Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2415 E. , 2024/4356 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2415
Karar No:2024/4356
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Televizyon Radyo A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: "..." logosuyla yayın yapan davacı yayın kuruluşu tarafından, 5 adet yerleşim yerinde karasal ortamdan gerçekleştirdiği televizyon yayınlarına son vererek uhdesinde bulunan yayın haklarının Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na (Üst Kurul) iadesi üzerine 2016 yılı kanal/frekans kullanım bedeline ilişkin olarak tesis edilen...tarih ve... sayılı Üst Kurul kararının ''2016 yılı kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin Üst Kurul kararının kuruluşa tebliğ edileceği tarih ile 31/12/2016 tarihini kapsayan dönem için kıst olarak iadesi''ne ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; davacının bir kısım vericilerini kapatması sebebiyle, uyuşmazlığın, söz konusu kanal/frekans kullanım ücretinin hesaplanmasında vericilerin davacı tarafından kapatılarak bildirimde bulunduğu tarihin mi yoksa vericilerin kapatılmasına ilişkin başvuru neticesinde davalı idarece tesis edilen kararın davacıya tebliğ edildiği tarihin mi esas alınacağı hususunda ortaya çıktığı, her ne kadar davacı tarafından bir kısım verici cihazlarının kapatıldığı davalı idareye bildirilmiş ise de, söz konusu bildirimden sonra davalı idarece vericilerin bulunduğu alanda davacıya ait televizyon yayınlarının durdurulmasına karar verilip, bu kararın davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar davacının kullanım hakkının bulunduğu, bu tarihe kadar söz konusu alanda başka bir kişiye herhangi bir hak tanınmasının da söz konusu olamayacağı, ücretlendirmenin bu yönde alınan tahsis kararının tebliği ile başlıyor oluşu hususları birlikte gözetildiğinde, kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin kıst döneme ilişkin olarak hesaplanmasında, Üst Kurul'un ilgili kararının davacıya bildirildiği tarihin esas alınması gerektiğinden bu yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 25/10/2023 tarih ve E:2018/3217, K:2023/4314 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 6112 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 03/03/2011 tarihi itibarıyla anılan Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında karasal ortamdan yayın yapma hakkı bulunan davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan kuruluş tarafından, 05/02/2016 tarihinde alınan karar ile 5 adet verici cihazının kapatılarak ilgili noktalardan yapılan yayınların durdurulduğu yönünde davalı idareye bildirimde bulunulduğu, davaya konu Üst Kurul kararıyla, yayınlara son verilmesi talebinin kabul edildiği, ancak yayınlara son verilen yerleşim yerlerindeki vericiler için '2016 yılı kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin Üst Kurul kararının kuruluşa tebliğ edileceği tarih ile 31/12/2016 tarihini kapsayan dönem için kıst olarak iadesi''ne karar verildiği;
Mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, Üst Kurul'un gelirleri arasında sayılan ve karasal yayının, nüfusa bağlı kapsama alanı, türü, verici gücü, frekansın bulunduğu bant ve yayının yapıldığı yerleşim biriminin ekonomik gelişmişlik seviyesi gibi nesnel kıstaslar esas alınarak belirlenen kanal ve frekans yıllık kullanım ücretini, 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan kamu ve özel radyo ve televizyon kuruluşlarının ödemekle yükümlü olduğu;
Bu itibarla, kanal ve frekans yıllık kullanım ücreti ödeme yükümlülüğü için 6112 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olunmasının şart olduğu dikkate alındığında, davacının 05/02/2016 tarihi itibarıyla yayınlarına son verdiğini belirttiği yerleşim yerlerinde idarece aksi yönde bir tespitte bulunularak yayına devam edildiği ortaya konulamadığından, 05/02/2016 tarihinden sonra yayında olunmayan yerler için Üst Kurul kararının kuruluşa tebliğ edileceği tarih ile 31/12/2016 tarihini kapsayan dönem için kanal/frekans yıllık kullanım ücretinin kıst olarak davacı adına tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yayıncı kuruluşlara tahsis edilmiş bulunan kanal/frekansların kuruluşlarca fiilen kullanılıp kullanılmamasının ücretlendirme açısından bir öneminin bulunmadığı, fiilen bunları kullanıp kullanmamalarının kendi inisiyatiflerinde olduğu, kuruluşların kapatma kararı aldığı tarih belli olsa da kuruluş tarafından boşaltılan kanal/frekansların Üst Kurulun kendi uhdesine alınmadan değerlendirilemeyeceği, farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşların benzer yönetim kurulu kararları ile verici kullanımını sonlandırmalarına karşın tahsis edilmiş kanal/frekansları Üst Kurula iade etmeksizin yayın haklarını ellerinde tutma yöntemine başvurabildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, davalı idarenin iddia ettiği eylemleri yaptığına ilişkin herhangi bir tespit veya delilin bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!