ek mal beyanı ile ... plakalı aracı beyan etmesi nedeniyle edindiği malı gizleme maksadı taşıdığının söylenemeyeceği, anılan cezanın konuluş amacı göz önünde bulundurularak suç işleme kastıyla hareket etmediği sonucuna ulaşılan davacının oniki ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının suçunun sabit olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, harçtan muaf olunması nedeniyle harçları da kapsayacak şekilde yargılama giderine hükmedilemeyeceği belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından; soruşturmayı yürüten müfettişler tarafından mal beyanı istenilmesi üzerine, ek mal beyanı ile süresi içerisinde aracını bildirdiği, görevli memurlar tarafından aracının plakasının sisteme yanlış olarak girilmesi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, ceza verilecek bir davranışının bulunmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; aralarında davacının da bulunduğu on yedi polis memuru hakkında; "İstanbul ilinin çeşitli ilçelerinde büyük alışveriş merkezlerinin personellerini taşıyan şirketlerin servis minibüslerine taşıyacakları personelleri beklerken normal şartlarda park yasağı bulunan bölgeye park ettirerek bekleme yaptırma ve hafriyat işi yapan şirketlere ait kamyonların belirlenen saatler dışında şehir içine girmesine, tonajlı yük taşımasına müsaade etme karşılığında servis şirketleri ile hafriyat şirketi sahiplerinden günlük, haftalık ve aylık olarak sistematik bir şekilde rüşvet aldıkları" iddialarına ilişkin olarak "rüşvet almak suretiyle yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" suçundan soruşturma açıldığı, soruşturma devam ederken 09/12/2011 tarihinde alınan ek soruşturma onayına istinaden davacıyla birlikte onyedi polis memuruna ait mal varlığının araştırıldığı, bu maksatla soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından hakkında soruşturma yürütülen onyedi polis memurundan mal beyanında bulunulmasının istenildiği, davacının, 24/10/2011 tarihinde müfettiş tarafından mal beyanında bulunmasının istenilmesi üzerine sunduğu ek mal beyanında; 21/09/2010 tarihinde edindiği değeri 23.000-TL olan 2004 model ... marka ... plakalı aracı beyan etmesi üzerine "Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" suçunu işlediğinden bahisle "oniki ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Mal bildirimi” başlıklı 14. maddesinde “Devlet memurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildirimi verirler.” düzenlemesi yer almıştır.
657 sayılı Kanun'un 14. maddesinde bahsi geçen ve Emniyet Teşkilatı mensupları açısından da uygulanması gereken özel kanun ise, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'dur.
3628 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, bu kanun kapsamına giren görevlilerin, eşlerine ve velayeti altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile her biri ayrı olmak üzere para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynaklarının, borçları ve sebeplerinin mal bildiriminin konusunu teşkil edeceği hükme bağlanmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4. maddesinde, "Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiili, 12 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu işlem, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4. maddesinde yer alan, "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiili nedeniyle tesis edilmiş olup, temyize konu kararda ise mal bildiriminde bulunulmadığının idarece tespiti halinde bu hususun davacıya ihtar edilmesi gerekliliğinin bir idari usul olarak düzenlenmiş olduğu, bu usulün, aynı zamanda davacının suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin açığa kavuşturulması bakımından da önem arzettiği, dolayısıyla, mal bildiriminde bulunmadığı belirlenen davacıya ilk olarak ihtarda bulunulması, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde şartları varsa disiplin cezası tesis edilmesi gerektiği, davacının, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından mal beyanında bulunmasının istenilmesi üzerine ek mal beyanı ile aracını bildirmesi nedeniyle edindiği malı gizleme maksadı taşıdığının söylenemeyeceği, anılan cezanın konuluş amacı göz önünde bulundurularak suç işleme kastıyla hareket etmediğinden bahisle hüküm kurulduğu göz önüne alındığında, 3628 sayılı Kanun'daki hükümlerin ve dava konusu disiplin suçunun oluşumu açısından manevi unsurların ve ihtar müessesinin gerekli olup olmadığı hususlarının irdelenmesi gerekmektedir.
Mal bildiriminde bulunmayı sağlayarak rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele etmek amacıyla yürürlüğe konulan 3628 sayılı Kanun'da; mal bildiriminde bulunacaklar, bildirimlerin konusu, zamanı, birden fazla mal bildiriminde bulunulması, bildirimin yenilenmesi, bildirimin verileceği merciler ve bildirimlerin gizliliğine ilişkin hususlara yer verilerek, mal bildirimine ilişkin esaslar belirlenmiş ise de, belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunulmaması hali için herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir.
Anılan Kanun'da; gerçeğe aykırı bildirimde bulunma ve haksız mal edinme gibi, suçun manevi unsurları dikkate alınarak, hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüş; ayrıca, Kanun'la belirlenen sürelerde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimde bulunması için ihtar edilmesine rağmen mal bildirimde bulunulmaması halinde de hapis cezası verileceği öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere; 3628 sayılı Kanun'da "suç" olarak kabul edilen eylemlerle (gerçeğe aykırı bildirimde bulunma, haksız mal edinme ve ihtara rağmen bildirimde bulunmama), Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4 maddesinde disipline aykırı davranış kabul edilen, "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiili, amaçları ve nitelikleri itibarıyla birbirinden tamamen farklı eylemlerdir.
Bu itibarla, 3628 sayılı Kanun'da düzenlenen ve suç sayılan eylemlere ilişkin manevi unsurların, uyuşmazlık konusu "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" eylemleri için de aranmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, ilgilisine ihtarda bulunulması müessesinin ise disiplin cezası uygulanmasının ön şartı olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ihtarın ceza kovuşturmasına ilişkin bir gereklilik olduğu, "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiilinin oluşabilmesi için, mal bildiriminde bulunması hususunda ilgilisinin idare tarafından ihtar edilmesinin disiplin hukuku bakımından gerekli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, davacının fiili yönünden yukarıda anılan Tüzüğün 7/A-4. maddesinde tanımlanan disiplin suçunun sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, 3628 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükmü uyarınca soruşturmacı tarafından yapılan ihtar üzerine davacının mal bildiriminde bulunması nedeniyle edindiği malı gizleme maksadı taşımadığı ve suç işleme kastıyla hareket etmediğinden bahisle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!