Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1789 E. , 2025/274 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1789
Karar No : 2025/274
DAVACI : ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALI : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1. Davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmektedir.
2. Söz konusu idari para cezasına dayanak olarak gösterilen Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" kuralı ile Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasının atfıyla 13. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve bu piyasa katılımcısına Kanun'un 16. maddesi uyarınca yaptırım uygulanır." kuralının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Çoklu talep fiilinin işlendiğinden bahisle idari para cezası verildiği, çoklu talep iddiasına konu olan ikili anlaşmanın ... tesisat numaralı kullanım yeri için 27/11/2019 tarihinde yapıldığı, söz konusu anlaşmanın 05/12/2019 tarihinde Piyasa Yönetim Sistemi (PYS) üzerinden beyan edildiği, mevzuat gereği her ayın yirmisinden önceki son iş günü yapılan kontrolde bahse konu serbest tüketicinin çoklu talebe konu olduğunun tespit edildiği, 19/12/2019 tarihinde PYS'nin işletilmesinden sorumlu Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.'ye (EPİAŞ) e-posta gönderilerek ikili anlaşma aslının ön listelerin kesinleşmesiyle PYS sistemine yükleneceğinin bildirildiği ve akabinde yüklemenin gerçekleştirildiği, PYS'de herhangi bir uyarı mekanizması olmadığından yükleme işleminin doğru şekilde tamamlandığının varsayıldığı, 26/12/2019 tarihinde yayınlanan kesin listelerin kontrolü sırasında ikili anlaşmanın sisteme yüklenmediğinin ve EPİAŞ tarafından pasife alındığının belirlendiği, kendilerinin kontrolünde olmayan sistemin eksiklikleri nedeniyle ve mevzuatta yer alan süre geçtikten sonra ikili anlaşmanın sisteme yüklenmediğinin farkedildiği, aynı tarihte EPİAŞ'a durumu izah eden e-posta gönderilerek çoklu talebe konu ikili anlaşmanın ıslak imzalı görüntüsünün paylaşıldığı, ikili anlaşmanın onaylı bir suretinin de posta yoluyla fiziken gönderildiği, Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasında birden fazla durum tespiti mevcut olmakla birlikte işbu tespitlerden hiçbirinin süresinde ibraz edilemeyen ikili anlaşmalara yönelik olmadığı, bu durumun Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasının hangi hükümlerine atıfta bulunduğu net bir şekilde anlaşılmayan aynı maddenin 15. fıkrasının uygulanacak idari işlemler yönünden belirsizliğe neden olduğu, ihlalin gerçekleştiği kabul edilse bile üç ay süreyle ikili anlaşma kaydedememe yaptırımının tek bir hatalı kayıt halinde dahi üç ay süreyle yeni tüketiciler açısından satış faaliyetini durdurma sonucunu doğurduğu, buna ilave olarak aynı ihlalden idari para cezası uygulandığı da göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu yaptırımların cezalandırıcı mahiyeti ağır bastığından idari bir ceza olduğu, öngörülen yaptırımların gerçekleşmesi muhtemel ihlallere kıyasla ölçülülük ilkesine aykırılık taşıdığı ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava süresinde açılmadığından davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, PYS üzerinden yürütülen sistem her ne kadar beyan usulüne göre gerçekleştiriliyor olsa da, bir tüketim noktası için birden fazla talebin olması durumunda o tüketim noktasına talep gerçekleştiren piyasa katılımcılarından ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgi ve belgeleri sunmalarının istendiği, mevzuat uyarınca sürece ilişkin tüm bilgilendirmelerin katılımcılara PYS üzerinden yapıldığı ve dolayısıyla ilgili tüm katılımcılar için sürece ilişkin yükümlülükler doğduğu, bu işlem ile yalnızca ilgili tüketim noktasının hangi tedarikçinin portföyüne geçeceğini tespit etmek değil, aynı zamanda sistemi suistimal eden tedarikçilerin belirlenmesinin amaçlandığı, davacı şirketin geçerli ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgi ve belgenin var olduğu şeklinde bir beyanı olmasına rağmen bu belgelerin sisteme yüklü olmadığının görüldüğü, ikili anlaşmanın fiziksel belge ile oluşturulması ve akabinde çoklu talep durumuna düşülmesi halinde kanıtlayıcı bilgi ve belgelerin PYS'ye yüklenmemesi sonucu doğacak tedbir ve yaptırımların şirketin sorumluluğunda olduğu, davacı şirketin ikili anlaşmasının mevcut olup PYS üzerinden süresi içerisinde sunmamasının mazeret oluşturmadığı, Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasındaki kuraldan, birden fazla tedarikçi tarafından PYS üzerinden talep edilen serbest tüketici ile ikili anlaşma yapıldığına dair kanıtlayıcı belgelerin aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen süreler içerisinde PYS üzerinden piyasa işletmecisi