WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/3196 E.  ,  2023/4348 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3196
Karar No : 2023/4348

DAVACI : ... .

DAVALI : ... Başkanlığı

DAVANIN KONUSU :
Mülkiyeti Hazine'ye ait bazı taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve söz konusu taşınmazın özelleştirme portföyünden çıkarılması talebiyle 11/04/2023 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme portföyünden çıkarılması talebiyle 11/04/2023 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na başvuruda bulunulmuş, söz konusu başvuru cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmiştir.
Söz konusu başvuru sonrasında, davacı tarafından 12/05/2023 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme portföyünden çıkarılması talebiyle 11/04/2023 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile, " ... söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptalinin istenilip istenilmediği hususunda Mahkemece tereddüt oluştuğu, bu durumda, dava konusu edilmek istenen işlemin/işlemlerin (söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsamında alınmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının/ işbu taşınmazın özelleştirme portföyünden kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin) açık, net, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ilgili işlemin/işlemlerin iptali istemine yer verilmek suretiyle tarih ve sayısının belirtilerek işlemin/işlemlerin bir suretinin dava dilekçesine eklenmesinin gerektiği, bu hâliyle dava dilekçesinin kabulüne olanak bulunmadığı ..." gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, bazı taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve söz konusu taşınmazın özelleştirme portföyünden çıkarılması talebiyle 11/04/2023 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, "(1) İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. (2) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (3) İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralına yer verilmiş; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" alt başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hâllerde davanın reddedileceği; "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usûlünün uygulanacağı, ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde ise, ivedi yargılama usûlünde dava açma süresinin otuz gün olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. Maddesinin birinci fıkrasında, "a) Bu Kanunun 1'inci maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan özelleştirmeye hazırlanmasına, hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan özelleştirme programına alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek ..." Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun; (...) e) (...) 3. maddesinin birinci fıkrası (...) yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kurallarına yer verilmiştir.
Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte bulunmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nın Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin ise Cumhurbaşkanlığı'na veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nın 85. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (Kurul) görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanı'na veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağının kurala bağlandığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı tarafından söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsamından çıkarılmasını sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanlığı'na ve davalı idareye başvurularda bulunulduğu, 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının ise 4046 sayılı Kanun uyarınca Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı mahiyetinde olduğu dikkate alındığında, bakılan davada 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulünün uygulanacağı anlaşılmıştır.
Dava dosyasının ve Dairemizin 2023/1689 sayılı esasına kayıtlı dosyanın birlikte incelenmesinden, davacı tarafından dava konusu taşınmazın özelleştirme portföyüne dahil edildiğinin öğrenilmesi üzerine öncelikle 10/04/2023 tarihinde tebliğ edilen dilekçe ile Cumhurbaşkanlığı'na başvuruda bulunulduğu, ardından 11/04/2023 tarihinde idareye tebliğ edilen dilekçe ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na başvuruda bulunulduğu görüldüğünden, davacının uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin karardan en geç 10/04/2023 tarihinde haberdar olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 günlük dava açma süresinin en geç 10/04/2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı açıktır.
Bu itibarla, taşınmazın özelleştirme kapsamı ve programına alınmasına ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile dava konusu taşınmazın özelleştirme portföyüne dahil edilme işleminin iptali istemiyle 10/04/2023 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/05/2023 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla, yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tâbi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verilmiş ise de, aynı kararda zımni ret işlemleri üzerine açılan davalarda dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla davalı idarenin yazılı olarak bildirilen bir işleminin dava konusu edilmediği dikkate alındığında, içtihatların birleştirmesine ilişkin anılan kararın bakılan davada uygulanamayacağı açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın "Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması" başlıklı 40. maddesinde, "Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır." ; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrasında, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır..."; aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu kurala bağlanmış, 20/A maddesinde ise ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür.
İlgililere herhangi bir yazılı bildirimin yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresinin hesabı açısından öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.
Bu itibarla, ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıkta dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda kendisine yazılı bildirim yapılmayan davacının, altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde açtığı davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, dava konusu taşınmazın özelleştirme portföyüne dahil edildiğinin öğrenilmesi üzerine davacı tarafından önce 10/04/2023 tarihinde tebliğ edilen dilekçe ile Cumhurbaşkanlığı'na başvuruda bulunulduğu, ardından 11/04/2023 tarihinde idareye tebliğ edilen dilekçe ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na başvuruda bulunulduğu dikkate alındığında, davacı tarafından davaya konu Kurul kararının en geç Cumhurbaşkanlığı'na başvuru tarihi olan 10/04/2023 tarihinde öğrenildiği; bu tarihten itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde 12/05/2023 tarihinde açılan işbu davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiğinden, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki karara katılmıyoruz.