Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3471 E. , 2024/391 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3471
Karar No:2024/391
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Fonu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Fon'a devredilen ... A.Ş.'den kullanılan krediden kaynaklı kamu alacağının tahsili amacıyla maliki olduğu taşınmazın ihale yoluyla satışı üzerine satış işlemlerinin hukuka aykırı olduğundan bahisle taşınmazın satış fiyatı olan 220.000,00-TL'nin ihale tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı tarafından 2000 yılında ... A.Ş.'den dövize endeksli konut kredisi kullanıldığı, kullanılan kredinin ödenmemesi sonucu kredi hesabının kat edildiği, ...'ın 27/10/2000 tarihinde Fon'a devri sonrasında kredi alacağının 23/11/2001 tarihinde Fon tarafından temlik alındığı, Fon Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile alacağın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca takibine karar verildiği ve alacağın vadesinin belirlenmesi amacıyla … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, ödemeye çağrı mektubunda verilen sürede ödemenin yapılmaması nedeniyle … tarih ve … sayılı ödeme emrinin gönderildiği, ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emrinde öngörülen süreler içerisinde borcun ödenmediği gerekçesiyle alacağın tahsili amacıyla davacının maliki olduğu taşınmazın ihale yoluyla satıldığı, davacı tarafından, taşınmazın ihaleyle satışına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, taşınmazın satış değeri olan 220.000,00-TL'nin yasal faizi ile tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı; davacının maliki olduğu İstanbul ili, Şişli ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazda yer alan … nolu bağımsız bölümün satış işlemine dayanak teşkil eden … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, "davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan takibatın konusu 4389 sayılı Kanun'un 15/7-b ve 15/3. maddesinde belirtilen alacaklar kapsamında olmadığından, tüketici kredisine dayalı olarak imzalanan ve özel hukuk hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gereken sözleşmeden doğan ihtilâflı alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsilinin hukuken mümkün olmadığı, davacının kullandığı tüketici kredisinden doğan borcun tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verildiği, davalı idarece 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilemeyeceği yargı kararı ile sabit olan alacak için 6183 sayılı Kanun kapsamında takipte bulunularak ödeme emri düzenlendiği ve ödeme emrinin Mahkemece iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin 6183 sayılı Kanun'a göre takip hakkı bulunmayan bir alacak için yapmış olduğu takip kapsamında davacıya ait taşınmazı satmış olması nedeniyle kusurlu olmasının sonucu olarak davacının uğradığı maddi zararları tazmin etmesinin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu, bu durumda, davacının taşınmazının hukuka aykırı bir işlem neticesinde satışından kaynaklanan zararının, taşınmazın satış tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmin edilmesi gerektiği, diğer taraftan, dava konusu taşınmazın 27/06/2005 tarihinde gerçekleşen ihale ile 230.000,00-TL bedelle satıldığı anlaşılmakta ise de, davacı tarafından 220.000,00-TL maddi tazminat talep edildiğinden, taleple bağlılık ilkesi gereği 220.000,00-TL'nin satış tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, 220.000,00-TL maddi tazminatın taşınmazın satış tarihi olan 27/06/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, konut kredisinin ilk beş taksidinin davacının hesabından değil … A.Ş.'nin hesabından ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, söz konusu kredinin ... Grubu ile imzalanan protokolde ... Grubu tarafından üstlenildiği, davacının da anılan borç tutarından sorumluluğunun devam ettiği, ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davanın Fon lehine kesinleştiği, ödeme emri ile ilgili İdare Mahkemesi'nce verilen kararın alacak/borç tespiti mahiyetinde olmayıp davacı hakkında başlatılan takip yoluyla ilgili olduğu, olayda güncel ve meşru bir zarardan bahsedilemeyeceği, İdare Mahkemesi'nin bekletme kararı vermeden davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kredi riskinin protokolün hesap kesim tarihi itibarıyla tasfiye edildiği, davalı idarenin hukuka aykırı işlemleri sebebiyle mülkiyet hakkının ihlâl edildiği ve maddi kayıplara uğradığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 31/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!