WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/3156 E.  ,  2025/457 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/3156
Karar No:2025/457

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sorumluluk bölgesinde bulunan genel aydınlatma kapsamındaki tesislerin saha kontrollerinde Ocak 2011 – Eylül 2017 dönemleri arasında fazla ödendiği tespit edilen 28.106.939,59 kWh'a karşılık ana para ve gecikme faizi olarak hesaplanan toplam 22.433.704,97-TL'nin ödenmesine ilişkin Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü Denetim Daire Başkanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin ve bu işlem nedeniyle mahsuplaşma yöntemiyle ödenmiş sayılan tutarların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca işleyecek faizi ile birlikte iadesi istemiyle yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından, söz konusu denetim kapsamındaki döneme ilişkin ödemelerin incelenmesi sırasında mevzuatta öngörülen şekilde saha denetimlerinin ve ölçümlerinin yapıldığı, denetimler sonucunda elde edilen sayısal veriler esas alınarak denetim yapılan dönemdeki her faturalama dönemi için aylık bazda fazla yapılan ödemelerin hesaplandığı, hesaplamada kullanılan metodolojinin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ve dönemindeki mevzuat çerçevesinde hareket edildiği, bununla birlikte davacı şirketin itirazlarının da dikkate alındığı anlaşılmakla, dava dosyasında bulunan teknik rapor ve ekleri ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, 15/01/2021 tarihli işlemin üzerinden bir yıl geçmesi sonrasında bakılan davanın açıldığı, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiği, genel aydınlatma hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin yükümlülüğün dağıtım şirketlerinde olduğu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu gereği TEDAŞ’ın denetiminde bu yükümlülüğün yerine getirildiği, çok sayıda lehe bilirkişi raporu bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin sorumluluk bölgesindeki genel aydınlatma kapsamındaki tesislerine (7.324 adet aboneye) yönelik 15/01/2021 tarihli Sakarya EDAŞ Genel Aydınlatma Denetim Nihai Raporuna istinaden ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin 4. fıkrası ile Genel Aydınlatma Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca fazla ödendiği tespit edilen 28.106.939,59 kWh'a karşılık ana para ve gecikme faizi olarak hesaplanan toplam 22.433.704,97-TL'nin bir ay içerisinde ödenmesine ilişkin Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü Denetim Daire Başkanlığınca ... tarih ve ... sayılı işlem tesis edilmiştir.
Süresinde ödeme yapılmaması üzerine, davacı şirketin cari alacaklarından 09/03/2021, 10/03/2021 ve 08/04/2021 tarihlerinde olmak üzere davacının alacaklarından mahsup edilerek hesaplanan bedel tahsil edilmiştir.
Sonrasında davacı şirket tarafından, sorumluluk bölgesindeki bir başka abone grubunun denetimi sonucu tesis edilen işlemin iptali istemiyle açmış oldukları davada bölge idare mahkemesi tarafından iptal kararı verildiği, diğer dağıtım şirketleri tarafından açılan davalarda benzer işlemler için Danıştay ve bölge idare mahkemesinin çok sayıda iptal kararının bulunduğu, bu nedenle, nihai raporun iptali ile kesinti yapılan tutarların ödeme tarihinden iade tarihine kadar 6183 sayılı Kanun uyarınca işleyecek faizi ile birlikte iade edilmesi istemiyle 02/11/2021 tarihinde başvuru yapılmıştır.
Başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, bu başvuruya otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri; otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, ilgililerin, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zarardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri ve ilgililerin Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddeleri uyarınca, idari işlemin iptalinin, bildirimden itibaren altmış gün içinde istenilmesi gerektiği, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını isteyebilecekleri anlaşılmaktadır.

Altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra idari işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, dava açma süresini yeniden başlatacağı kabul edilemeyeceğinden, bu davaların süre aşımı yönünden reddi gerekir.
Bu durumda, öncelikle davacı şirketin 02/11/2021 tarihli başvurusunun hukuki niteliği ortaya koyularak dava açma süresine olan etkisinin belirlenmesi gerekmektedir.
