WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/3152 E.  ,  2023/5179 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3152
Karar No:2023/5179

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …

2. (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından tescil ettirildiği ve kullanıldığı belirtilen "...", "…", "…", "…" ve "…" isimli markaların daha önce başka firma veya şahıslar tarafından tescil ettirildiğinden bahisle kullanılmasının yasaklanması ve bu markalardaki ürünlerin 31/12/2015 tarihinden itibaren piyasada bulundurulmamasına ilişkin Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin, alkolsüz içki ve sair ürünlerde kullanılamayacağı, bu nedenle, alkollü içki ile alkolsüz içki ve sair ürünlerin karşılaştırılmasının yapılması ve bu karşılaştırma neticesinde yönetmelikte üç bent hâlinde belirtilen hususlardan birinin mevcudiyetinin gerekli olduğu, uyuşmazlık konusu markalarla ilgili olarak Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi kapsamında karşılaştırma ve tespitlerin yapılıp yapılmadığının 14/04/2016 tarihli ara kararı ile davalı idareden sorulduğu, davalı idarece verilen cevapta, bahsi geçen markalar ile ilgili olarak Türk Patent Enstitüsü'ne ait internet sayfasında inceleme yapılarak alkollü içki ile aynı markada en az bir ürünün alkollü içkiden önce tescil edilmiş olduğunun tespiti durumunda alkollü içkinin yasak kapsamına gireceği göz önünde bulundurularak yasaklanan markalar listesinin hazırlandığı, "..." isimli marka için ise sehven işlem tesis edildiğinin belirtildiği;
Bu durumda "..." markası için davacıya ait olmadığı hâlde, diğer markalar yönünden ise Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi kapsamında karşılaştırma ve tespitler yapılmadan, sadece Türk Patent Enstitüsü internet sayfası üzerinden inceleme yapılarak tescil tarihlerine göre değerlendirmede bulunmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 19/04/2022 tarih ve E:2017/2483, K:2022/1737 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 26/01/2023 ve 01/03/2023 tarihlerinde Türk Patent ve Marka Kurumu ile davalı idareye yapılan ara kararlarıyla istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmesine yönelik olarak 15/02/2023 ve 24/03/2023 tarihlerinde kayda giren cevabi yazıların incelenmesinden; "..." markasının, ilk defa 10/11/1995 tarihinde tescil edildiği, 10/11/2015 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiği, dolayısıyla dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte süresi yenilenmiş durumdaki "..." markasının koruma altında olduğu, "..." markasının, davacı adına 13/05/1996 tarihinde tescil edildiği, koruma tarihinin 19/07/2005 olduğu, dava konusu işlemde bahsedilen İ.N. adına yapılan tescilin geçersiz olduğunun 24/03/2023 tarihli ara kararına Türk Patant ve Marka Kurumu tarafından verilen cevaptan anlaşıldığı, dolayısıyla "..." markasının tescil tarihinde bu marka ile çatışan başka bir ürüne ait marka adını taşıyan tescilin bulunmadığı, "..." markasının, ilk defa 07/11/1994 tarihinde tescil edildiği, 07/11/2004 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiği, dolayısıyla dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte süresi yenilenmiş durumdaki "..." markasının koruma altında olduğu, "..." markasının, ilk defa 16/09/1996 tarihinde tescil edildiği, 16/06/2006 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiği, dolayısıyla dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte süresi yenilenmiş durumdaki "..." markasının koruma altında olduğu, "..." markası davacıya ait olmadığı hâlde davacı yönünden yasaklanan markalar listesine sehven alındığının davalı idarece beyan edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacıya ait alkollü içki markalarının kullanımının yasaklanmasına ilişkin dava konusu 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı Kurul kararının "..." ve "..." isimli alkollü içki markalarına ilişkin kısımda hukuka uygunluk; "...", "...", "..." isimli alkollü içki markalarına ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin "..." ve "..." isimli alkollü içki markaları yönünden iptaline ilişkin