EPİAŞ'a sunulması gerektiğinin anlaşıldığı, aynı maddenin 13. fıkrasında yer alan ibareden sayaç kaydının serbest tüketiciye elektrik tedariğinin temel unsuru olduğu, PYS üzerinden bir sayaca ilişkin oluşturulan talebe ilişkin ikili anlaşma ve Enerji Alım-Satım Bildirim Formu ibrazının yapılamamasının bu sürecin tamamlanmadığını ortaya koyduğu ve bu anlamda mevzuata aykırı fiilin ortaya çıkmış olduğunun anlaşılması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararlarına uyulması zorunlu olduğundan, dava konusu Kurul kararları ile Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 15. fıkrasında yer alan "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" kuralının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ :
Davacı şirkete 1.088.997,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarihli, ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine dair ... tarihli, ... sayılı Kurul kararının, karara dayanak gösterilen "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği"nin 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer verilen "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" ibaresinin ve atıf yapılan 13. fıkrasının (b) bendinde yer verilen "ve bu piyasa katılımcısına Kanunun 16'ncı maddesi uyarınca yaptırım uygulanır" ibaresinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen 06/06/2023 tarih ve E:2022/2245, K:2023/2873 sayılı kararın davacı tarafından temyizi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/02/2024 tarih ve E:2023/2836, K:2024/161 sayılı kararı ile; temyiz istemi kısmen kabul edilerek, kararın; Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve bu piyasa katılımcısına Kanunun 16. maddesi uyarınca yaptırım uygulanır" ibaresine ilişkin kısmının onanmasına; davacı şirkete idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ve söz konusu idari para cezasına dayanak olarak gösterilen Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" ibaresine ilişkin kısmı bakımından ise davanın reddi yönündeki kararın bozulmasına karar verildiği görülerek, bozulan kısım bakımından dosya yeniden incelendi:
Dava konusu Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasında, 6446 sayılı Kanun'un tanıdığı yetkiye istinaden, tüketim noktasının hangi tedarikçinin portföyüne geçeceğinin belirlenmesi süreci kapsamında, serbest tüketiciyle ikili anlaşma yapmamasına rağmen serbest tüketici sayaç kaydı için başvurmak suretiyle, kayıt sistemindeki beyan esasını kötüye kullandığı tespit edilen piyasa katılımcısı hakkında uygulanacak yaptırım ve tedbirlerin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan fıkrada bu yaptırım ve tedbirler, ilgili serbest tüketicinin piyasa katılımcısının portföyünden çıkarılması, Kurul kararı ile üç ay süreyle ikili anlaşmalar kapsamında yeni tüketici kaydedememesi ve 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılması şeklinde belirlenmiştir. Ancak söz konusu yaptırım ve tedbirlerin uygulanabilmesi, piyasa katılımcısının serbest tüketiciyle ikili anlaşma yapmamasına rağmen serbest tüketici sayaç kaydı oluşturduğunun, başka bir ifadeyle sistemdeki beyan esasını suistimal ettiğinin tespit edilmesi şartına bağlanmıştır.
Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasındaki düzenlemede ise, asıl olarak, bir serbest tüketicinin birden fazla tedarikçi tarafından PYS üzerinden talep edilmesi durumunda yapılacak iş ve işlemler belirlenmiştir. Bu doğrultuda, ilgili piyasa katılımcılarından, ikili anlaşmaya ilişkin yazılı kanıtlayıcı bilgilerin 6. fıkrada belirtilen süreler içerisinde (2 iş günü) isteneceği, piyasa işletmecisi tarafından gerekli kontroller yapıldıktan sonra ikili anlaşma beyanı geçerli bulunan tedarikçinin portföyüne ilgili serbest tüketicinin geçişinin sağlanacağı, birden fazla tedarikçinin geçerli ikili anlaşma beyanında bulunması halinde ikili anlaşma tarihi en yakın olan kaydın dikkate alınacağı, anlaşma tarihlerinin aynı olması halinde kayıtların onaylanmayacağı ve serbest tüketicinin mevcut tedarikçisinden enerji almaya devam edeceği, ancak mevcut tedarikçisinin de söz konusu serbest tüketiciye ilişkin portföyden çıkarma talebi olması halinde tüketicinin görevli tedarik şirketinin portföyüne kaydedileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte, anılan fıkrada dava konusu edilen "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır." cümlesi ile piyasa katılımcılarından (tedarik lisansına sahip şirketlerden) istenen ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri 6. fıkrada belirtilen süreler içerisinde (2 iş günü) sunamayanlar hakkında Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasında belirlenen yaptırım ve tedbirlerin uygulanmasına imkan tanınmıştır.
