Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17241 E. , 2023/6169 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/17241
Karar No : 2023/6169
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; emniyet amir olan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı Teknik (N) Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, karar takip sisteminin işletilmesi esnasında, mevcut sistemi kullanırken asli hedef çakışması durumunun ilgili birimlere iletilmesi konusunda mevzuatın gereklerini yerine getirmede zafiyet gösterdiği anlaşıldığından "görevin takdir ve yerine getirilmesinde savsaklama göstermek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5 maddesi uygulanarak brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince Danıştay Beşinci Dairesinin 20/09/2018 günlü, E:2016/35874, K:2018/15671 sayılı bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararıyla; davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığında Teknik (N) Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, iletişim denetleme faaliyetinin devamı sırasında, Teknik (N) Şube Müdürlüğü tarafından bir yazı ile intikal ettirilen adli dinlemeye muhatap şahısların örgütü, hedef bilgisi, adı soyadı, iletişimin denetlenmesi tarihi gibi bilgilerin yer aldığı yazışmaların yazıyı alan birimlerce adli görevi olmayan şubelere iletildiği, iletişimin denetlenmesi karar ya da talimatını veren adli birimlere direkt bilgilendirme yapılmadığı gibi Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin, alınan tedbir ve kararların gizliliği hükmüne rağmen bir takım bilgilendirmelerin, dinlemelerin yapıldığı adli birimler dışındaki idari birimlerle yapıldığı, böylece gizliliğin ihlal edildiği, yazışmalardaki paraflama, evrak kayıt ve teslim süreçlerinde, kötü kullanıma da müsait gizlilik ihlalinin yapıldığı açık olmakla birlikte, şüphelilerin telekomünikasyon yoluyla dinlenmesine ilişkin sürecin planlanmasının davalı idareye ait olduğu, davalı idarenin sürece ilişkin yapılan bir planlamasının dava dosyasında bulunmadığı, soruşturmaya konu "Hedef Çakışmasının" tespiti halinde durumun tedbir kararını veren veren makamlara bildirilmesinde izlenecek usul ve esasların ilgili personele ve ve bu arada davacıya tebliğine dair soruşturma dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, Karar Takip Sisteminin faaliyete geçirilmesinden itibaren tespit edilen hedef çakışması durumlarının sistem üzerinden tedbir kararı veren makamlara ve/veya tedbir kararını sisteme giren Terörle Mücadele Müdürlükleri ilgili birimlerine doğrudan bildirilmesine imkan verecek teknik altyapı ve kurulum yükümlülüğünün idarenin sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında, davacıya isnat edilebilecek bir kusurdan ve sorumluluk halinden söz etme imkanının bulunmadığının görüldüğü; bu durumda, "Hedef çakışması" halinde uygulanacak usul ve esaslar ile izlenecek yola ilişkin bilgilendirme yapılmayan ve hedef çakışmasını karar takip sistemi üzerinden veya başka bir teknik sistem ile doğrudan tedbiri veren makama bildirilmesi imkanı sağlanmayan davacının öteden beri uygulana gelen şekliyle durumu TEM Daire Başkanlığı ilgili Şube Müdürlüğüne yazı ile bildirmesi şeklinde gerçekleşen eylem/eylemlerinin görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama fiili olarak kabulüne imkan bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin zamanaşımına uğramadığı, bir alt ceza verilmesinin idarelerinin takdirinde olduğu belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Emniyet amiri olarak görev yapan davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığında Teknik (N) Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında gerçekleştirilen ve zaman zaman bir şahsın birden fazla ilde, birden fazla yargı kararı gereğince yürütülen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi uygulamasında yaşanabilecek muhtemel sorunlara karşı ön alma adına kurulan Karar Takip Sistemi kapsamında, farklı adli birimlerdeki kararların sonucu olarak aynı kişi ile ilgili "hedef çakışması" olarak adlandırılan durum ile karşılaşılması halinde, durumun karar takip sisteminin yürütüldüğü N Şube tarafından yazılan bir yazı ile ilgili Terör Şubeleri olarak adlandırılan A, B, C, D Şube Müdürlüklerine bildirildiği toplamda 447 adet (A, B, C ve D Şubeleri) terör birimlerine yazının bulunduğu, dolasıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesine aykırı olarak alınan karar ve tedbir uygulamasının gizliliğinin ihlaline sebebiyet verildiği iddiasıyla Teknik (N) Şube Müdürlüğünde görevli personel hakkında başlatılan soruşturma sonucunda;
Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri olarak adlandırılan A, B, C, ve D Şube Müdürlüklerine yazılan bahse konu yazılarda adli dinlemeye muhatap şahısların örgütü, hedef numarası, adı-soyadı, ili, soruşturma numarası, karar numarası, karar tipi, iletişimin denetlenmesinin başlama ve bitiş tarihi gibi bilgilerin açıkça yer aldığının görüldüğü, söz konusu yazıların iletişimin denetlenmesinin devam ettiği tarihlerde yazıldığı, alınan karar ve yapılan işlemlerin tedbir süresince gizli tutulacağının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin amir hükmü olduğu, Karar Takip Sisteminin işleyişi esnasında hedef çakışması durumunun, Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre soruşturma evresinin asıl sorumlusu olan Cumhuriyet Başsavcılıkları devre dışı bırakılarak, A, B, C ve D Şube Müdürlüklerine resmi yazışma yapmak suretiyle bildirildiği, bu şubelerin görevlilerince de çalışmaların tespit edildiği illerin TEM Şube Müdürlüklerinde görüşme yapılan personele telefonla bildirilmek suretiyle yerine getirildiği, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılıklarınca bizzat görevlendirilmeleri durumunda adli görevli olma statüsünü kazanabileceği, Adli Kolluk Yönetmeliği'nin 11. maddesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılıklarınca hakkında değerlendirme raporu düzenlenen adli kolluk amirlerinin ve personelinin ancak adli kolluk görevlileri sayılabileceğinin gözardı edildiği, bunun dışında Yönetmelik maddelerindeki görevlerin, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığının yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının yetki/sorumluluk alanına müdahale etmeksizin yapılan adli işlemleri yönlendirici, destekleyici, kolaylaştırıcı nitelikli düzenleyici görevler olduğu, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada, iletişimi dinlenilen kişinin haberleşme özgürlüğüne, kişilik haklarına, özel hayatının gizliliğine, suç soruşturması nedeniyle yasanın zorunlu kıldığı haller nedeniyle sınırlama getirilebildiği, bu sınırlamanın suç soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı ve görevli aidiyet numarası tanımlı personel için istisna olduğu, bunun dışındaki tüm görevliler için de söz konusu iletişim bilgilerinin gizli kalması gerektiği, disiplin soruşturmasına konu hedef çakışmaları açısından ise, N Şube Müdürlüğünde sistem sorumlusu personel ile N Şube Müdürü dışındaki tüm personel açısından da gizliliğin geçerli olduğu, bu kapsamda mevcut durumun tespiti yapılarak rapor edilmiş olmaması ya da düzenleyici bir öneride bulunularak işleyişe müdahale edilmemiş olması nedeniyle hedef çakışmaları ile ilgili iş ve işlemlerin belirtilen dönemlerde hassasiyetle ve sorumluluk bilinciyle denetlenmemiş olduğu, özetle, ilgili ilgisiz, görevli görevsiz personelin paraf ve imzaları ile adli görevi olmayan şubelere yazı yazılıp, gereğinin o şubece ifasının istenilmesi suretiyle gizliliğin ihlal edildiği ve tedbir sırasında toplamda 8 personelin bilgi sahibi olduğu, ilgili idari şubenin de evrakı alan, kaydeden, ilgili adli birimi haberdar eden, dosyasına takan personel ile bu sayının arttığı, davacının açıklanan fiili nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/13 maddesinde belirtilen "gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması önerilmiştir.
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 23/12/2014 günlü, 2014/158 sayılı kararıyla davacının açıklanan fiiliyle karar takip sisteminin işletilmesi esnasında, hedef çakışması durumunun ilgili birimlere iletilmesi konusunda mevcut sistemi kullanırken asli mevzuatın gereklerini yerine getirme konusunda zafiyet gösterdiği gerekçesiyle "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama göstermek" suçunu işlediğinden bahisle temyizen incelenen dava konusu disiplin cezası tesis edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde; "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık konusu olayda; davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığında Teknik (N) Şube Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, devam etmekte olan iletişim denetleme faaliyetinin devamı sırasında, (N) Şube Müdürlüğü tarafından bir yazı ile intikal ettirilen adli dinlemeye muhatap şahısların örgütü, hedef bilgisi, adı, soyadı, iletişimin denetlenmesi tarihi gibi bilgilerin yer aldığı yazışmaların yazıyı alan birimlerce adli görevi olmayan şubelere iletildiği, iletişimin denetlenmesi karar ya da talimatını veren adli birimlere direkt bilgilendirme yapılmadığı gibi Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin, alınan tedbir ve kararların gizliliği hükmüne rağmen bir takım bilgilendirmelerin, dinlemelerin yapıldığı adli birimler dışında idari birimlerle yapıldığı, böylece gizliliğin ihlal edildiği, yazışmalardaki paraflama, evrak kayıt ve teslim süreçlerinde, kötü kullanıma da müsait gizlilik ihlalinin yapıldığı, davacının da bu ihlallerde sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda; davacının, sübut bulan fiiline uygun olarak Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ancak, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uygulanarak brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin uyuşmazlık konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!