Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3217 E. , 2023/4859 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3217
Karar No:2023/4859
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1. ...İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2. ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmazın satışı için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla 22-23/12/2021 tarihlerinde gerçekleştirilen arsa satış ihalesinde en yüksek üçüncü teklifi sunan davacı tarafından şartnameden doğan yükümlülükler yerine getirilmeyerek sözleşme imzalamadığından bahisle 100.000,00-TL tutarındaki katılım teminatının Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından irat kaydedilmesine ilişkin işlemin, söz konusu teminatın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca irat kaydedileceğinin davacıya bildirilmesine ilişkin ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin ...tarih ve ...sayılı işleminin ve davacı tarafından yatırılan teminat tutarın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali ve 100.000,00-TL tutarındaki teminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 22 Lot numaralı taşınmaz ile 21 Lot numaralı taşınmazın inter-connect (birleştirilmiş) teklif ile 309 Lot numarasıyla ve %10 fazla bedel üzerinden teklife sunulduğu, 309 Lot numarası ile teklif veren her iki katılımcının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılım teminatlarının irat kaydedildiği, ardından bu Lot numarası ile alıcı çıkmaması üzerine inter-connect teklifin tekrar 21 ve 22 Lot numaralarına ayrıldığı, açık artırmaya ...Bayrak numarası ile katılan davacının, teklif verdiği 22 Lot numarasında en yüksek teklifi veren üçüncü kişi olduğunun incelenen CD görüntülerinden sabit olduğu, dolayısıyla yükümlülüklerini yerine getirerek söz konusu taşınmazı teklif ettiği bedel üzerinden satın almadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, teklif verilen taşınmazın inter-connect yöntemle başka bir lottaki taşınmazla birleştirildiği ve iki isteklinin daha bu lottaki taşınmazlar için teklif verdiği, bu kapsamda kendisinden daha yüksek teklif veren dört isteklinin daha bulunduğu, idarenin aynı taşınmaz için toplam beş adet teminatı gelir kaydettiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, dava konusu 22 Lot numaralı taşınmaz için üç isteklinin teklif verdiği, daha sonra bu taşınmaz ile 21 Lot numaralı taşınmazın inter-connect teklif ile 309 Lot numarası ile tekrar teklife sunulduğu ve 309 Lot numaralı bu teklife 2 kişinin teklif verdiği, 309 Lot numarası ile inter-connect teklif veren teklif sahibi her iki katılımcının da taşınmazı almak için gereken işlemleri yapmaması üzerine bunların teminatlarının irat kaydedildiği, 22 Lot numaralı dava konusu taşınmazın ihalesinin ayrıca yapılması nedeniyle bu lotta teklif veren isteklilerin durumunun ayrıca değerlendirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı taşınmazın satışı için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla 22-23/12/2021 tarihlerinde gerçekleştirilen ihalede davacı tarafından en yüksek üçüncü teklif verilmiş, daha sonra taşınmaz başka bir taşınmaz ile inter-connect yöntemi ile 309 Lot numarası üzerinden yeniden satışa sunulmuş ve bu lottaki taşınmazlar için iki istekli daha teklif vermiş, ihale bu şekilde tamamlanmıştır.
Davacı tarafından 06/01/2022 tarihinde ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'ye yapılan başvuru ile taşınmazın ihalesi yapıldıktan sonra inter-connect yöntemi ile başka bir lottaki taşınmaz ile birleştirilerek yeniden tekliflerin alındığı, bu kapsamda hem normal ihalede hem de inter-connect ihalede kendisinden daha yüksek teklif veren isteklilerin bulunduğu ve bunların teminatlarının irat kaydedildiği, ancak kendi teklifinin de dava konusu taşınmaz bakımından üçüncü en yüksek teklif kabul edilerek teminatının alıkonulduğundan bahisle 100.000,00-TL tutarındaki teminatının iadesi talep edilmiştir.
Anılan başvuru ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin ...tarih ve ...sayılı işlemi ile reddedilmiş, ayrıca şartname hükümleri gereği teminatın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca irat kaydedileceği ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin ...tarih ve ...sayılı işlemi ile davacıya bildirilmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
Davacı tarafından ihale aşamasında yatırılan 100.000,00-TL tutarındaki teminat ise, ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. tarafından 02/02/2022 tarihinde irat kaydedilmek üzere Toplu Konut İdaresi Başkanlığı hesabına aktarılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden ilk incelemeye tâbi tutulacağı; altıncı fıkrasında, maddede belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi hâlinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın yetki yönünden reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu ihalenin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ...Yönetim Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla 22-23/12/2021 tarihlerinde gerçekleştirildiği, davacı tarafından ihale sonucunda teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlem ile ihalenin sonucunun ve şartname hükümleri gereği teminatın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca irat kaydedileceğinin davacıya bildirilmesine ilişkin işlemin ve davacı tarafından yatırılan teminat tutarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptalinin istenildiği, ayrıca irat kaydedilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesinin talep edildiği, bu bakımdan uyuşmazlığın esas itibarıyla davacıya ait teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı ve dava konusu diğer işlemlerin bu işleme bağlı olarak tesis edildiği, teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemin ise Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca tesis edildiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemi tesis eden idarî merci olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, yetkisiz yargı yerince uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile eklenen 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendinde, "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukukî noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir."; 07/04/2015 tarih ve 29319 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6637 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle eklenen ifadedeki şekliyle Geçici 8. maddesinde ise, "İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idarî yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3'üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, ilk inceleme hususları; görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, Kanun'un 3. ve 5. maddesinde belirtilen hususların bulunup bulunmadığı şeklinde sayılmış; 15. maddesinde ise ilk inceleme üzerine verilecek kararlar belirtilmiştir.