Söz konusu düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde, piyasa katılımcılarından (tedarik lisansına sahip şirketlerden) istenen ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri 2 iş günü gibi oldukça kısa bir süre içerisinde sunamayan şirketlerin, ikili anlaşma yapmamasına rağmen serbest tüketici sayaç kaydı oluşturmak suretiyle sistemdeki beyan esasını kötüye kullandığı tespit edilen şirketlerle aynı kapsama alındığı anlaşılmaktadır.
Anılan fıkralarda belirlenen, serbest tüketici ile ikili anlaşma yapmadığı halde bir anlaşma varmış gibi bildirimde bulunmak şeklinde ifade edilebilecek fiil ile, istenen ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri 2 iş günü içerisinde sunamamak şeklindeki fiilin ağırlığının niteliği itibarıyla aynı olmadığı açıktır.
Her ne kadar davalı idarece, beyan esasına dayalı olarak işleyen ikili anlaşma kayıt sürecinin zaman zaman istismar edildiği yönünde beyanlarda bulunularak, ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri sistem üzerinden süresinde sunamayanların bu fiilinin cezalandırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, beyan sistemini istismar ettiği tespit edilenlerin Yönetmeliğin aktarılan 30/A maddesinin 13. fıkrası kapsamında cezalandırılabileceği açık olduğundan davalı idarenin bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Bununla birlikte, Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasında belirlenen fiil karşılığında 6446 sayılı Kanun kapsamında belirlenen en alt cezanın uygulanması sonucunu doğuran bir düzenleme yapılmışsa da, söz konusu cezanın işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 1.088.997,00-TL'ye denk geldiği, anılan düzenleme uyarınca kanıtlayıcı bilgilerin PYS üzerinden 2 iş günü gibi kısa bir süre içerisinde istendiği ve söz konusu süre içerisinde bilgilerin sunulmaması durumunda kayıt işleminin tamamlanmaması nedeniyle sistemde bir aksaklığa yer verilmesinin de pek mümkün olmadığı durumu karşısında, fiilin niteliği ve sonuçları itibarıyla, fiil karşılığında uygulanacak yaptırım ve tedbirlerin ölçülü olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davalı idarece yürütülen soruşturma kapsamında davacı tarafından sunulan yazılı savunmada, yaklaşık iki yıllık inceleme dönemi içerisinde kendileri tarafından 91.212 adet kayıt işlemi gerçekleştirildiği, bunlardan yalnızca 1 adet kaydın söz konusu fiil kapsamında yer aldığı ve söz konusu kaydın en düşük seviyelerden (150,00-TL - 300,00-TL) elektrik tüketen bir müşteriye ait olduğu yönündeki beyanı da bu açıklamaları destekler niteliktedir. Bu doğrultuda, böylesine yoğun işlemlerin gerçekleştirildiği bir süreç içerisinde 2 iş günü gibi bir sürede ve devamında fiilin niteliğine uygun başka bir tedbir veya yöntem belirlenmeksizin salt süresinde kanıtlayıcı bilgi ve belge sunulamadığından bahisle doğrudan ilgilinin cezalandırılması ve hakkında ağır nitelikte sayılabilecek tedbirlerin alınması yolunda yapılan düzenlemenin ölçülü olmaması nedeniyle hukuka uygun olmadığı, bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemlerde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4 ve 50/5 maddeleri uyarınca Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararlarına karşı dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığı, bu kararlara uyulmasının zorunlu olduğu da dikkate alındığında; bozma kararında yer alan gerekçe doğrultusunda "Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği"nin 15. fıkrasında yer verilen "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" ibaresi ile dava konusu Kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Dairemizin davanın reddine yönelik 06/06/2023 tarih ve E:2022/2245, K:2023/2873 sayılı davanın reddi yolundaki kararına karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/02/2024 tarih ve E:2023/2836, K:2024/161 sayılı kararıyla Dairemiz kararının kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Tedarik lisansı sahibi olan davacı şirketin Ocak 2020 döneminde birden fazla tedarikçi tarafından PYS üzerinden talep edilen serbest tüketici ile ilgili geçerli bir ikili anlaşma veya Enerji Alım-Satım Bildirim Formunu süresi içerisinde PYS üzerinden ibraz edemediğinin tespit edildiği ve bu fiilin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 5. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi ile Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasının (b) bendi ile 15. fıkrasına aykırı olduğundan bahisle, aynı ihlal ile ilgili olarak ihtarda bulunulmasına rağmen aykırılığın tekrarlandığı göz önüne alınarak davacıya 1.088.997,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... sayılı Kurul kararı alınmıştır.