Bakılan davaya konu iki işlem söz konusudur. Bunlardan birincisi, davalı idare tarafından Ocak 2011 – Eylül 2017 dönemleri arasında fazla ödendiği tespit edilen 28.106.939,59 kWh'a karşılık ana para ve gecikme faizi olarak hesaplanan toplam 22.433.704,97-TL'nin ödenmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı fazla ödemenin iadesine ilişkin işlemdir.
İptali istenen ikinci işlem ise, fazla ödemenin iadesine ilişkin işlemden çok sonra 02/11/2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemdir. Davacı yapmış olduğu başvuru ile, sorumluluk bölgesindeki bir başka abone grubunun denetimi sonucu tesis edilen işlemin iptali istemiyle açmış oldukları davada bölge idare mahkemesi tarafından iptal kararı verildiği, diğer dağıtım şirketleri tarafından açılan davalarda benzer işlemler için Danıştay ve bölge idare mahkemesinin çok sayıda iptal kararının bulunduğundan bahisle nihai raporun iptali ile kesinti yapılan tutarların ödeme tarihinden iade tarihine kadar 6183 sayılı Kanun uyarınca işleyecek faizi ile birlikte iade edilmesini talep etmiştir.
Davacının 02/11/2021 tarihli başvurusunda bahsettiği iptal davaları; davacının sorumluluk sahasında bulunan diğer tesislere ilişkin, bir başka denetim sonucu tesis edilen farklı bir birel işlem ile diğer dağıtım şirketleri hakkında benzer denetimler sonucu tesis edilen birel işlemlere ilişkindir. Bu birel işlemler sadece denetlemeye konu tesislere yönelik ödemelerle sınırlı hukuki etki doğurduğundan, iptallerinin hukuki etkisinin de bu kapsamda olması gerekmektedir. Bir başka denetim sonucu tesis edilen farklı birel işlemin idare mahkemesi ya da Danıştay tarafından iptal edilmesi, süresinde dava açılmayarak hukuken kesinleşen diğer tüm benzer idari işlemler hakkında yeniden bir işlem tesis edilmesini zorunlu kılmaz.
Bu durumda, diğer davalarda verilen iptal kararlarının, dava konusu işlemlerden ... tarih ve ... sayılı işleme hukuken bir etkisi bulunmadığından, davacının hukuki durumunda yeni bir çekişmeye sebep olabilecek hukuki koşullardaki değişikliğe dayanmayan nihai raporun iptali ile mahsup edilen bedelin iadesine ilişkin 02/11/2021 tarihli başvuru, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında ... tarih ve ... sayılı işlemin geri alınması istemi niteliğindedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde tebliğ tarihi olarak 22/01/2021 tarihinin gösterildiği ancak bunun hangi işleme ilişkin olduğuna ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, dosya içinde yer alan posta gönderisinde ise 21/01/2021 tarihinde şirkete bir bildirim yapıldığı anlaşılmakla birlikte, bunun hangi işleme ilişkin olduğunun tam olarak belli olmadığı görülmektedir. Bir an belirtilen tarihlerin, dava konusu fazla ödemenin iadesine ilişkin işleme ilişkin olup olmadığı konusunda tereddüt oluşturduğu kabul edilse dahi dava dilekçesinde davacı şirket tarafından dava konusu işlem ile talep edilen tutarın ödenmemesi üzerine, davacı şirketin cari alacaklarından 09/03/2021, 10/03/2021 ve 08/04/2021 tarihlerinde olmak üzere kesinti yapıldığı beyan edildiğinden en geç son kesinti tarihinde işlemin davacı şirket tarafından öğrenildiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, dosyada bulunan posta gönderisine göre davacıya işlemin ulaştığı 21/01/2021 tarihinden, dava dilekçesinde kendi beyanına dayanan tebliğ tarihi olan 22/01/2021 tarihinden ya da her halükarda alacaklarından en son mahsup işleminin tarihi olan 08/04/2021 tarihinden çok sonra 02/11/2021 tarihinde yapılan başvurunun ... tarih ve ...sayılı işlemin geri alınması istemi niteliğinde ve dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olduğu, yeni bir dava açma süresi başlatmayacağı, bu nedenle davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.