Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/332 E. , 2024/557 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/332
Karar No : 2024/557
DAVACI : ... Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurumu
DAVANIN KONUSU : 30/05/2018 tarih ve 30436 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 36. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin yürürlükten kaldırılması talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) 30/05/2018 tarih ve 30436 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, anılan Yönetmeliğin 36. maddesinin 5. fıkrasında, "(5) Bu madde çerçevesinde dağıtım şirketi veya ilgili tedarikçi tarafından hatalı tespitte bulunulduğu sonucuna varılması halinde; a) Yapılan hatalı tespitin giderilmesine ilişkin yapılacak işlemin dağıtım şirketinin ve/veya tedarikçinin lehine olması durumunda; 1) Tüketim miktarının hesabında esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 180 günü, bulunmaması halinde ise 90 günü aşamaz..." kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan düzenlemenin yürürlükten kaldırılması talebiyle 13/11/2023 tarihinde davalı idareye ibaşvurulmuş, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 29/01/2024 tarihinde Danıştay evrak kaydına giren dilekçeyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 11. maddesinin birinci fıkrasında ise, ilgililer tarafından idarî dava açılmadan önce, idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat kuralları değerlendirildiğinde; (i) düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği veya 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye başvuru yapılabileceği gibi, (ii) dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde uygulama işleminin veya dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edebileceği anlaşılmaktadır.
Bakılan davanın, dava konusu Yönetmeliğin Resmî Gazete'de yayımlandığı 30/05/2018 tarihinden itibaren altmış gün içinde açılmadığı; 13/11/2023 tarihli idarî başvurunun da dava açma süresi içinde yapılmadığı açıktır.
İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idarî davaya veya başvuruya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için ikinci yol, ilgili hakkında dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir işlem tesis edilmiş olmasıdır.
Dava dosyası ile UYAP üzerinden erişilen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, davacı OSB bünyesinde bulunan bölge katılımcısı bir şirketin elektrik çarpan sisteminde çarpan hatası olduğunun ve bu nedenle katılımcının elektrik bedelinin eksik ödendiğinin tespit edilmesi üzerine eksik ödenen bedelin katılımcı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiği, bunun üzerine katılımcı şirket tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na başvuruda bulunulduğu, başvuruda; davacı tarafından hatalı tespite dayalı olarak 2017 yılı Temmuz ayı ile 2020 yılı Haziran ayı arasındaki döneme ilişkin fark bedelinin talep edildiği, hatalı hesaplamadan kaynaklanan bedel talebinin dava konusu Yönetmelik kuralı uyarınca tespit tarihinden önceki 180 gün ile sınırlı olması gerektiği belirtilerek faturanın düzeltilmesinin talep edildiği, anılan başvuruya istinaden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 24/08/2020 tarihli yazısı ile dava konusu kurala da yer verilerek işlemlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılarak Kuruma bilgi verilmesinin, yapılmıyorsa nedenlerinin bildirilmesinin istenildiği, davacı tarafından 08/09/2020 tarihli yazı ile 24/08/2020 tarihli yazıda belirtilen çerçevede işlem tesis edileceğinin bildirildiği, devam eden süreçte davacı tarafından ilk olarak 15/10/2020 tarihli yazı ile dava konusu kural uyarınca 180 gün esas alınarak tespit edilen bedelin ödenmesinin talep edildiği, daha sonra Karşıyaka 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesaplanan tutarın tamamının ödenmesinin talep edildiği, katılımcı şirket tarafından cevap olarak gönderilen İzmir 20. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile dava konusu kural uyarınca geriye dönük 180 günden fazla tahsilat yapılamayacağının belirtildiği, daha sonra davacı tarafından 180 gün dışındaki süreye ait bakiye bedelin tahsili amacıyla katılımcı şirkete karşı açılan alacak davasının ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile işbu davaya konu kural çerçevesinde reddedildiği ve kararın 27/05/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Aktarılan süreç sonrasında davacı tarafından, 13/11/2023 tarihinde davalı idareye intikal eden başvuru dilekçesi ile Yönetmeliğin 36. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin yürürlükten kaldırılmasının talep edildiği, söz konusu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde; öğrenme veya tebliğ tarihine yer verilmediği gibi dava tarihinden önceki 60 günlük süre içerisinde söz konusu maddenin uygulanması sonucunda tesis edilmiş olan herhangi bir uygulama işleminden de bahsedilmediği, "davalı idareye yapılan başvuru sonucunda 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davanın açıldığı" şeklinde açıklamaya yer verildiği görülmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını isteyebilecekleri açıktır.
Düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan başvurular 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olup, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra bu gibi istemlerle yapılan başvuruların 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Davacı tarafından davalı idareye yapılan 13/11/2023 tarihli başvuru, Yönetmeliğin 36. maddesinin 5. fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinin yürürlükten kaldırılması istemiyle yapılmış bir başvurudur. Bu başvurunun reddine ilişkin işlemin, davacı yönünden bir uygulama işlemi olarak kabul edilmesine imkân bulunmamaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlâl edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren işlemleri ifade etmektedir. Dolayısıyla davacının, dava konusu ettiği Yönetmelik kuralının yürürlükten kaldırılması amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yaptığı başvurunun reddi sonrasında dava açabileceğinin kabulü, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin göz ardı edilmesi sonucunu doğuracaktır (Benzer yöndeki hukukî değerlendirme için bkz: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E:2008/1199, K:2009/1816, 22/10/2009).
Bu itibarla, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğe karşı dava açma süresi içinde dava açılmadığı, dava açma süresi geçirildikten çok sonra Yönetmeliğin başvuru konusu maddesinin yürürlükten kaldırılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun dava açma süresini ihya etmeyeceği ve aynı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanmasına yönelik olarak dava tarihinden önceki 60 günlük süre içerisinde tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin de bulunmadığı anlaşıldığından, bakılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkân bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 06/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!