Söz konusu Kurul kararına karşı yapılan itirazın ... sayılı Kurul kararı ile reddi üzerine anılan Kurul kararlarının ve dayanağı Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" kuralı ile Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasının atfıyla 13. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve bu piyasa katılımcısına Kanunun 16. maddesi uyarınca yaptırım uygulanır" kuralının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dairemizin 06/06/2023 tarih ve E:2022/2245, K:2023/2873 sayılı davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/02/2024 tarih ve E:2023/2836, K:2024/161 sayılı kararıyla;
"Daire kararının Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasının (b) bendinde yer alan 've bu piyasa katılımcısına Kanunun 16. maddesi uyarınca yaptırım uygulanır' kuralına ilişkin kısmı yönünden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
'a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı bir karar verilmesi
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması' sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda belirtilen Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasının (b) bendinde yer alan dava konusu ibareye yönelik davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının davacı şirkete idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ve söz konusu idari para cezasına dayanak olarak gösterilen Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan 'Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır' kuralına ilişkin kısmına gelince;
Dava konusu Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasında, 6446 sayılı Kanun'un tanıdığı yetkiye istinaden, tüketim noktasının hangi tedarikçinin portföyüne geçeceğinin belirlenmesi süreci kapsamında, serbest tüketiciyle ikili anlaşma yapmamasına rağmen serbest tüketici sayaç kaydı için başvurmak suretiyle, kayıt sistemindeki beyan esasını kötüye kullandığı tespit edilen piyasa katılımcısı hakkında uygulanacak yaptırım ve tedbirlerin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan fıkrada bu yaptırım ve tedbirler, ilgili serbest tüketicinin piyasa katılımcısının portföyünden çıkarılması, Kurul kararı ile üç ay süreyle ikili anlaşmalar kapsamında yeni tüketici kaydedememesi ve 6446 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırılması şeklinde belirlenmiştir. Ancak söz konusu yaptırım ve tedbirlerin uygulanabilmesi, piyasa katılımcısının serbest tüketiciyle ikili anlaşma yapmamasına rağmen serbest tüketici sayaç kaydı oluşturduğunun, başka bir ifadeyle sistemdeki beyan esasını suistimal ettiğinin tespit edilmesi şartına bağlanmıştır.
Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasındaki düzenlemede ise, asıl olarak, bir serbest tüketicinin birden fazla tedarikçi tarafından PYS üzerinden talep edilmesi durumunda yapılacak iş ve işlemler belirlenmiştir. Bu doğrultuda, ilgili piyasa katılımcılarından, ikili anlaşmaya ilişkin yazılı kanıtlayıcı bilgilerin 6. fıkrada belirtilen süreler içerisinde (2 iş günü) isteneceği, piyasa işletmecisi tarafından gerekli kontroller yapıldıktan sonra ikili anlaşma beyanı geçerli bulunan tedarikçinin portföyüne ilgili serbest tüketicinin geçişinin sağlanacağı, birden fazla tedarikçinin geçerli ikili anlaşma beyanında bulunması halinde ikili anlaşma tarihi en yakın olan kaydın dikkate alınacağı, anlaşma tarihlerinin aynı olması halinde kayıtların onaylanmayacağı ve serbest tüketicinin mevcut tedarikçisinden enerji almaya devam edeceği, ancak mevcut tedarikçisinin de söz konusu serbest tüketiciye ilişkin portföyden çıkarma talebi olması halinde tüketicinin görevli tedarik şirketinin portföyüne kaydedileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte, anılan fıkrada dava konusu edilen "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır." cümlesi ile piyasa katılımcılarından (tedarik lisansına sahip şirketlerden) istenen ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri 6. fıkrada belirtilen süreler içerisinde (2 iş günü) sunamayanlar hakkında Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasında belirlenen yaptırım ve tedbirlerin uygulanmasına imkan tanınmıştır.
