Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/4 E. , 2024/341 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/4
Karar No:2024/341
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
(Eski Ünvan: ... İletişim Hizmetleri A.Ş)
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 01/07/2012-30/06/2013 dönemi içerisindeki üç aylık hesaplamalarda 2013 yılı birinci ve ikinci çeyreklerinde en fazla %2 olması gereken deaktivasyon süresi 1 saati geçen taşıma sayısının toplam taşıma sayısına oranını aştığından bahisle 2012 yılı net satışlarının %0,006'sı oranında idarî para cezası verilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının 6. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin 09/12/2021 tarih ve E:2015/5464, K:2021/4313 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na aykırı olarak getirilen "uyarı" müessesesinin hukukî dayanağı bulunmadığından, idari para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlâl ya da fiile, idarenin, Kanun'da sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine Kanun'da belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisi bulunmadığından, sonradan getirilen düzenlemenin davacı lehine olduğundan bahsedilemeyeceği; davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 19/08/2013 tarihli İnceleme Sorgusu'nda, davacı şirketin numara taşıma işlemlerine ilişkin olarak, 2013 yılı birinci ve ikinci çeyreklerinde deaktivasyon süresinin 1 saati geçtiği taşıma sayısının toplam taşıma sayısına oranının %2'yi aştığının tespit edildiği, davacı şirketin, deaktivasyon sürecine ilişkin belirlenen sürenin taşıma zamanında başlaması gerektiği ileri sürülmüş ise de, yapılan inceleme sonucu bu sürenin davacının belirttiği gibi taşıma saatinde başlatıldığında dahi, davacı şirketin 1 saati geçen deaktivasyon süresi ile yaptığı taşıma sayısının toplam taşıma sayısına oranının %2'nin üzerinde kalacağına ilişkin davalı idarenin hesaplaması gözetildiğinde, davacının itirazının yerinde olmadığı, kaldı ki, davacı şirket vekilinin savunmaya cevap dilekçesinde, deaktivasyon sürecine ilişkin belirlenen sürenin taşıma zamanında başlaması halinde dahi deaktivasyon süresinin 1 saati geçtiği taşıma sayısının toplam taşıma sayısına oranının %2'li seviyelerde kaldığının beyan edildiği göz önüne alındığında, davacının numara taşıma işlemlerine ilişkin fiillerinin Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’ne dayanılarak hazırlanan Numara Taşınabilirliği Uygulama Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 14. maddesine aykırı olduğu; bu durumda, davalı idarenin 5809 sayılı Kanun'un 60. maddesi uyarınca mevzuat hükümlerine aykırılık hâlinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamaya yetkili olduğu gözetildiğinde, davacı şirketin fiillerine karşılık bir önceki takvim yılı olan 2012 yılındaki net satışlarının yüz binde altısı oranında uygulanan dava konusu idari para cezasının mevzuata uygun olarak hesaplandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gereken dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirildiği, Mahkeme kararında tespit edilen gecikmelerin yazılım işinin doğasından kaynaklanan, önceden öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olayın, fark edildiği anda derhal giderilen problemler olduğu, uyarının lehe uygulama olduğu, 1 saatlik sürenin taşıma zamanından değil fiilen taşımanın başladığı zamandan hesaplandığı, uygulanan para cezasının ölçüsüz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine uygun olarak tesis edildiği, gecikme yaşandığının davacı tarafından da kabul edildiği, işletmecinin ihlâlinin açık olduğu, 1 saatlik sürenin taşıma zamanından itibaren hesaplanmasında dahi öngörülen oranın aşıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu idari para cezasının, Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği’ne dayanılarak hazırlanan Numara Taşınabilirliği Uygulama Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 14. maddesinde kurala bağlanan sürelere uyulmadığından bahisle tesis edildiği, anılan maddenin inceleme döneminde yürürlükte bulunan hâlinde, 1 saati geçen aktivasyon/deaktivasyon işlem sayısının toplam işlem sayısının %2'sini aşamayacağına ilişkin kuralda, bir takvim yılı içerisinde, yıl başından itibaren üçer aylık dönemler için yapılacak hesaplamanın dikkate alınacağı kurala bağlanmışken, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile yapılan değişiklikle, lehe bir düzenleme yapılarak maddenin uygulanmasında, bir takvim yılı içerisinde yıl başından itibaren altışar aylık dönemler için yapılacak hesaplamanın esas alınacağının kurala bağlandığı görülmektedir.
Bu durumda, idarî yaptırımlar bakımından ceza uygulanmasının dayanağı kuralda lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukukî durum dikkate alınarak karar verilmesi gerekmekte ise de iptali istenen idari para cezası, 2013 yılı birinci ve ikinci çeyreklerinin her birinde, diğer bir deyişle toplamda 2013 takvim yılının ilk altı ayında, en fazla %2 olması gereken sınırın aşılması nedeniyle tesis edildiğinden, Numara Taşınabilirliği Uygulama Sürecine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 14. maddesinde sonradan yapılan değişikliğin, davacı şirkete uygulanan idari para cezası açısından farklı bir sonuca yol açmadığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!