kısmı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun görüldüğünden davalı idarenin istinaf başvurusunun bu kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, dava konusu işlemin "...", "...", "..." isimli alkollü içki markaları yönünden iptaline ilişkin kısmı bakımından davalı idarenin istinaf istemi kabul edilerek kararın kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, aynı markanın alkollü içki haricinde başka ürünlerin markası olarak kullanılmasının reklam ve özendiricilik oluşturmadığı, eksik inceleme yapıldığı, markalara ilişkin incelemenin saha araştırması yapılmaksızın salt internet sitesinden yapılmasının uygun olmadığı; Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı aleyhe kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, davanın reddine ilişkin kısmın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı kararı ile, başka firma veya şahıslar tarafından da tescil edilmiş olan Alkollü İçki Dağıtım Yetki Belgesini haiz üretici/üretici ve ithalatçı firmaların ekli listede yer alan markalarının tescil tarihinden önce başka ürünler için tescil edilmiş olması hâlinde; 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi gereğince kullanılmasının yasaklanmasına, söz konusu markalı ürünlerin 31/12/2015 tarihinden sonra piyasada bulundurulmaması hususunun ilgili firma ve/veya marka sahiplerine bildirilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu karar ekinde yer alan listede davacıya ait "...", "...", "...", "..." ve "..." markalarına ve bu markaların başka hangi firma veya şahıslar adına tescilli olduğuna ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
Anılan Kurul kararı uyarınca davacı şirkete ait olup, davacı şirketin tescil tarihinden önce başka firma veya şahıslar tarafından alkollü içki dışındaki ürünler için tescil edilen söz konusu markaların kullanılması ve 31/12/2015 tarihinden sonra ürünlerin piyasada bulunması hâlinde davacıya idari para cezası uygulanacağı yönünde Alkollü İçkiler Piyasası Daire Başkanlığı'nın 11/11/2015 tarih ve 30542 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 3. maddesinde, Kurul'un görev ve yetkileri, "a) Bu Kanun gereğince Kurum tarafından yürütülecek görevler ile ilgili düzenlemeleri yapmak ... e) Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili sektörel düzenlemeler yapmak ... l) Görev alanı ile ilgili konularda gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bunların her türlü birliklerinden istemek, m) Kanunlarla verilen diğer görevleri yürütmek ..." olarak belirlenmiştir.
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz."; Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "6. maddenin sekiz, dokuz ve onuncu fıkraları kapsamına giren ürünler, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirilir. Uygun olmayan ürünler, bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemez." kuralına yer verilmiştir.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz. Kurumca bu fıkranın uygulanmasında;
a) Karşılaştırılacak iki unsurun, ambalaj veya içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip olup olmadığı veya iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği ögeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma olup olmadığı,
b) Karşılaştırılacak iki unsurun, doğrudan veya dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlayıp amaçlamadığı ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik edip etmediği veya özendirici etkisinin olup olmadığı,
c) Karşılaştırılacak unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı olup olmadığı hususlarından birinin mevcudiyeti aykırılık için yeterli kabul edilir." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "..." ve "..." markaları yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı ile "..." ve "..." markaları yönünden istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "..." markası yönünden istinaf başvurusu kabul edilerek davanın reddine yönelik kısmı incelendiğinde;