Söz konusu düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde, piyasa katılımcılarından (tedarik lisansına sahip şirketlerden) istenen ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri 2 iş günü gibi oldukça kısa bir süre içerisinde sunamayan şirketlerin, ikili anlaşma yapmamasına rağmen serbest tüketici sayaç kaydı oluşturmak suretiyle sistemdeki beyan esasını kötüye kullandığı tespit edilen şirketlerle aynı kapsama alındığı anlaşılmaktadır.
Anılan fıkralarda belirlenen, serbest tüketici ile ikili anlaşma yapmadığı halde bir anlaşma varmış gibi bildirimde bulunmak şeklinde ifade edilebilecek fiil ile, istenen ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri 2 iş günü içerisinde sunamamak şeklindeki fiilin ağırlığının niteliği itibarıyla aynı olmadığı açıktır.
Her ne kadar davalı idarece, beyan esasına dayalı olarak işleyen ikili anlaşma kayıt sürecinin zaman zaman istismar edildiği yönünde beyanlarda bulunularak, ikili anlaşmaya ilişkin kanıtlayıcı bilgileri sistem üzerinden süresinde sunamayanların bu fiilinin cezalandırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, beyan sistemini istismar ettiği tespit edilenlerin Yönetmeliğin aktarılan 30/A maddesinin 13. fıkrası kapsamında cezalandırılabileceği açık olduğundan davalı idarenin bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Bununla birlikte, Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasında belirlenen fiil karşılığında 6446 sayılı Kanun kapsamında belirlenen en alt cezanın uygulanması sonucunu doğuran bir düzenleme yapılmışsa da, söz konusu cezanın işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 1.088.997,00-TL'ye denk geldiği, anılan düzenleme uyarınca kanıtlayıcı bilgilerin PYS üzerinden 2 iş günü gibi kısa bir süre içerisinde istendiği ve söz konusu süre içerisinde bilgilerin sunulmaması durumunda kayıt işleminin tamamlanmaması nedeniyle sistemde bir aksaklığa yer verilmesinin de pek mümkün olmadığı durumu karşısında, fiilin niteliği ve sonuçları itibarıyla, fiil karşılığında uygulanacak yaptırım ve tedbirlerin ölçülü olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davalı idarece yürütülen soruşturma kapsamında davacı tarafından sunulan yazılı savunmada, yaklaşık iki yıllık inceleme dönemi içerisinde kendileri tarafından 91.212 adet kayıt işlemi gerçekleştirildiği, bunlardan yalnızca 1 adet kaydın söz konusu fiil kapsamında yer aldığı ve söz konusu kaydın en düşük seviyelerden (150,00-TL - 300,00-TL) elektrik tüketen bir müşteriye ait olduğu yönündeki beyanı da bu açıklamaları destekler niteliktedir. Bu doğrultuda, böylesine yoğun işlemlerin gerçekleştirildiği bir süreç içerisinde 2 iş günü gibi bir sürede ve devamında fiilin niteliğine uygun başka bir tedbir veya yöntem belirlenmeksizin salt süresinde kanıtlayıcı bilgi ve belge sunulamadığından bahisle doğrudan ilgilinin cezalandırılması ve hakkında ağır nitelikte sayılabilecek tedbirlerin alınması yolunda yapılan düzenlemenin ölçülü olmaması nedeniyle hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, hukuka aykırı olduğu anlaşılan Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasının ve anılan düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekmekteyken davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle Dairemiz kararının, Yönetmeliğin 30/A maddesinin 13. fıkrasının (b) bendinde yer alan "ve bu piyasa katılımcısına Kanunun 16. maddesi uyarınca yaptırım uygulanır' kuralı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" kuralı ile dava konusu Kurul kararları yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması halinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ve söz konusu idari para cezasına dayanak olarak gösterilen Yönetmeliğin 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan 'Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır' kuralının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 30/A maddesinin 15. fıkrasında yer alan "Piyasa İşletmecisinin ikili anlaşmaya ilişkin istemiş olduğu bilgileri PYS üzerinden ibraz edemeyen tedarikçiler için onüçüncü fıkra hükümleri uygulanır" kuralının ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının İPTALİNE,
2. Sonuç olarak dava kısmen ret, kısmen iptal kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz aşamalarında davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Dairemizin 06/06/2023 tarih ve E:2022/2245, K:2023/2873 sayılı kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!