Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/14585 E. , 2023/5278 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14585
Karar No : 2023/5278
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/32. ve 15. maddeleri uyarınca ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının iptali istenilmektedir.
…İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2018 günlü, E:2016/25800, K:2018/8683 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin 3201 sayılı Kanun'da belirtilen makamlar tarafından onaylanmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının meslekten çıkarma cezasını gerektiren eyleminin sübut bulduğu gerekçesiyle verilen davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
Anılan ısrar kararının davacı tarafından temyizi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/07/2020 günlü, E: 2019/1831, K:2020/1425 sayılı kararıyla; somut olayda, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi uyarınca belirtilen usulde tesis edilen dava konusu işlemde ısrar hususu yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu kararın ısrara ilişkin kısmının onanmasına, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olmanın en temel göstergelerinden birini örgütlenme özgürlüğünün oluşturduğu, Uluslararası Çalışma Örgütünce (ILO) sendikal hakların ayrım gözetilmeksizin tüm çalışanlara tanınmasının amaç edinildiği, dava konusu işlemin idare hukukunun temel esaslarına uygun olmadığı, ayrıca Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı olan Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeni ile bu Tüzük'e göre verilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının da aralarında bulunduğu bazı polis memurları hakkında 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15. maddesinin (j) bendine aykırı olarak sendika kurma, sendikal faaliyetlerde bulunma, toplantı yapma, yazılı ve görsel basına demeç verme, sosyal paylaşım sitelerinde destek ve üye kazandırma amaçlı mesaj, yazı ve açıklama yapma, Emniyet Genel Müdürlüğü Makamının …günlü …sayılı yazılı emirlerine uyulmaması ve bu emre diğer personelin de uymaması için tahrik ve teşvik edilmesi ile aynı kişilerin illeri ziyaret ve çeşitli internet siteleri ve basın yayın organlarına amir ve üstlerini töhmet altında bırakan bilgi ve demeç vermeleri ile siyasi partileri ziyaret etmelerine ilişkin iddialarla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporda; Genel Yönetim Kurulu yedek üyesi davacının 03/03/2013 tarihinde yapılan ...'in zorunlu organ seçimlerine ilişkin genel kurul sonuçlarını içeren Çankaya 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın …günlü,…sayılı "Seçim Sonuçları" konulu yazısında isminin bulunduğu, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15/j maddesi hükmüne ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 19/10/2012 tarihli, 194690 sayılı genelgesinde yer alan açık yazılı emrine karşı geldiğinin sabit olduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/32. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, bir derece alt ceza olan 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/32. maddesinde, "Sendikaların veya üyesi bulunmadıkları derneklerin yapacakları bilimsel, kültürel ve teknik nitelik taşımayan açık veya kapalı yer toplantılarına veya gösteri yürüyüşlerine görevli olmaksızın katılmak, üyesi veya ortağı bulundukları tüzel kişiliklerin kapalı yer toplantılarına silahlı olarak veya açık yer toplantı ve gösteri yürüyüşlerine resmi giysili veya silahlı olarak katılmak veya üyesi bulundukları derneklerin tüzüklerinde belirtilen amaçları dışındaki çalışmalarını veya bu nitelikteki toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenlemek veya bunlara katılmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzük'te gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin sendika kurmalarının yasal zeminini teşkil eden 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun ilgili maddeleri incelendiğinde; "Kuruluş İşlemleri" başlıklı 6. maddesinde, "Sendika ve konfederasyonlar önceden izin almaksızın serbestçe kurulurlar.
Sendika kurucusu olabilmek için kamu görevlisi olarak çalışmak yeterlidir.
(Değişik üçüncü fıkra: 4/4/2012-6289/4 md.) Sendikanın kurucuları; sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerini kuruluş dilekçelerinin ekinde sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine vermek zorundadırlar.
(...)
Yukarıda anılan belge ve tüzüklerin ilgili valiliğe verilmesi ile sendika veya konfederasyon tüzel kişilik kazanır.
(Değişik altıncı fıkra: 4/4/2012-6289/4 md.) Valilik, tüzük ve belgelerin birer örneğini, onbeş işgünü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına gönderir.
Tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili valilik eksikliklerin bir ay içinde tamamlanmasını ister. Tamamlanmadığı takdirde sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması için ilgili valilik bir ay içinde iş mahkemesine başvurur.
Mahkeme, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. Verilen süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, mahkeme sendika veya konfederasyonun kapatılmasına karar verir.(...)" hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle "Sendika üyesi olamayacaklar" başlıklı 15. maddesinde, "Bu Kanuna göre kurulan sendikalara; (...) j) Emniyet hizmetleri sınıfı, (...) üye olamazlar ve sendika kuramazlar." kuralı yer almıştır.
Anılan düzenlemelerden, ekinde sendika tüzüğü ve kamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadar sevk ve idare edeceklerin isimlerinin yer aldığı kuruluş dilekçelerinin, sendikanın kurucuları tarafından sendika merkezinin bulunduğu ilin valiliğine verilmesiyle sendikanın tüzel kişilik kazanacağı; tüzüğün veya bu maddede sayılan belgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da bu Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde, ilgili Valilikçe, eksikliklerin bîr ay içinde tamamlanmasının isteneceği ve tamamlanmadığı takdirde sendika faaliyetinin durdurulması için bir ay içinde iş mahkemesine başvurulacağı; mahkemece, kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verileceği ve bu süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, sendikanın kapatılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının üyesi olduğu kısa adı "…" olan sendikanın, kuruluşuna ilişkin dilekçenin 09/10/2012 tarihinde Ankara Valiliğine verilmesiyle Yasa'da öngörülen şekilde kurularak hukuk alanında tüzel kişilik kazandığı, faaliyetinin durdurulmasına yönelik olarak Valilikçe bir ay içinde iş mahkemesine başvurulmadığından, hukuken varlık kazanmış ve hukuk sistemi içerisinde tüzel kişilik olarak yerini almış olan bir sendikanın mahkeme kararı olmadan faaliyetine son verilmesine ya da tüzel kişiliğinin yok hükmünde kabulüne ve buna bağlı olarak üyelerinin sendikal faaliyette bulundukları gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırılmalarına hukuken imkan bulunmamaktadır.
Aksi düşüncenin kabulü, kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmemesi durumunda, koşulları gerçekleşmediği halde kurulan sendikanın faaliyetinin durdurulması hususunda iş mahkemelerine tanınan yargı yetkisinin, yürütme yetkisini kullanan idarelerce kullanılması sonucunu doğurur ki bu durumun hukuken kabulü mümkün değildir.
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacıya atfedilen fiilin tamamıyla sendikal faaliyete ilişkin olması, yürüttüğü kamu göreviyle ilgili olarak kendisine herhangi bir fiil, tutum ve davranış izafe edilmemesi karşısında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/32. maddesinde düzenlenen "sendikaların veya üyesi bulunmadıkları derneklerin yapacakları bilimsel, kültürel ve teknik nitelik taşımayan açık veya kapalı yer toplantılarına veya gösteri yürüyüşlerine görevli olmaksızın katılmak, üyesi veya ortağı bulundukları tüzel kişiliklerin kapalı yer toplantılarına silahlı olarak veya açık yer toplantı ve gösteri yürüyüşlerine resmi giysili veya silahlı olarak katılmak veya üyesi bulundukları derneklerin tüzüklerinde belirtilen amaçları dışındaki çalışmalarını veya bu nitelikteki toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenlemek veya bunlara katılmak" kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!