WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/10367 E.  ,  2023/5604 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10367
Karar No : 2023/5604

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde başpolis memuru olarak görev yapmakta iken Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca iki kez, 8/16 maddesi uyarınca bir kez, toplamda üç kez "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işlemi üzerine açılan davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar, davacı tarafından temyiz edilmekle Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 11/11/2015 günlü, E:2015/19152, K:2015/7028 sayılı kararıyla; meslekten çıkarma cezalarının her biri için 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ayrı ayrı dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararına uyularak adı geçen Mahkemece verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine hükmedilmiş; dava, yasal süresi içerisinde üç ayrı dava olarak yeniden açılmıştır.
Dava konusu istem : Dava; başpolis memuru olan davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yapmakta iken "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının (3.2. maddesinde belirtilen fiilinden dolayı) iptali ile maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla; … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … sayılı soruşturma dosyası kapsamında … Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, ... liderliğinde kurulan çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde, davacının da içerisinde yer aldığı bir kısım emniyet personeli hakkında, örgüt üyeleri ile aralarında bağlantı bulunduğu iddiasıyla yürütülen adli işlem ve disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen raporda; adı geçen suç örgütüne ilişkin yapılan teknik takip bulguları neticesinde; davacı ve diğer polis memuru ...'nin, Möhkem Restoran'a gittiklerinin sabit olduğu, her ikisi de ekip amir vekili konumunda olan memurların, bölgelerinde fuhuş yapıldığı bilinen masaj salonlarının ortağı olan bir kişinin sahibi olduğu restorana sürekli ve düzenli olarak gitmelerinin kabul edilemeyeceği, polis uygulamalarını önceden haber verdikleri, fuhuş örgütüne sağladıkları çıkar karşılığında restoranda yedikleri, yemeklerin bedelinin alınmadığı tespit edildiğinden davacının (dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının 3.2 maddesindeki davranışlarıyla) "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırıldığı, olayda; disiplin soruşturma raporu, tanıkların ve davacının kendi ifadeleri, mahkeme kararına dayalı telefon ve ortam dinlemeleri, teknik takipler ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının, suç çetesi ile yakın ilişki içinde olduğu ve bu ilişki sonucunda karşılıklı olarak çıkar sağladığı, böylece üzerine atılı "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilinin sübuta erdiğinin, her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulduğu anlaşıldığından, söz konusu fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin anılan disiplin cezasına dair kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 31/01/2020 günlü, E:2019/1351, K:2020/206 sayılı kararıyla; istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ... liderliğinde kurulan örgüte üyeliğinin olmadığı gibi, böyle bir örgüt hakkında bilgisinin de bulunmadığı, örgüt üyeliği veya örgüte yardım ettiğine dair hiçbir delilin ortaya konulamadığı, polislik mesleğine başladığı tarihten itibaren mesleğin kendisine verdiği sorumluluk duygusuyla hareket ettiği, kanun dışı iş ve işlem yapmadığı, kendisine veya başkalarına menfaat temin etme yoluna gitmediği çok sayıda başarı belgesi ve maaş taltifinin bulunduğu, dava konusu işlem öncesinde hakkında soruşturma veya ceza bilgisinin bulunmadığı, konuya ilişkin olarak adli yargıda İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2012/259 sayısına açılan davanın halen derdest olduğu, anılan ceza davasının "bekletici mesele" yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Üye Keziban Gülcan Kaya'nın; "uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin bozma kararına uyularak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi hükmü gereğince verilen dilekçe ret kararı üzerine açılan davaların her birinin yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu, dolayısıyla kararın verildiği tarih itibariyle davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunda yürürlükte bulunan 2577 sayılı Kanun'un 45 inci maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten (20/07/2016) sonra verilen karar, bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine tabi olduğundan, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelemesi gerektiği" yolundaki ayrışık oyuna karşılık, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle, temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda adı geçen mahkemece verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilmek suretiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı kaldırılarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, … ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği emrinde başpolis memuru olarak görev yapmakta iken, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının (3.2. maddesinde belirtilen fiilinden dolayı) tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün ''Meslekten çıkarma'' başlıklı 8. maddesinin 7. fıkrasında; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren işlem, tutum ve davranışlar arasında düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-(ç) maddesinde de, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak, bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Olayda, davacıya isnat edilen fiilin, telefon görüşmelerinin dinlenilmesi sonucu elde edilen tape kayıtlarından tespit edildiği, … kodlu tape kayıtlarında, suç örgütü lideri ... ile kardeşi ... arasında geçen 23/04/2011 tarihli ve 17/05/2011 tarihli telefon görüşmelerinde, "... ve ... isimli kişilerin Möhkem isimli restorana sık sık gelip, para vermeden yiyip içtikleri veya çok cüzi miktarda ödeme yaptıkları" yolunda konuşmaların geçtiği anlaşılmakla birlikte, yapılan disiplin soruşturması sırasında alınan ifadeler incelendiğinde; ... ve ...'nın, "telefon görüşmelerinde adı geçen ... ve ... isimli kişilerin polis memurları olmadıkları, tanıdık arkadaşları olduğu" yönünde ifade verdikleri, restoran işletmecisi Mustafa B.'nin, "tüm polis memurlarının restoranda yedikleri yemeklerin ücretlerini mutlaka ödedikleri, acil bir durum olup da ödeyemediklerinde, bir sonraki gelişlerinde hesabı mutlaka ödediklerini" beyan ettiği, yine restoran çalışanı ...'nin, "davacı ve diğer polis memurlarının restorana yemek yemek ve eğlenmek için sık sık geldiklerini" beyan etmekle birlikte hesap ödemedikleri yönünde bir bilgisinin olmadığını ifade ettiği, tanık ...'nin haricinde, davacı ve diğer polis memuru ...'nin, adı geçen restoranda ücret ödemeden yedikleri ve eğlendiklerini doğrulayan başkaca bir tanık ifadesinin bulunmadığı, suç örgütü lideri ... ile kardeşi ... arasında yukarıda anılan tape kayıtlarının dışında, atfedilen disiplin suçunun davacı tarafından işlendiğini net bir şekilde ortaya koyan somut bir delilin mevcut olmadığı, nitekim soruşturmacı tarafından da, davacının, soruşturmaya konu fiili nedeniyle, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunun sübuta erdiğinden bahisle, Tüzüğün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesi yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacıya isnat edilen suçun sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı, usul ve hukuka uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.