Bu Kanun hükümlerine göre, ivedi yargılama usûlüne tâbi konularda 07/04/2015 tarihinden itibaren kanun yolu aşamasında da ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı, Danıştay'ın ivedi yargılama usûlüne tâbi uyuşmazlıklarda işin esası hakkında bir karar vererek uyuşmazlıkları kesin olarak sonuçlandıracağı; ancak ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularında, İdare Mahkemesi kararını bozması durumunda, uyuşmazlığın esasını incelemeksizin dosyayı ilgili İdare Mahkemesi'ne göndereceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk inceleme hususlarında sorun görülmeksizin, mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi hâlinde, Danıştay tarafından yetkisiz yargı yeri tarafından verilen karar bozulmakla birlikte, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği, zira 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ilk inceleme üzerine yalnızca 15. maddede sayılan kararlardan birinin alınması durumunda dosyanın geri gönderileceği görülmektedir.
Anılan Kanun'un 20/A maddesinde, kararın bozularak ilgili İdare Mahkemesi'ne gönderilmesi, Danıştay tarafından işin esası hakkında karar verilebilmesi hususunun tek istisnası olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin dar yoruma tâbi tutulması gerekmektedir. Bu nedenle, yetkisiz bir yargı yerinin kendisini yetkili görerek ve uyuşmazlığın esası hakkında verdiği kararların, aktarılan düzenleme kapsamında olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, ivedi yargılama usûlünü ihdas eden maddede bentler hâlinde belirtilen uyuşmazlıkların ivedi yargılamaya tâbi olduğu ve bu tür uyuşmazlıklarda farklı bir yargılama usûlünün kabul edildiği (dava açma ve temyiz sürelerinin kısaltıldığı, dosyanın tekemmül sürecinin hızlandırıldığı) dikkate alındığında, yetkisiz İdare Mahkemesi kararının yetki yönünden bozulmasıyla birlikte işin esası hakkında Danıştay tarafından bir karar verilerek uyuşmazlığın sonlandırılması ivedi yargılamadan beklenen amaca da uygun düşmektedir.
İvedi yargılama usulünde Danıştay'ın görev ve yetkisi, bölge idare mahkemelerinin idare mahkemesi kararlarını istinafen incelemesine ilişkin görev ve yetkisine benzemektedir. Nitekim 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendinde, "... Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir..." kuralı bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 5. bendinde ise, "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." kuralına yer verilmiştir.
Kanun koyucu tarafından, istinaf kanun yolunda yetkisiz mahkemenin esas hakkında bir karar vermesi durumunda ne yapılacağı açık olarak düzenlenmişken, temyize tâbi ivedi yargılama usûlünde bunun düzenlenmemiş olması, kanun koyucunun bu konu hakkında "bilinçli olarak sükût ettiğini" ve yetkili olmayan mahkeme tarafından ivedi yargılama usûlüne tâbi bir konuda uyuşmazlığın esası incelenerek verilen kararlarda adil yargılama ilkesinin bir unsuru olan iki dereceli yargılama gerçekleşeceği için Danıştayca verilecek nihaî kararla uyuşmazlığın bir an önce kesin hükme bağlanmasının hedeflendiğini göstermektedir.
Öte yandan "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde temyiz aşamasında uygulanacak kurallar, yapılacak işlemler ve verilecek kararlar ayrıntılı olarak düzenlendiğinden "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddeye göre özel hüküm niteliğinde olan 20/A maddesinin öncelikle uygulanması gerektiğinden, verilecek karar türü ile ilgili genel hüküm niteliğindeki 49. maddenin somut uyuşmazlıkta uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
Bakılan davada, İstanbul İdare Mahkemesi'nce davanın esası incelenmek suretiyle karar verildiği, bu kararın davacı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Temyize konu kararın, davanın esası incelenmek suretiyle verilmiş olması karşısında, yetkili idare mahkemesince karara bağlanmak üzere Mahkeme kararının bozularak dosyanın mahkemeye gönderilmesinin aktarılan Kanun hükümleri karşısında yerinde olmadığı ve ivedi yargılama usûlünden beklenen amacı da gerçekleştirmeyeceği anlaşıldığından, Dairemiz tarafından, yetkili mahkemenin aslında Ankara İdare Mahkemesi olduğu belirtildikten sonra, davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!