Aktarılan mevzuatın irdelenmesinden, alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkollü içkilerde kullanılamayacağı, bu kapsama giren ürünlerin Kurum tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde kullanımının yasaklanmasına yönelik kurala uygun hâle getirileceği, uygun olmayan ürünlerin bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyeceği, Kurum tarafından yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasında, öncelikle 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer verilen kuralın tekrar edildiği, sonrasında bentler hâlinde aykırılık oluşturabilecek hususların sayıldığı, bunlar arasında "iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği ögeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma" hususuna yer verilmekle markanın unsurlarından biri olan marka adının aynı olmasının aykırılık için yeterli kabul edildiği, alkol piyasasıyla ilgili düzenleme ve denetleme yetkilerine sahip Kurum'un, alkollü içki piyasasında kullanılan markaları kanun hükümlerine uygun hâle getireceği ve uygun olmayan ürünlerin bu tarihten itibaren piyasaya arz edilmemesini sağlayacağı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede 09/09/2015 tarih ve 9782 sayılı Kurul kararı incelendiğinde, Kurul tarafından, başka firma ve şahıslar tarafından da tescil edilmiş markaların Türk Patent Enstitüsü'nün "www.tpe.gov.tr" internet adresinden sorgulanacağı, sorgulamada, durumu "müddet" şeklinde ifade edilenlerin koruma kapsamında olmadığından dikkate alınmayacağı, birebir aynı adı taşıyan markaların sorgulanacağı, markaların hizmet sınıflarının dikkate alınmayacağı, tescil tarihi diğerinden önce olana üstünlük tanınacağı, tescil tarihi belirtilmeyen markalarda koruma tarihinin dikkate alınacağına yönelik ilke ve esaslar belirlendiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, 01/03/2023 tarihli ara kararıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan, "..." markasının A.E. adına 07/11/1994 tarihinde tescil edilip edilmediği, bu kişi adına dava konusu işlemin tesis edildiği 09/09/2015 tarihinde devam eden bir tescilin olup olmadığı sorularak varsa ilgili bilgi ve belgenin gönderilmesinin istenildiği, anılan Kurumun 13/03/2023 tarihli cevabi yazısında, "..." markasının söz konusu kişi adına geçerli tescilinin olmadığı belirtilmiş, yazı ekinde gönderilen belgede ise, bu kişi adına "..." markasının ilk defa 07/11/1994 tarihinde tescil edildiği, 07/11/2004 tarihinden itibaren on yıl müddetle yenilendiği, dava konusu işlemin tesis edildiği 09/09/2015 tarihinden önce 07/11/2014 tarihinde sürenin dolduğu, süresi yenilenmediğinden "..." markasının koruma altında olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu 09/09/2015 tarihli işlemin eki listede, "..." markasının A.E. adına 07/11/1994 tarihinde, davacı adına ise 28/07/1999 tarihinde tescil edildiği tespitinden hareketle dava konusu işlem tesis edilmesine rağmen ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerde A.E. adına yapılan marka tescilinin dava konusu işlemden önce koruma süresi dolarak geçersiz hâle geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin davacıya ait "..." isimli markanın alkollü içkilerde kullanılmamasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk, bu kısım yönünden istinaf başvurusu kabul edilerek davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının ve kısmen davacının temyiz istemlerinin reddine;
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun "..." ve "..." markaları yönünden gerekçeli olarak reddi ile "..." ve "..." markaları yönünden istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek davanın reddine dair kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bu kısımlar yönünden anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "..." markası yönünden istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 04/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava, davacı tarafından tescil ettirildiği ve kullanıldığı belirtilen "...", "...", "...", "..." ve "..." isimli markaların daha önce başka firma veya şahıslar tarafından tescil ettirildiğinden bahisle kullanılmasının yasaklanması ve bu markalardaki ürünlerin 31/12/2015 tarihinden itibaren piyasada bulundurulmamasına ilişkin Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarihli ve … sayılı kararının iptali talebiyle açılmıştır.
