Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16293 E. , 2023/203 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16293
Karar No : 2023/203
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Çarşı ve Mahalle Bekçisi olarak görev yapan davacı; mesleğe girmeden önce mevcut olan sağlık sorunları nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca meslekten ilişiğinin kesilmesine ilişkin 20/06/2019 günlü işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının meslekten ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemin, davacıya imzası karşılığı 20/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği; davacının, vekili kanalıyla bu işlemin iptali ve göreve iade edilmesi istemli dilekçe ile 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca 08/08/2019 tarihinde davalı idareye başvuru yaptığı, 49 günlük dava süresi işledikten sonra yapılan bu başvurunun reddine yönelik 28/08/2019 tarihli işlemin, davacıya 10/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği; bunun üzerine davacı tarafından, kalan 11 günlük dava süresi içerisinde ve en son 21/09/2019 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra, 15/10/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile dava açıldığı; bu nedenle, davanın süreaşımı nedeniyle esasının incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyiz istemine konu kararıyla; 20/06/2019 tarihinde dava konusu işlem tebliğ edilen davacı tarafından, 21/06/2019 tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresinin, 08/08/2019 tarihli dilekçesi ile anılan işleme 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında itiraz edilmesiyle durduğu, bu tarihe kadar dava açma süresinin 48 gününün dolduğu, anılan başvurunun reddine ilişkin işlemin 10/09/2019 tarihinde davacıya tebliği üzerine işlemeye başlayan dava açma süresinin kalan 12 günlük kısmının ise 22/09/2019 (Pazar) tarihinde dolduğu, dolayısıyla görülmekte olan davanın, en geç 23/09/2019 (Pazartesi) tarihine kadar açılması gerekirken, 15/10/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun açıklama eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; mahkemelerin, kararlarını gerekçelendirmeleri, tarafların hangi iddia veya beyanlarına, neden dayandıklarını, aksi halde de neden dayanmadıklarını gerekçeli olarak açıklamak zorunda oldukları; istinaf ve temyiz istemlerine konu Mahkeme kararlarının, gerekçeli kararların taşımaları gereken bu yöndeki kanuni yeterliliği taşımadıkları; davalı idarenin, Anayasa'nın 40. maddesinin amir hükmüne rağmen dava konusu işlemde başvuru yolunu ve süresini göstermediği, bu ihlal nedeniyle usulsüz olan tebliğden itibaren dava açma süresinin başlatılmasının mümkün olmadığı hususu davanın önceki aşamalarında da ileri sürülmüş olmasına karşın, bu hususun değerlendirilmediği; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Sağlık Şartları Yönetmeliği'ne göre görevine başlamadan önce engel hali tespit edilemeyen davacının, engel halinin sonradan neye dayanılarak tespit edildiğinin belirli olmadığı ileri sürülerek, davanın süre yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararı hakkındaki istinaf isteminin açıklama eklenmek suretiyle reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan temyiz sebeplerinden hiçbirisine uymadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının açıklama eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, idari işlemlere karşı başvuru yollarının son derece ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemlerde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir. Anılan Anayasa hükmü ile de, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
İdarenin, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğü yerine getirmesi esas olmakla birlikte, belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma sürelerinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamaktadır.
Buna göre; Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma süresinin işletilmesi zorunlu olduğundan, davacının, Anayasa'nın 40. maddesinin amir hükmüne rağmen dava konusu işlemde başvuru yolunun ve süresinin gösterilmediği, bu ihlal nedeniyle usulsüz olan tebliğden itibaren dava açma süresinin başlatılmasının mümkün olmadığı yolundaki iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın yukarıdaki açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/01/2023 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!