WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/18212 E.  ,  2024/505 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/18212
Karar No : 2024/505

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşavir Yrd. V. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının, Başbakanlık Koruma Dairesinde Başkan Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, "Denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına, ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/04/2017 günlü, E:2016/30409, K:2017/11774 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından 28-29/12/2011 tarihinde Başbakanlık çalışma ofisi ve resmi konutunda gerçekleştirilen teknik arama neticesinde poliüretan dolgu malzemesi ile çoklu priz içerisine yerleştirilmiş böcek tabir edilen dinleme cihazlarının bulunduğu, poliüretan malzemenin kürlenme tarihine göre yapılan teknik hesaplama ve istihbarat birimlerinin katkısıyla yürütülen araştırma neticesinde dinleme cihazlarının 14-24 Kasım 2011 tarih aralığında Paralel Devlet Yapılanmasına mensup görevliler tarafından arama/tarama ve jammer testi adı altında gerçekleştirilen faaliyetler esnasında yerleştirildiğinin anlaşıldığı, davacının 04/08/2010-10/09/2012 döneminde Başbakanlık Koruma Dairesinde başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, öncesinde de Koruma Şube Müdürlüğünde görev yaptığı, dolayısıyla dinleme cihazlarının yerleştirildiği tarih aralığını da kapsayan dönemde Başbakanlık çalışma ofisi ve ikametgahını korumak amacıyla alınan tedbirleri denetlemekle görevli olduğu halde, ilgili Yönetmeliğe aykırı olarak dinleme cihazlarının bulunduğu çalışma ofislerine denetimsiz giriş imkanını haiz arama/tarama ekibinin söz konusu mekanlara giriş çıkışlarının kayıt altına alınmadığı, arama tarama faaliyetlerinin forma kaydedilmesi gerekirken herhangi bir form düzenlenmediği, çalışma ofislerinin ayda iki defa taranması ve faaliyetlerinin kayıt altına alınması yönünde Koruma Dairesi Başkanlığı talimatı olmasına rağmen söz konusu talimatın yerine getirilmediği ve Koruma Dairesinde başkan yardımcısı olan davacının bu durumdan sorumlu olduğunun yapılan idari soruşturma ile sübuta erdiğinin anlaşıldığı, davacı hakkındaki soruşturma dosyasının -fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıldan daha uzun süre geçmesi sebebiyle- işlemden kaldırılmasına ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin cezasına konu fiilin sübuta ermediği, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI :Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Başbakanlık Resmi Konutu ile Keçiören ikametgahının altında yer alan çalışma ofislerinde 28-29/12/2011 tarihlerinde bulunan dinleme cihazlarının söz konusu mekanlara hangi kişi ya da kişiler tarafından konulduğu hususu Başbakanlık Makamı'nın 25/12/2012 tarihli Onayına dayalı olarak Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından kapsamlı olarak incelendiği ve sonucunda soruşturma raporu düzenlendiği, söz konusu dönem itibariyle, dinleme cihazlarının bulunduğu çalışma ofislerine denetimsiz giriş imkanına haiz arama/tarama ekibinin çalışma esaslarını düzenleyen yazılı bir belgenin bulunmaması, ekibin söz konusu mekanlara giriş çıkışlarının kayıt altına alınmaması, çalışma ofislerinin ayda iki defa taranması ve faaliyetlerinin kayıt altına alınması yönünde Başkanlık talimatı olmasına rağmen söz konusu talimatın düzenli bir biçimde yerine getirilmemesi nedeniyle, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesinde başkan yardımcısı olarak görev yapan davacının fiili subüta erdiğinden eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılması gerektiğine, 657 sayılı Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın davacıya ilişkin kısmının işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; ".. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinde; "Denetim görevini yerine getirmemek" fiili 4 ay süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Uyuşmazlık konusu olan ve davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Disiplin kurulu kararının verildiği tarihte, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacıya atfedilen soruşturma konusu eyleme yönelik ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezası (4 ay kısa süreli durdurma) için mevzuatımızda ayrıca idari bir yaptırım belirlenmemesi karşısında, Mahkemece hukuki denetimin, fiillerin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu olayda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlemde; idarece yapılan soruşturma sonucunda davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulmasından sonra, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Ayrıca soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının farklı olduğunu da belirtmek gerekir. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak disiplin cezasına konu fiilin gerçekleştiğinin tespiti halinde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının araştırılıp ortaya konulması gerekmektedir.
Bu itibarla, zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlem hakkında, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erip ermediği hususunda değerlendirme yapılarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, "davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi" gerektiği görüşüne dayanan çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :

Dava, davacı hakkında disiplin soruşturması açılıp eylemin sabit olduğu tespiti yapıldıktan sonra ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlke olarak isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda disiplin cezasından başka bir idari yaptırım öngörülmüyor ise, idarece öncelikle eylemin işlendiği varsayılan tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilmelidir. Zamanaşımının tespiti halinde ise; eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın zaman aşımı nedeniyle doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.
Ancak, idarece bu genel ilkeye aykırı olarak zamanaşımı incelemesinden önce eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği incelemesi yapılıp eylemin sabit olduğu sonucuna ulaşıldıktan sonra (davada olduğu gibi) eylemin zamanaşımına uğraması nedeniyle ceza verilemeyeceğinden işlemden kaldırma yönünde işlem tesis edilmesiyle birlikte personelin özlük dosyasına da isnat edilen eylemin sabit olduğu bilgisi girmektedir. Bu durumun ise, ileride personel hakkında idari işlem tesisi sırasında aleyhe etkiye neden olması ihtimali gözetildiğinde; idarenin eylemin sabit olduğu saptaması idari yargı denetimine tabi tutularak yapılan yargılama sonunda eylemin sabit olmadığı sonucuna ulaşılırsa bu gerekçe ile işlemden kaldırma işleminin iptaline karar verilmesi hakkaniyet gereğidir.
Bu durumda; Dairemizce davacıya ceza verilmesine neden olan fiilin sabit olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.