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 24/05/2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile yeniden düzenlenen 6. maddesinin birinci fıkrasında; alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımının yapılamayacağı, bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacağı, ancak, münhasıran alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları ile bilimsel yayın ve faaliyetler düzenlenebileceği, alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanların, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamayacakları, açık alkollü içki satışı yapmaya ilişkin izin belgesi olan işletmelerde servis amaçlı materyallerde marka, amblem ve logo kullanılabileceği, televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemeyeceği; dokuzuncu fıkrasında; alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin de alkollü içkilerde kullanılamayacağı, ancak, ihraç amaçlı üretilenlerde bu fıkra hükmünün uygulanmayacağı; Geçici 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, 6. maddenin sekiz, dokuz ve onuncu fıkraları kapsamına giren ürünlerin, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıkarılacak ikincil düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımından itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirileceği, uygun olmayan ürünlerin bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 11/8/2013 tarihli ve 28732 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiş ''Reklam ve Tanıtım'' başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz. Kurumca bu fıkranın uygulanmasında;
a) Karşılaştırılacak iki unsurun, ambalaj veya içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip olup olmadığı veya iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği ögeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma olup olmadığı,
b) Karşılaştırılacak iki unsurun, doğrudan veya dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlayıp amaçlamadığı ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik edip etmediği veya özendirici etkisinin olup olmadığı,
c) Karşılaştırılacak unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı olup olmadığı hususlarından birinin mevcudiyeti aykırılık için yeterli kabul edilir."; Geçici 8. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin 13. maddesinin yedinci ve 19. maddesinin birinci fıkralarında yer alan gereklilikleri taşımayan mevcut ürünler, bu maddenin Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren on ay içinde anılan fıkralardaki hükümlere uygun hâle getirilir, Uygun olmayan ürünler, bu tarihten itibaren piyasaya arz edilemez." kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan Yönetmeliğin 19. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin ilk cümlesi, "Alkollü içkilerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti, alkolsüz içki ve sair ürünlerde; alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işareti de alkollü içkilerde kullanılamaz." şeklinde olup, aktarılan Kanun maddesini aynen tekrar etmekte, aynı fıkranın devamında yer alan (a), (b) ve (c) bentleri ise uygulamanın nasıl olacağına dair somut bir çerçeve oluşturmaktadır. Dolayısıyla, alkolsüz içki ve sair ürünlerin marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkollü içkilerde kullanılamayacağı kanunla belirlenmiş olmakla birlikte, alkollü içki markalarının kanunla belirlenen çerçevede kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi amacıyla Yönetmelik bazı kıstaslar getirmiştir.
Yönetmelikle, karşılaştırılacak iki unsur, ambalaj ve içerik yönünden aynı şekil ve tasarıma sahip ise, iki unsur arasında marka, tanıtıcı ve ayırt edici işaretlerin içerdiği öğeler yönünden açık ve doğrudan bir ayniyet, benzerlik veya çağrıştırma var ise ya da karşılaştırılacak iki unsur doğrudan ya da dolaylı olarak bir alkollü içkiyi tanıtmayı veya başka bir ürün veya firmaya ait unsurlar üzerinden alkollü içkileri dolaylı olarak tanıtmayı amaçlamakta ise ya da alkollü içki kullanımını doğrudan veya dolaylı olarak teşvik etmekte veya özendirmekte ise, karşılaştırılan unsurları kullananlar arasında hukuki veya fiili bir bağlantı ya da menfaat bağı bulunuyorsa, alkollü içkilerin; marka, tanıtıcı ve ayırt edici hiçbir işaretinin alkolsüz içki ve sair ürünlerde ya da aksi durumda alkolsüz içki ve sair ürünlerin hiçbir marka, tanıtıcı veya ayırt edici işaretinin alkollü içkilerde kullanılamayacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Uyuşmazlıkta ise, davalı idare tarafından detaylı bir inceleme yapılmadığı, kanun hükmünün yalnızca marka isimleri yönünden ele alındığı, markalar arasında kanunun aradığı anlamda bir benzerliğin varlığının yönetmelikte belirlenen ölçütler kullanılarak analiz edilmediği, markalar arasındaki benzerlik veya ayniyetin ancak yönetmelikte belirlenen ölçütler uyarınca bir araştırma ve analiz yapılarak ortaya konulabileceği, bu itibarla, davacı şirkete ait alkollü içki markalarının yasaklanmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli olarak reddi, başvurunun kısmen kabul edilerek dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, belirtilen gerekçeyle kısmen bozulması kısmen gerekçeli onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, Dairemizin 19/04/2022 tarih ve E:2017/2483, K:2022/1737 sayılı bozma kararındaki karşı oyumda belirtilen gerekçeyle kısmen bozulması kısmen gerekçeli onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.